İBB KÜLTÜR A.Ş.  14 - 28 ŞUBAT ETKİNLİK TAKVİMİ
İBB KÜLTÜR A.Ş.  14 - 28 ŞUBAT ETKİNLİK TAKVİMİ

14 Şubat Pazartesi Saat:18.30
KARŞILAŞTIRMALI SİYASET: TARİH VE SOSYOLOJİ
Düzenleyen: Mümtaz’er Türköne
Yer: Divan Edebiyatı Vakfı

Türkiye ve dünya için gelecek 30 yılı kapsayan bir projeksiyon. Tarih ve sosyolojinin imkanlarından ve araçlarından istifade eden bir analiz.


SEMİNER

14 Şubat  Salı Saat: 18.30
İSTANBUL  MEDDAH  HİKAYELERİ
Düzenleyen: Şeyma Güngör
Yer: Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi

“Berber Mehmed'in Hikâyesi”
Yeni sezonun ilk programında, önce İstanbul Meddah Hikâyelerinde yer alan  "Sosyal Durum ve Toplum Hayatı" üzerinde durulacak, daha sonra yaşlı erkekle genç kızın evlenmesinin sonuçlarını yansıtan  Berber Mehmed'in Hikâyesi anlatılacaktır.  Seminer programı  görsel sunumla desteklenirken, değerli sanatkârlarımız tarafından,  konuyla ilgili şarkılar seslendirilecektir.


SEMİNER

15 Şubat Salı Saat: 18.30
MODERNLEŞME KAVRAMLARI
Düzenleyen: Enes Kabakçı
Yer: İstanbul Tasarım Merkezi


SEMİNER

15 Şubat Salı Saat: 18.30
EDEBİYAT VE BİLGELİK
Düzenleyen: Sadık Yalsızuçanlar
Yer: Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi

“Bilge Şair Niyazi Mısri Ve Etkileri-İzleri”
İrfani edebiyat geleneğimizin en özgün ve bilge kişiliklerinden Niyazi Mısri'nin şiir ve düşünce dünyası, etkileri ve izleri...


SEMİNER

15 Şubat Salı Saat: 18.30
DİN VE EDEBİYAT
Düzenleyen: Ali Nar
Yer: Türkiye Yazarlar Birliği


SEMİNER

15 Şubat Salı Saat:18.30
TÜRK ŞİİRİNDE ÖNCÜ KİTAPLAR
Düzenleyen:Haydar Ergülen
Yer: Atatürk Kitaplığı

İkinci Yeni'nin ve Türk şiirinin büyük şairi Edip Cansever'in şiirinin ana eksenini sergileyen "Yerçekimli Karanfil" kitabından hareketle, Cansever şiiri ve temaları üzerinde durulacaktır.


SEMİNER

16 Şubat Çarşamba Saat:18.30
VARLIK SEBEBİMİZ TÜRKÇE
Düzenleyen: Yavuz Bülent Bakiler
Yer: Atatürk Kitaplığı


SEMİNER

16 Şubat Çarşamba Saat: 18.30
MİMAR SİNAN GENİM İLE İLE İSTANBUL MACERASI
Düzenleyen: Özgenur Reyhan Güler
Yer: Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi
Konuşmacı: Dr. Mimar Sinan Genim
Tarihi boyunca üç imparatorluğa ev sahipliği yapmış İstanbul’un tüm değerlerini içeren tarih yolculuğumuzda Dr. Mimar Sinan Genim ile bin yıllardır değişen bu şehrin tarih boyunca süregeldiği macerasını anlatacağız.
Dr. M. Sinan Genim
1945 Kuzguncuk’ta doğdu. İlköğrenimini Kuzguncuk İlkokulu, ortaöğrenimini Haydarpaşa Lisesi, yüksek öğrenimini DGSA Mimarlık Yüksek Okulu’nda tamamladı. DMMA Mimarlık Bölümü Rölöve ve Restorasyon Ana Bilim Dalı’ndan Restorasyon uzmanı, İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Sanat Tarihi Bölümü, Türk ve İslam Sanatları Kürsüsü’nden “Fethinden Lale Devrine Kadar İstanbul’un İskânı, İskân Özellikleri ve Mesken Tipleri” konulu tez ile “Edebiyat Doktoru” (Ph. D) unvanını aldı.
1970-1976 İDGSA’da asistanlık yaptı. 1974-1981 İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde, 1976-1983 İDGSA’da 1983-1991 MSÜ’de, 1991-2007 MÜ Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1989-1992 İstanbul II Numaralı Koruma Bölge Kurulu üyesi olarak görev yaptı. 1989-2009 Beşiktaş Belediyesi, 1994-1999 İstanbul Büyükşehir Belediyesi meclis üyeliği, 1999-2004 Beşiktaş Belediyesi meclis başkanlığı, 1997-2007 Türkiye Anıt Çevre ve Turizm Değerlerini Koruma Vakfı Yönetim Kurulu başkanlığı yaptı. Konut - Müze - Otomobil Showroom - Depo - Yönetim Binası - Fabrika Binası gibi proje ve uygulamalar ile pek çok restorasyon gerçekleştirdi. Antalya Kaleiçi’nde Sevgi Gönül Evi Restorasyonu ile IV. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri, Yapı Dalı, Koruma Sanatı Başarı Ödülü’nü aldı.
Çeşitli kitap ve dergilerde makaleleri yayınlanmış olup, radyo ve televizyon konuşmaları da bulunmaktadır. “Konstantiniyye’den İstanbul’a, XIX. Yüzyıl Ortalarından XX. Yüzyıla Boğaziçi’nin Rumeli Yakası Fotoğrafları” adlı kitabı 2006’da yayınlandı. Hâlen serbest mimarlık faaliyetlerinin yanı sıra, İstanbul SMD, İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Danışma Kurulu üyeliği, İstanbul III Numaralı Koruma Bölge Kurulu başkanlığı ve Türkiye Anıt Çevre Turizm Değerlerini Koruma Vakfı Mütevelli Heyet ve Yönetim Kurulu başkanlığı görevlerini sürdürmektedir.


