GYODER Başkanı Işık Gökkaya 'Türkiye'deki binaların yarıya yakını yenilenmeli'

Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Işık Gökkaya, İstanbul'da 3,5 milyon konutun yüzde 50'sinin kaçak olduğuna işaret ederek, Türkiye genelinde de konut stokunun yüzde 40-45'inin yenilenmesi gerektiğini belirtti.

GYODER Başkanı Işık Gökkaya 'Türkiye'deki binaların yarıya yakını yenilenmeli'

Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Derneği (GYODER) Başkanı Işık Gökkaya, İstanbul'da 3,5 milyon konutun yüzde 50'sinin kaçak olduğuna işaret ederek, Türkiye genelinde de konut stokunun yüzde 40-45'inin yenilenmesi gerektiğini belirtti.

'Türkiye'deki binaların yarıya yakını yenilenmeli'

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ''kaçak yapılaşma konusunda Çevre ve
 Şehircilik Bakanlığı ile çalışma içine gireceklerini, iktidarı kaybetseler de
 bunu yapacaklarını'' belirterek, ''Artık şehirlerimizde kaçak yapı, gecekondu,
 bunlara yönelik gerekirse yetkiyi tamamen Bakanlığımıza alacağız ve bu tür
 binalarını değiştirmeyen, bunları yıkmayanlara sormadan kamulaştırmasını yapacak
 ve bu binaları biz yıkacağız'' açıklamasına ilişkin AA muhabirinin sorularını
 yanıtlayan Işık Gökkaya, bu açıklamanın tamamen arkasında durabilecekleri ve
 GYODER olarak da sürekli vurgu yaptıkları bir konuşma olduğunu ifade etti.
         Gökkaya, açıklamada kat mülkiyeti kanununun da yavaş yavaş ortadan
 kalkabileceğinin işaretlerinin verildiğini vurgulayarak, bu kanunun
 değiştirilmesi gerektiğini söyledi. Bunun yanında imar haklarının transferinin de
 insanların yerlerinden ayrıldıktan sonra başka yerlere geçmesinde rahatlık
 sağlayacağını dile getiren Gökkaya, ayrıca imar haklarının menkulleştirilmesinin
 önemli olduğunun altını çizdi.
         Türkiye'de 18 milyon konut stokunun yüzde 45'inin sağlıksız olduğuna
 işaret eden Gökkaya, 1999 öncesinde yapılan binaların en kısa sürede envanterinin
 çıkartılması gerektiğini kaydetti.
         Daha önce 19 ilde başlatılan yapı denetiminin bu yılın başında 81 ile
 çıkarıldığını anımsatan Gökkaya, ''Yapı denetiminin de hepsi yüzde 100 çok
 sağlıklı diye bir şey yok. Yapı denetimi mekanizmasını da değiştirmek lazım''
 dedi.
         1999 depreminden sonra deprem master planları yapıldığını hatırlatan
 Gökkaya, ''Ben sivil toplum kuruluşu olarak neler yapıldığına vakıf değilim.
 Bütün toplumun biraz daha bir araya gelmesi lazım. Türkiye genelinde bir tarama
 yapmak, bir an önce yol haritasını çizmek gerekiyor. Biz GYODER olarak Çevre ve
 Şehircilik Bakanlığı'nın emrindeyiz, ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Milli
 seferberlik gibi herkesin bu fikrin arkasında olması lazım. Bu bir fırsattır''
 diye konuştu.
         Işık Gökkaya, büyük şehirlerin yanında Anadolu'da da bir an önce envanter
 çıkartıp, yapı denetimini yeniden düzenlemek gerektiğini vurguladı.
         Türkiye genelinde bina stokunun yüzde 40-45 oranında yenilenmesi
 gerektiğini söyleyen Gökkaya, ''İstanbul'da 3,5 milyon konut stokunun yüzde 50'si
 kaçak. İstanbul'da 2 milyon konutun yenilenmesi gerek'' dedi.
         Işık Gökkaya, bunun için değişik finansman modelleri
 oluşturulabileceğini, imar haklarının menkulleştirilmesinin sağlanabileceğini,
 yabancı fonlarla ilgili tahviller olabileceğini belirtti.
        
         -''Yönetmeliğe uygun üretilen binalarda tüketicilerin kolonları
 kestiklerini de biliyoruz''-
        
         Konut Geliştiricileri ve Yatırımcıları Derneği (KONUTDER) Başkanı Ömer
 Faruk Çelik, Van'da meydana gelen 7,2'lik depremin bir kez daha konut stokunun ne
 kadar sağlıksız ve depreme dayanıksız olduğunu ortaya koyduğunu, Türkiye'nin
 deprem kuşağında yer aldığı göz ardı edilerek inşa edilen binaların, adeta ''un
 ufak'' olduğunu belirtti.
         Hem 1999 depreminde hem de bugüne kadar gerçekleşen ve can kaybına neden
 olan depremlerde, bu can kayıplarından binaları inşa eden müteahhitlerin sorumlu
 tutulduğunu ifade eden Çelik, ''Kimse bu binaların inşasına izin verenleri,
 ruhsat verenleri, denetim yapan kuruluşları sorgulamadı. Sağlıklı ve depreme
 dayanıklı binalar üretmek, kamudan özel sektöre kadar tüm paydaşların
 sorumluluğundadır. İzinler, denetimler ve yapım süreçlerinde tüm paydaşlarca
 paylaşılacak bir sorumluluk anlayışı sergilenmelidir. Ayrıca tüketiciler de konut
 edinirken bilinçli davranmalı, niteliğinden ve güvenilirliğinden emin olmadıkları
 konutları satın almamalıdır'' dedi.
         Bugün karşı karşıya kalınan en önemli sorunun, mevcut yapı stoku olduğuna
 işaret eden Çelik, şunları kaydetti:
         ''18 milyonluk yapı stokumuzun yüzde 40'ı dayanıksız binalardan oluşuyor.
 Bu sorun, her depremden sonra çokça duyduğumuz 'geçmiş olsun' dilekleriyle ve
 sorunlardan bahsetmekle halledilemez. Sorunların yanında çözümleri de ortaya
 koymak gerekir. Öncelikle bir kentsel dönüşüm seferberliği başlatılmalıdır. Bu
 konuda yerel yönetimlerimize büyük iş düşüyor. Belediyeler İmar Müdürlükleri
 vasıtasıyla illerindeki dayanıksız binaları tespit etmeli, malikleri uyarmalı ve
 yeniden inşa için makul süreler vermelidir. Verilen süre içinde yeniden inşa
 tamamlanmamışsa, bu binalar kamu eliyle boşaltılmalıdır. Maliklerin boşalttığı bu
 evlerdeki imar hakları malikler adına müktesep hak haline getirilmeli ve malikler
 bu hakları her zaman kullanabilmelidir. İmar Kanunu ve Kat Mülkiyeti Kanunu da bu
 minvalde yeniden düzenlenmelidir. Özellikle bu iki kanunda yapılacak düzenleme
 ile mevcut yapılar üzerindeki haklar müktesep hak kabul edilmelidir. Bunun yanı
 sıra binaların tahliyesi için oy birliği aranmamalı makul bir çoğunluğun kabulü
 ile tahliye gerçekleştirilebilmelidir.''
         Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a konuya gösterdikleri hassasiyetten dolayı
 teşekkür eden Çelik, bu açıklamaları sektör bakımından bir milat kabul
 ettiklerini söyledi.
         Ömer Faruk Çelik, ''Burada önemli bir diğer konu da tüketicilerimizin
 konut edinirken dikkat etmesi gereken noktalardır. Her şeyden önce tüketiciler,
 satın alacakları konutların Deprem Yönetmeliği'ne uygun olarak üretildiğinden,
 yapı denetiminden geçtiğinden ve güvenilir olduğundan emin olmalıdır. Ancak bu
 Yönetmeliğe uygun olarak üretilen binalarda tüketicilerimizin alan açmak adına
 kolonları kestiklerini de biliyoruz; tüketiciler bunun hayati sonuçları olacağını
 unutmamalıdır'' dedi.
        
