Küresel Piyasalarda Dev Kriz: Çin Emlak Piyasasında Tarihi Çöküş!
Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) ve FRED verileri, Çin'deki reel konut fiyatlarının 2010 yılı baz seviyesinin bile altına çakıldığını gösterdi. Gayrimenkul sektöründeki kesintisiz gerileme küresel ekonomiyi tehdit ediyor.
EKONOMİ / DIŞ PİYASALAR – Küresel ekonominin en büyük lokomotiflerinden biri olan Çin’den makroekonomik dengeleri sarsacak veriler gelmeye devam ediyor. Dünya genelinde emtia fiyatlarından büyüme endekslerine kadar birçok kalemi doğrudan etkileyen Çin gayrimenkul sektörü, tarihinin en büyük ve en kesintisiz çöküş dönemlerinden birini yaşıyor.
Yıllarca Çin ekonomisinin büyüme motoru ve hanehalkı birikimlerinin güvenli limanı olarak görülen emlak piyasası, 2021 yılından bu yana adeta serbest düşüşe geçmiş durumda.
2021 Zirvesinden Sonra Sert ve Kesintisiz Gerileme
Uluslararası finans kuruluşlarının radarında olan Çin konut piyasasında kırılma noktası 2021 yılı oldu. Çin reel konut fiyatları, 2021 yılının ikinci yarısında test ettiği tarihi zirve seviyesinin ardından, yapısal krizlerin ve dev inşaat şirketlerinin borç sarmalına girmesinin etkisiyle sert ve kesintisiz bir gerileme dönemine girdi. Pekin yönetiminin sektörü canlandırmaya yönelik attığı adımlar ve milyarlarca dolarlık destek paketleri de fiyatlardaki bu kan kaybını durdurmaya yetmedi.
Endeks 2010 Yılı Baz Seviyesinin Bile Altına Çakıldı
Krizin boyutunu ve derinliğini ortaya koyan en net veriler ise küresel finansın kalbi sayılan kurumlardan geldi. Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) ve FRED (Federal Reserve Bank of St. Louis) verilerine göre; Çin konut fiyat endeksi, büyük bir çöküş yaşayarak 2010 yılı baz seviyesi olan 100 puanın oldukça altına çakılmış durumda.
Bu veri, Çin’deki gayrimenkul fiyatlarının reel olarak son 16 yılın bile gerisine düştüğünü ve hanehalkı servetinde devasa bir erime meydana geldiğini tescillemiş oldu.
Küresel Ekonomi İçin Büyük Risk Unsuru
Uzmanlar, Çin emlak piyasasındaki bu tarihi çöküşün sadece yerel bir kriz olarak kalmayacağı konusunda hemfikir. İnşaat sektörünün yavaşlaması; demir, çelik, çimento gibi küresel emtia talebini doğrudan baltalarken, Çin bankacılık sistemindeki batık kredi riskini de yukarı tırmandırıyor. Dünyanın en büyük ikinci ekonomisinde hanehalkının servet kaybı nedeniyle iç tüketime yönelmemesi, küresel büyüme tahminlerinin de aşağı yönlü revize edilmesine neden oluyor.
Çin emlak piyasasındaki bu makro krizin, Türkiye'deki inşaat maliyetlerine, emtia fiyatlarına ve küresel para politikalarına nasıl yansıyacağı ise ekonomi çevreleri tarafından yakından takip ediliyor.