Ataşehir Siyasetinde Şok İstifa: Hüseyin Gültekin CHP’den ve Meclis Üyeliğinden Ayrıldı
Ataşehir Belediye Meclisi’nde yaşanan tartışmalar ve yerel siyasetteki gelişmelerin ardından, CHP'li Meclis Üyesi Hüseyin Gültekin yayımladığı kapsamlı bir açıklama ile hem partisinden hem de belediye meclis üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.

İSTANBUL / ATAŞEHİR VE YEREL YÖNETİMLER – Ataşehir yerel siyasetinde deprem etkisi yaratan bir ayrılık gerçekleşti. 1992 yılından bu yana siyasetin içerisinde yer alan, 34 yıllık siyasi geçmişe sahip Ataşehir Belediye Meclis Üyesi Hüseyin Gültekin; halk iradesine yönelik müdahaleler, parti içi ayrışmalar, iş hayatındaki zorluklar ve sağlık sorunlarını gerekçe göstererek CHP üyeliğinden ve meclis üyeliğinden istifa ettiğini kamuoyuna ilan etti.
"Makamlar Geçicidir, İlkeler Kalıcıdır"
1992 yılında CHP Kadıköy Gençlik Kolları’nda başlayan siyasi yolculuğunu noktalayan Gültekin, istifa açıklamasında siyaseti hiçbir zaman bir makam aracı olarak görmediğini vurguladı. Açıklamasında şu çarpıcı ifadelere yer verdi:
"Bir makamdan ayrılıyorum, ama inandığım değerlerden asla vazgeçmiyorum… Siyaseti kendim için bir yükselme aracı değil, halka hizmet etmenin ve inandığım ilkeleri savunmanın bir yolu olarak gördüm. Görevler gelip geçer, makamlar el değiştirir. Ancak insanın geçmişiyle, vicdanıyla ve inandığı değerlerle kurduğu bağ kalıcıdır."
İstifa Kararının Arka Planındaki Gerekçeler
Gültekin, istifasına yol açan süreçleri şu başlıklar altında özetledi:
-
Halk İradesine Müdahale Tepkisi: Seçilmiş belediye başkanının görevden uzaklaştırılması, Başkan Vekilinin tutuklanması ve belediye yönetiminin gasp edildiğini savunduğu süreçlere karşı net bir duruş sergilemek istediğini belirtti.
-
Parti İçi Ayrışmalar ve Kopuşlar: CHP ve Yeni Parti arasındaki tartışmaların ardından parti içinde giderek derinleşen ayrışmalara dikkat çekerek, ortak akıl ve dayanışma zeminli birlikteliğin zedelendiğini ifade etti.
-
Ekonomik ve Sağlık Gerekçeleri: Artan ekonomik sorumluluklar, iş hayatındaki sıkıntılar ve sağlık sorunları nedeniyle meclis üyeliği görevine arzu ettiği zamanı ve enerjiyi ayıramadığını kaydetti.
Açıklamasının sonunda Ataşehir halkına, CHP ve Yeni Parti örgütlerinde bugüne kadar birlikte emek verdiği tüm yol arkadaşlarına teşekkür eden Gültekin, halkın iradesini ve adaleti savunmaya devam edeceğini belirtti.

KAMUOYUNA SAYGILARIMLA
Bir makamdan ayrılıyorum, ama inandığım değerlerden asla vazgeçmiyorum…
Ataşehir Belediye Meclis Üyeliği görevimden ve Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa etme kararı aldığımı kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.
Bu kararı almak benim için hiç kolay olmadı. Çünkü benim için siyaset, yalnızca bir görev ya da makam değil; yıllarımı verdiğim bir mücadele, inandığım değerler ve halkıma karşı taşıdığım bir sorumluluktur.
1992 yılında Cumhuriyet Halk Partisi Kadıköy Gençlik Kolları’nda başlayan siyasi yolculuğumda yıllar boyunca nice mücadeleye tanıklık ettim, nice dostluklar kurdum, nice zorlukları yol arkadaşlarımla birlikte göğüsledim. Bu uzun yolculukta öğrendiğim en önemli şey; insanın sahip olduğu makamdan önce duruşunun, söylediklerinden önce de yaptıklarının önemli olduğudur.