KONSER

16 Şubat Carşamba Saat: 20.00
RUM VE ERMENİ BESTEKARLAR
Düzenleyen: Vedat Erenoğlu
Yer: Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi

“Arzu Nurcan Müzik Topluluğu”

İstanbul’da yaşamış Rum ve Ermeni bestekarların eserleri sunulacaktır.

Enstrumanlar:
Ud, Kanun, Kemençe, Ney, Ritim.

Koro:
10 Kişilik koro ekibinden oluşmaktadır.


SEMİNER

17 Şubat Perşembe Saat:18.30
NESİRLER VE NESİLLER
Düzenleyen: Cevdet Karal-Melek Paşalı
Yer: Atatürk Kitaplığı

“Bir Tereddüdün Romanı Ve Peyami Safa”
 Batılılaşmanın, kültür buhranının ve aşk anlayışımızdaki değişimlerin "kadın"ın üzerinden yeniden gözden geçirilmesi ve Peyami Safa'nın insan ruhunu didik didik eden dünyasına bir giriş denemesi.


SEMİNER

17 Şubat Perşembe Saat: 18.30
DÜNYA METROPOLLERİ
Düzenleyen: Saadettin Ökten
Yer: İstanbul Tasarım Merkezi

Londra, Paris, Berlin, New York, San Francisco, Tokyo, Amsterdam, Viyana, Rotterdam, Roma, Kahire, Chicago, Madrid, Barcelona gibi tarihi derinliği olan ve aynı zamanda güncel dinamikleri bir arada barındıran kentlerin kuruluş süreçlerini ve günümüz yerleşimini inceleyerek sosyal yapılanma ile fiziki yapılanma arasındaki ilişkileri araştırmak ve gözlemlemek amacıyla dünya metropolleri dersi yapılmaktadır.
Program Prof. Dr. Sadettin Ökten tarafında yürütülecektir.


SEMİNER

17 Şubat Perşembe Saat: 18.30
KÜLTÜR SANATTA BU AY
Düzenleyen: Ümit Aksoy
Yer: Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi
 
"Türkiye'nin Ruhunu Aramak: Bir Kemal Tahir Hikayesi”

Program Konuğu: Prof. Dr. Kurtuluş Kayalı    


SEMİNER

17 Şubat Perşembe Saat:20.00
İSTANBUL’UN TAŞI TOPRAĞI MÜZİK
Düzenleyen: İncila Bertuğ
Yer: Altunizade Kültür ve Sanat Merkezi

İstanbul tüm zamanların Kültür Başkenti… Bu şehir aldığı büyük göçler ve değişen hayat tarzı nedeniyle yeni kültür üretiminde zorlanıyor. Yeni ve estetik bir kültür ürünü üretmek için birikime, birikim için de bilgiye ihtiyaç var.

“İstanbul’un Taşı Toprağı Müzik” projesi bu amaca hizmet ederken bilgileri müzikal bir yolculukla aktarıyor.

Bu programdan çıktığınızda geldim, gördüm, öğrendim, dinledim ve eğlendim diyeceksiniz .

Proje ve sunum: İncilâ Bertuğ
Solist: Bekir Ünlüataer
Kemençe: Binnaz Çelik
Kanun: Günay Çelik


SEMİNER

18 Şubat Cuma Saat:16.00
TÜRKÇE’Yİ KONUŞMAK
Düzenleyen: Hayati Develi
Yer: Divan Edebiyatı Vakfı


SEMİNER

18 Şubat Cuma Saat: 18.30
TALHA UĞURLUEL İLE İSTANBUL HİKAYELERİ
Düzenleyen: Özgenur Reyhan Güler
Yer: Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi

Tarihçi Yazar Talha Uğurluel

Manisa Demirci'li olan Talha Uğurluel, 1997 yılında Manisa Celal Bayar Üniversitesi’nin Tarih bölümünden mezun oldu. 8 yıl özel radyolarda tarih programları yaptı.  İki yıl İmaj kitap çalışmaları yapmış olup, Mukaddes Emanetler ve Harp Mecmuası kitaplarının editörüdür. Çeşitli kurum ve derneklerin eğitim programları dahilinde tarih seminerleri vermekte ve özel televizyonların tarih programlarında danışmanlık yapmaktadır. Fatih Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olan Uğurluel, Samanyolu Televizyonu’nda her sabah yayınlanan “İnancın Gölgesinde” programında tarihi mekanlarımızı tanıtmaktadır.

İmparatorluklar kenti olması sebebi ile mimari musiki, edebiyat ve daha pek çok ortak paydaların hiçbir dünya şehrinde görülemeyeceği bir şekilde kültürel mübadeleyi başarabilmiş tek kenttir.

Talha Uğurluel, “İstanbul Hikayeleri” programı kapsamında güzide İstanbul’umuzu bizlere tarihi ve sanat öğeleri açısından irdeleyerek kendi yorumuyla aktaracak…


SEMİNER

18 Şubat Cuma Saat: 18.30
ÇAĞDAŞ FELSEFE SEMİNERLERİ
Düzenleyen: Tacettin Ertuğrul
Yer: Atatürk Kitaplığı

"Edmund Husserl ve Fenomenoloji"
Konuk: Ahmet Soysal
Edmund Husserl, 20. yüzyıl ve günümüz felsefesi için iki üç çok önemli kaynaktan biridir. Yüzyılın başında kurduğu fenomenoloji, felsefi düşünceyi yeni yöntemsel temellere oturtmuştur. Bunu yaparken, özne, nesne, zaman, mekan, başka-insan gibi büyük felsefe kavramlarının yeniden tanımlanmasına olanak sağlamıştır. Husserl'in arayışı bir sistemde son bulmamış, fenomenoloji ekolünü benimseyen birçok büyük düşünüre yol göstermiştir (Scheler, Heidegger, Sartre, Merleau-Ponty, Levinas, Ricoeur, Henry, Derrida vs.).


SEMİNER

18 Şubat Cuma Saat: 18.30
AHLAK VE ETİK
Düzenleyen: Cafer Sadık Yaran
Yer: İstanbul Tasarım Merkezi


SEMİNER

18  Şubat  Cuma Saat:18:30
TASAVVUF SOHBETLERİ
Düzenleyen: Tuğrul İnançer
Yer: Altunizade Kültür ve Sanat Merkezi


KONSER

18 Şubat Cuma Saat: 20.00
TARZ-I KADİM MEŞK
Düzenleyen: Vedat Erenoğlu
Yer: Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi

Şef: Taşkin Savaş
Programda gönül teline dokunan şarkılar  seyirciler ile birlikte icra edilecek.

Repertuvar:
Türk Sanat Müziğinin en sevilen şarkılarından oluşmaktadır.

Enstrumanlar:
Ud, Kanun, Kemençe, Ney(2), Ritim(2), Klarnet, Bas Gitar.

Koro:
15 Kişilik Koro ekibinden oluşmaktadır.


SEMİNER

18 Şubat Cuma Saat:20.00    
YAŞAYAN ÇINARLARA SAYGI- ABDURRAHİM KARAKOÇ
Düzenleyen: Fazlı Karaman
Yer: Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi

Program çerçevesinde, yaşayan şairlerimizin en büyüklerinden olan Abdurrahim Karakoç tanıtılıyor. Bestelenmiş birçok şiirleri olan Abdurrahim Karakoç'u dostları ve şairler anlatacak. Şairin bestelerinden oluşan şiirler sanatçılar tarafından seslendirilip mini bir konser verilecek.
Programı TV5'de canlı olarak her perşembe “Şiirden Şuura” programının yapımcı ve sunucusu yorumcu Fazlı Karaman ve Şair Halil Gökkaya beraber sunuyorlar.
Mihriban şairi Abdurrahim KARAKOÇ ve şiirleri bir kez daha gündemde olacak.


