İstanbul Valisi Davut Gül: “Suyumuzu Korumakla Vatanımızı Korumak Arasında Fark Yok!”
İstanbul Valisi Davut Gül, Marmara Havzası’ndaki su kayıplarına ve arıtma oranlarına dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu.
İstanbul Valisi Davut Gül’den Hayati Su Uyarısı: “Suyumuzu Korumakla Vatanımızı Korumak Arasında Fark Yok!”
Marmara Havzası Paydaş Danışma ve Stratejik Çevresel Değerlendirme İstişare Toplantısı’na katılan İstanbul Valisi Davut Gül, Marmara Havzası’ndaki su kayıplarına ve arıtma oranlarına dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Vali Gül, şehirlerin yağmur suyunu tutan ‘sünger şehir’ anlayışıyla dönüştürülmesinin şart olduğunu vurguladı.

İSTANBUL / ÇEVRE VE SU YÖNETİMİ – İstanbul Valisi Davut Gül, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen Marmara Havzası Paydaş Danışma ve Stratejik Çevresel Değerlendirme İstişare Toplantısı’na katılarak bölgenin su kaynakları, çevre geleceği ve iklim kriziyle mücadele adımlarını değerlendirdi.
“Yılda 400 Milyon Metreküp Su Kayıp Olarak Gidiyor”
Toplantıda konuşan Vali Davut Gül, Marmara Havzası’nda su yönetimi ve altyapı alanında acilen atılması gereken adımları çarpıcı verilerle gözler önüne serdi:
-
Şebeke Kayıpları: Havzada şebekeye verilen suyun yüzde 22’si, yani yılda yaklaşık 400 milyon metreküp su kayıp-kaçak olarak israf ediliyor.
-
Arıtma Seviyesi: Nüfusun yalnızca yüzde 36’sının atık suyu ileri düzey/fiziksel arıtmadan geçiyor.
-
Yeniden Kullanım: Arıtılmış suyun yeniden kullanım oranı ise şu an sadece yüzde 6 seviyesinde kalıyor.
“Sünger Şehir” Anlayışıyla Kalıcı Çözüm
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın su vizyonuna atıfta bulunan Vali Davut Gül, açıklamasında şu kritik ifadelere yer verdi:
"Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği gibi; suyumuzu korumakla vatanımızı korumak arasında mahiyet itibarıyla hiçbir fark yok.
Bugün havzamızda şebekeye verilen suyun yüzde 22’si kayıp olarak gidiyor. Şebeke kayıplarını azaltmamız, yeraltı kuyularını sıkı şekilde denetlememiz ve şehirlerimizi yağmur suyunu tutan ‘sünger şehir’ anlayışıyla dönüştürmemiz şart. Ancak bu şekilde hem taşkın riskini azaltabilir hem de kurak dönemlerdeki su sıkıntımızı kalıcı çözüme kavuşturabiliriz."
Marmara Havzası’nın çevresel geleceğini teminat altına almak adına kamu kurumları, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının ortak akılla hareket etmesi gerektiği belirtildi.