Ben hiçbir zaman makamı, mevkiyi ya da kişisel çıkarlarımı Cumhuriyet Halk Partisi’nin değerlerinin ve halkın iradesinin önüne koymadım. Siyaseti kendim için bir yükselme aracı değil, halka hizmet etmenin ve inandığım ilkeleri savunmanın bir yolu olarak gördüm.
Ancak bugün Ataşehir’de yaşanan gelişmeler, seçmenin iradesi ve demokratik siyaset adına hepimizi derinden üzmüştür. Seçilmiş bir belediye başkanının görevinden uzaklaştırılması,Başkan Vekilimizin tutuklanmasıyla gelinen nokta, Ataşehir’de halk iradesine karşı yapılan siyasi müdahaleler, arkadaşlarımızın tutuklanması ve siyasi ahlaka sığmayan saf değiştirmeler neticesinde belediye yönetimi gasp edilmiştir.Halkın sandıkta verdiği mesajı yok sayan, Bu anlayışı protesto etmek ve halkımızın iradesine yapılan bu haksızlığa karşı net bir tavır koymak adına meclis üyeliğinden istifa etmekte kararımda etkili oldu.
Bizler, meclis üyeleri olarak bütün bu süreçlerde Ataşehir’e ve halkımızın demokratik iradesine sahip çıkmaya çalıştık. Ancak yaşanan gelişmelerin yanı sıra, CHP ve Yeni Parti arasındaki tartışmaların da etkisiyle kendi içimizde giderek derinleşen ayrışmalara tanıklık ettik. Birlikte yol yürüdüğümüz insanlarla aramıza mesafeler girdi, ortak karar almakta zorlandığımız bir noktaya geldik. Oysa böylesine önemli bir süreçte ihtiyaç duyduğumuz en temel şey dayanışma, ortak akıl ve birliktelikti. Yaşanan bu kopuş da aldığım karar üzerinde etkili olan önemli nedenlerden biri olmuştur.
Öte yandan son dönemde iş hayatımda yaşadığım sıkıntılar, artan ekonomik sorumluluklarım ve bazı sağlık sorunlarım, meclis üyeliği görevimi arzu ettiğim ölçüde yerine getirmemi zorlaştırmaktadır. Üstlendiğim sorumluluğun hakkını vermek ve halkımızın bana duyduğu güvene layık olmak benim için her zaman öncelikli olmuştur. Gereken zamanı ve enerjiyi ayıramadığım bir görevi sürdürmeyi kendi sorumluluk anlayışımla bağdaştıramıyorum.
Bütün bu nedenlerle Ataşehir Belediye Meclis Üyeliği görevimden ve Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa etme kararı aldım.
Bu kararım, mücadeleden vazgeçtiğim anlamına gelmiyor. Bazen insan, inandığı değerleri korumak ve sorumluluklarını doğru yerine getirmek adına zor kararlar almak zorunda kalır. Benim kararım da böyle bir sorumluluk anlayışının sonucudur.
Bugüne kadar bana güvenerek destek veren Ataşehir halkına, birlikte yol yürüdüğüm Cumhuriyet Halk Partisi ve Yeni Parti örgütlerinde emek veren tüm yol arkadaşlarıma ve dostlarıma yürekten teşekkür ediyorum. Bu yolculukta paylaşılan emeği, kurulan dostlukları ve birlikte verilen mücadeleyi hiçbir zaman unutmayacağım.
Görevler gelip geçer, makamlar el değiştirir. Ancak insanın geçmişiyle, vicdanıyla ve inandığı değerlerle kurduğu bağ kalıcıdır.
Benim için siyaset dün de bir makam meselesi değildi, bugün de değildir.
Makamlar geçicidir, ilkeler kalıcıdır.
Görevler biter, ama inançla verilen mücadele bitmez.
Dün olduğu gibi bugün de halkın iradesini, emeği ve adaleti savunmaya devam edeceğim.
Çünkü ben siyaseti bir koltukta oturmak için değil, inandığım değerlerin arkasında durmak için yaptım.
Saygılarımla,
Hüseyin Gültekin



