Samsun'dan yükselen bir ses, Türkiye'nin gündemini bir anda değiştirdi.

Bir Ses, Bin Yıllık Ön Yargıyı Yıktı: "Kimseyi Hakir Görme!"

Samsun'dan yükselen bir ses, Türkiye'nin gündemini bir anda değiştirdi. Roman bir gencin yürekten okuduğu ilahiler, sadece sosyal medyayı değil; siyasetten sokağa tüm kesimleri aynı sofrada buluşturdu. Peki, biz gerçekten kimi, neye göre yargılıyoruz?

Son günlerde TV haberlerinde, meclis kürsülerinde, hatta Cumhurbaşkanlığı düzeyinde konuşulan bir genç var. Kimileri öfkeyle baksa da büyük bir çoğunluk bu gencin samimiyetini sahiplendi. Ancak asıl mesele, bu gencin kimliği üzerinden yapılan o görünmez tartışma...

640173234 10237282610497532 6251881736567455083 N

"Aynadaki Yabancı": Roman Komşularımız

Dürüst olalım; toplumun büyük bir kesimi yıllardır Roman vatandaşlarımıza karşı belli mesafeler koydu. "Pis" dendi, "İbadet etmez" dendi, "Sadece eğlenirler" dendi. Birçoğumuzun hayatında bir kez olsun oturup çay içtiği, dertleştiği bir Roman arkadaşı bile olmadı. Ön yargılar, tanışıklığın önüne koca bir duvar gibi örüldü.

Samsun'dan Gelen Ders

İşte o genç, tüm bu tabuları tek bir nefeste yerle bir etti. Samsun’da çocuklara dini eğitim vermesi, o saf ve temiz üslubuyla gönüllere dokunması; "insanı insan olduğu için sevmek" gerektiğini bizlere sert ama zarif bir şekilde hatırlattı. Ünü Türkiye sınırlarını aşan bu genç, aslında şunu haykırıyor: Karakterin tapusu, kimliğin cüzdanında yazmaz!

Yaradana Saygı, Yaratılana Sevgi

Sizin de belirttiğiniz gibi İsa Bey; asıl mesele kimseyi küçük görmemekte. Bizler genellikle dış görünüşe, kökene veya yaşam tarzına bakıp hüküm vermeye çok meraklıyız. Oysa bu genç;

  • İnancın kalpte olduğunu,

  • Hizmetin her kesimden gelebileceğini,

  • Ve samimiyetin her türlü ideolojiden üstün olduğunu kanıtladı.