         -''Devleten kaynak ayırmasına gerek yok, doğru planlama ile proje kendi
 kaynağını yaratır''-
        
         Ağaoğlu Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Ağaoğlu da Başbakan
 Erdoğan'ın açıklamalarına katıldığını ifade ederek, ''Başbakan'ın söyledikleri
 kesin doğru. Testiyi kırmadan da tedbir almasını bilmek lazım. Van'daki deprem
 hepimizin yüreğini yaktı'' dedi.
         Sadece kaçak yapıların değil eski yapılan binaların da yıkılması
 gerektiğini savunan Ağaoğlu, ''Türkiye'de 18-19 milyon konut var, bunların yüzde
 70'i deprem yönünden güvenli değil. Binalarımız çoğu maalesef bırakın depremi
 kendi ağırlığını taşıyacak güçte değil. Bina stokumuzun asgari yüzde 50'sini
 yıkıp yeniden yapmalıyız. Bu da yaklaşık 9 milyon konuta tekabül eder'' dedi.
         Kentsel dönüşüm çerçevesinde yapılacak planlama ile bu işin maliyetinin
 de kendi içinden çıkacağını işaret eden Ağaoğlu, ''Başta İstanbul olmak üzere
 büyük şehirlerimizden başlayarak, kentsel dönüşümü çok acil hızlandırmamız lazım.
 Gerekirse imar artışı ile kaynak kendi içinde yaratılır. Üçte iki ile Anayasa'yı
 değiştiriyoruz ama bir kat mülkiyeti yasasını değiştiremiyoruz'' dedi.
         Ağaoğlu, binaların yıkılıp yeniden yapılması için devletin kaynak
 ayırmasına gerek olmadığını, doğru planlama yapılması durumunda projenin
 kaynağını kendisinin yaratacağını kaydetti.
        
         -MTKA İnşaat kaçak yapıların yıkım işine talip-
        
         MTKA İnşaat Yıkım ve Enkaz Kaldırma Hizmetleri Şirketi Genel Koordinatörü
 Mehmet Ali Bulut da Türkiye'deki kaçak ve sağlıksız yapıların yıkım işine talip
 olduklarını, bunu da yıkımdan çıkacak hurdaların geri dönüşünden elde edecekleri
 gelirle, bedelsiz olarak yapabileceklerini belirtti.
         Gerek binaların yapısal özellikleri gerekse kullanılacak metotların
 farklılığı açısından yıkım maliyetlerinin çok değişkenlik gösterdiğini söyleyen
 Bulut, şunları kaydetti:
         ''Ancak firmamız olarak daha önce de söylediğimiz gibi binaların yıkım
 işini, çıkacak geri dönüşüm malzemelerinden elde edeceğimiz gelirle bedelsiz
 yapabiliriz. Yıkım işi ile ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanlığı altında bir heyet
 kurulması ve bu heyetin tamamen yıkımların koordinasyonunda görev almalı. Biz
 gerekirse bu komisyonda görev alabiliriz. Türkiye'de yıkılması planlanan çoklu
 binaların daha kontrollü, profesyonel bir şekilde yıkılabilmesi için tüm
 tecrübemizi kullanarak, destek olacağımızı beyan ediyoruz.''
         Van için de hiçbir kar gözetmeksizin bölgedeki tüm yıkımları
 yapabileceklerini söyleyen Bulut, ''Burada hiçbir şey istemiyoruz. İş
 makinelerimizi oraya taşınması ve yakıt sağlanması durumunda hasarlı binaları
 bedelsiz olarak yıkarız'' dedi.    (Akşam)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER