REZİDANS
Cami avlusuna bırakılmış mahallerden, siyaseten yapılma ilçe olan Ataşehir bir ölçüde bu siyaseti bozan şehir oldu aynı zamanda
Kadıköyün, Üsküdarın (hatta) Ümraniyenin kurtulmak istediği mahalleleri, göklerle yarışan rezidans'larıyla birlikte kucaklayıvermiş Ataşehir… Cumhuriyetin, 'imtiyazsız sınıfsız bir millet olma savında ne denli samimi olduğunu göstermek istercesine, kent yoksullarıyla kentli burjuvaları kanatları altına alıvermiş.

Unutmayalım ki Cumhuriyetin başka bir savı da 'kimsesizlerin kimsesi olmaydı.

Rezidans (residence), dedikleri gökdelenleri biz önce, Şişli, Beşiktaş, Levent, Etiler, Osmanbeyde gördük En son Kadıköyün bir semti olarak Ataşehirde yükseliverdiler.

Rezidans (residence) TDKnin sözlüğünde 'yüksek devlet görevlileri, elçiler vb.nin oturmalarına ayrılan konut olarak tanımlansa da restoranı, otoparkı, havuzu, alışveriş merkezlerini içinde bulunduran ve otel gibi hizmet veren gökdelenlerdeki daireleri anlatıyor şimdilerde daha çok. En önemli özelliği de güvenlik
Yüzyıllık yaşam tarihimiz içinde üç ayrı yaşamın son halkası olan rezidanslar, yeni bir kültürü beraberinde getirecek ister istemez. Osmanlının çöküş sürecinde konaktan apartmana geçen dedelerin torunları, bugün apartman dairelerini bırakıp lüks ve güvenli yaşamın sembolü sayılmaya başlayan rezidanslara taşınıyor. (Fransızca bu residence sözcüğü bile tek başına ayrı bir sosyal statüyü anlatıyor.)

Neden daha güvenli bir yer aranıyor? İşsizliğin,yoksulluğun ve yolsuzluğun artmasıyla bunun bir ilgisi var mı? Bir yanda uzaktan kumandayla yönetilen akıllı stüdyo evleriyle rezidanslar Hemen yanında kapı komşusu, 'tavukları biri birine karışan imarsız gecekondular Arada, en altın üstü memurlar, en üstün altı bürokratlar, orta gelir gurupları… Farklı gelir gurupları, farklı etnik ve inanç kimlikleriyle yeni Ataşehirliler bir gökkuşağı oluşturabilir mi?

Konaktan apartmana geçiş, Osmanlının sonuna rastlamıştı. Rezidanslar da sosyal devletin ve 'kimsesizlerin kimsesi olma savının sonu olmasın.
Rezidansları (residence), en çok işadamları, yabancılar, sanat camiası kiralıyor. Gecekondularda ise kent yoksullar, işsizler, kimsesizler barınıyor. Rezidansları (residence), rencide etmeden kent yoksullarını mutlu etmeyi başarmak zorun zoru bir iş Genel siyasetin ve sosyal devletin işi; ama yerel yöneticilerin de oynayacakları rol var.

Ataşehir Belediyesi, kimsesizlerin kimsesi olacaksa eğer, Yenisahra, Barbaros gibi mahallelerde kentsel dönüşümü bir üniversiteyle birlikte kendisi başlatmalı Başbakanlığa, hazır dönüşüm planını bir üniversiteyle birlikte öneri olarak sunmalı Belki kendisi biraz uzak durmalı, bu işi üniversiteye bırakmalı Bu ilçede kendisiyle birlikte sosyal belediyecilik sınav verecek çünkü.

Bir Cemal Süreyya şiirinde:
Ne demiş uçurumda açan çiçek:
Yurdumsun ey uçurum
24.04.2010
Ferhat ÖZEN (Araştırmacı yazar)
Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner130