Fikirtepe’de Dönüşümle Geçen 13 Yıl
Fikirtepe’de 2013 yılında “riskli alan” ilanıyla başlayan kentsel dönüşüm süreci, aradan geçen 13 yıla rağmen İstanbul gündemindeki yerini koruyor.
Şehir plancılarından eleştiri: “En sorunlu örneklerden biri”
Fikirtepe’de 2013 yılında “riskli alan” ilanıyla başlayan kentsel dönüşüm süreci, aradan geçen 13 yıla rağmen İstanbul gündemindeki yerini koruyor. Süreç; plan değişiklikleri, hukuki itirazlar, yarım kalan projeler ve artan yoğunluk kararlarıyla şekillendi. Binlerce hak sahibi uzun yıllar belirsizlik içinde kalırken, 2020 sonrasında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Emlak Konut GYO’nun devreye girmesiyle bazı projeler yeniden başlatıldı.
“Modern planlama tarihinin en sorunlu örneklerinden biri”
Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi İkinci Başkanı Özgürgün Gürbüz, Fikirtepe sürecini şehircilik ilkeleri açısından değerlendirerek şu ifadeleri kullandı: “Fikirtepe kentsel dönüşüm süreci, şehircilik ilkeleri ve kamu yararı açısından modern planlama tarihinin en sorunlu örneklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.”
Gürbüz, sürecin bütüncül bir planlama vizyonu yerine piyasa dinamikleri ve emsal artışına dayalı müdahalelerle ilerlediğini, bunun da kentsel dokuda derin bir kopuş yarattığını belirtti.

Sosyal ve hukuki sorunlar
-
Yargının iptal kararları, planların bilimsel temelden yoksun olduğunu ortaya koydu.
-
Mahalle dokusu korunmak yerine soylulaştırma süreciyle tasfiye edildi.
-
Uzayan inşaatlar ve yarım kalan projeler, hak sahipleri için kronik mağduriyet yarattı.
-
Kira yardımlarının kesilmesi ve enflasyon karşısında erimesi, mağduriyeti derinleştirdi.
Afet riski ve altyapı yetersizliği
Gürbüz, aşırı yoğunluğun afet sonrası tahliye ve müdahale süreçlerini zorlaştırabileceğini, kişi başına düşen açık alan ve toplanma alanlarının standartların altına indiğini vurguladı. Bu durumun, olası bir deprem sonrası kaos potansiyelini artırabileceğini ifade etti.
Çıkarılması gereken dersler
Gürbüz, Fikirtepe örneğinin kamu yararından uzaklaştığını ve rant odaklı bir dönüşüm modeli haline geldiğini belirterek şu uyarıyı yaptı: “Yeni projeler piyasa dinamikleriyle değil, bilimsel eşik analizleri ve altyapı kapasite hesaplarıyla kurgulanmalı.”
Kaynak/gazetekadikoy.com.tr