SAPKIN KİŞİLERİN KURAN’A BAKIŞ AÇISI
Müslüman’ların yol göstericisi Kuran, içinde her türlü bilgiyi bulundurur; o müminlere bir hidayettir. Belirli sayıdaki hükümlerin içinde sınırsız bir ilim, bilgi vardır; ayetlerin birbirleri arasındaki bağlantılar pek çok anlam içerdiği gibi kendi içlerinde de zahiri ve batıni anlamlar içerirler. Kimi zaman bir ayet bir kitabın çıkış noktası olabilir. Bu nedenle, ayetleri yorumlamak için Kuran'ın geneline hakim olmak gereklidir.
Kuran ayetleri muhkemdir. Yani çarpıklığı olmayan, sağlam, kesin olan ayetlerdir. Müteşabih ayetler de vardır ve çeşitli teşbih ve benzetmeli anlatımlar içerirler. Kuran'da bu konudan şöyle bahsedilir:
Sana Kitabı indiren O'dur. O'ndan, Kitabın anası olan bir kısım ayetler muhkem'dir; diğerleri ise müteşabihtir. Kalplerinde bir kayma olanlar, fitne çıkarmak ve olmadık yorumlarını yapmak için ondan müteşabih olanına uyarlar. Oysa onun tevilini Allah'tan başkası bilmez. İlimde derinleşenler ise: "Biz ona inandık, tümü Rabbimizin Katındandır" derler. Temiz akıl sahiplerinden başkası öğüt alıp-düşünmez. (Al-i İmran Suresi, 7)
Ayetler, Kuran’a samimice yaklaşıldığında, insanın kolaylıkla anlayabileceği şekildedir, apaçık ve yalındır. Geçmiş toplumlardan günümüze kadar Kuran'ın müteşabih ayetlerini, insanların nefsinin çıkarlarına, çarpık ve sapkın mantıklarına, çıkarılması istenen sonucuna göre yorumlayan kimseler, mezhepler, gruplar ve görüşler ortaya çıkmıştır. Kuran, bunun fitne olduğunu bildirir. Ayet ise müteşabih ayetlerin Allah Katında olduğunu ve anlamını ancak Allah'ın bildiğini belirtir. Kuran insanlar için bir uyarı, bir müjde, bir rehber, bir çağrıdır; ancak samimiyetle okuyanlar onu anlayabilir.
İnsan, Kuran’ı samimiyetsizce ve taraf tutarak okursa onun hükümlerinin ne olduğunu anlayamaz; bu Allah’ın değişmez kanunudur. Bu yüzden Kuran ayetlerini art niyetle okuyan farklı manalar çıkarır, farklı yorumlarda bulunur ve çelişkiye düşer. İslam dini ile henüz tanışmamış bile olsa Kuran’ı önyargısız, benlik vermeden, tarafsız ve vicdanıyla okuyan kişi sırlarını anlayabilir.
Allah dilediğine ayetler hakkında ilim verebilir. Derin ilim ve iman sahibi müminler müteşabih ayetlerin ilmini anlamayabilir de ama ayete gönülden inanırlar. İçleri saygıyla titreyerek Allah’tan korkan insanlar, karmaşa çıkaran kişiler gibi ayetleri olmadık fikirler ve yorumlarla açıklamaktan kaçınırlar. Göklerin ve yerin yaratıcısı olan Allah’ın kudretinden, sonsuz azabından ve cezalandırmasından korkarlar.
Allah, müteşabih (benzeşmeli), ikişerli bir Kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Rablerine karşı içleri titreyerek-korkanların O’ndan derileri ürperir. Sonra onların derileri ve kalpleri Allah'ın zikrine (karşı) yumuşar-yatışır. İşte bu, Allah'ın yol göstermesidir, onunla dilediğini hidayete erdirir. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için de bir yol gösterici yoktur. (Zümer Suresi, 23)
Kuran’a kötü niyetle, yanlış yorumla, ön yargı ile okuyan kişi ne Kuran’ı anlayabilir ne de onun hidayetinden, ilminden yararlanabilir; aksine sapkınlığını ve şaşkınlığını artırarak imandan uzaklaştırır:
"Oysa o (Kuran), zalimlere kayıplardan başkasını artırmaz" (İsra Suresi, 82)