KONSER

18 Şubat Cuma Saat:20.00
İSTANBUL’DA MEVLEVİLİĞE DAİR
Düzenleyen: Murat Özer
Yer: Başakşehir Kültür Merkezi


KONSER

18 Şubat Cuma Saat: 20.00
CENGİZHAN SÖNMEZ KONSERİ
Yer: Güngören Erdem Beyazıt Kültür Merkezi

“Bir Tutam Hasret”   Ve Cengizhan Sönmez

1992 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı ses eğitimi bölümüne girdi. 1997 yılında lisans, 2001 yılında ise aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı.

Klasik Türk Musikisi Üslup ve Repertuar derslerini Bekir Sıdkı Sezgin ve Alaeddin Yavaşça’dan, Şan derslerini Erol Uras’tan aldı. Dönemin hemen tüm üstadlarıyla çalışma imkanı buldu.

1993 yılında Türkiye Radyo ve Televizyon kurumunun açtığı Türk Sanat Müziği Ses Yarışması’nda önce İstanbul bölge birincisi, sonrasında tüm bölge birincilikleri arasında yapılan finalde Türkiye birincisi oldu. 1994 yılında yapılan sınavı da kazanarak TRT İstanbul Radyosu’nda ses sanatçılığı görevine başladı.

Türkiye içinde ve dışında ses sanatçısı veya şef olarak konserler verdi. Birçok değerli müzisyenle CD çalışmaları yaptı.

1997 yılından bu yana birçok kurum ve dernekte öğretim görevliliği, şeflik yapmıştır. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı, Boğaziçi Musiki Vakfı, Caferağa Medresesi, Hannover Türk Evi Korosu, Beşiktaş Musiki Derneği, Bakırköy Musiki Vakfı bunlardan bazılarıdır. Öğrencileri ile birlikte “Ses Ve Nefes” topluluğunu kurdu. Halen çalışmalarına devam eden toplulukla, 2005 yılından bu yana birçok proje ve konsere imza attı.

İyi derecede ud ve mızraplı tambur çalan sanatçı, halen TRT İstanbul Radyosu ses sanatçılığı görevini sürdürmekte, Bahçeşehir Musiki Derneği ve çeşitli kurumlarda ders vermekte, seslendirme ve dublaj sanatçılığı yapmakta, ayrıca beste çalışmalarına devam etmektedir.

“Bir Tutam Hasret” adını taşıyan çalışma sanatçının ilk albümüdür ve tüm icrayı kendi yönetmiştir.


KONSER

18 Şubat Cuma Saat: 20.00
ORHAN ÇAKMAK KONSERİ
Yer: Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi

Konservatuar ve Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde 7 yıl eğitim almıştı. 13 yıldır Ulusal Radyo ve Televizyonlarda canlı yayın müzik programları yapmaktadır. 5 albümü piyasaya çıkmıştır. 15 Yıldır Türkiye ve Avrupa’da konserler  vermektedir.


KONSER

18 Şubat Cuma Saat: 20.00
TERENNÜM TÜRK MÜZİĞİ TOPLULUĞU MAZİDEN ATİYE KONSER
Düzenleyen: Şehnaz Rizeli
Yer: Ümraniye Atakent Kültür Merkezi


ÇOCUK OYUNU

19 Şubat Cumartesi Saat: 12.00
ALTIN ŞAÇLI PRENSES RAPUNZEL
Düzenleyen: Tiyatro Mie
Yer: Ümraniye Atakent Kültür Merkezi

Güzeller güzeli Rapunzel, öyle güzel öyle iyi yüreklidir ki, onu büyüten Cadı, kimseler görmesin diye erişilmez kuleye hapseder.

Bir gün ülkenin Prens'i ormanda yürüyüş yaparken, altın sarısı uzun saçlarıyla kulede ki Rapunzel'i görür, göz kamaştıran güzelliği karşısında büyülenir.

Cadı, olan biteni öğrendiğinde çok sinirlenir ve kötü planlar yapar. Acaba güzel Rapunzel Cadı'nın hapsettiği kuleden kurtulup özgürlüğüne kavuşabilecek midir?


ÇOCUK OYUNU

19 Şubat Cumartesi Saat: 12.00
HANSEL VE GRATEL
Düzenleyen: İstanbul Çocuk Sanat Tiyatrosu
Yer: Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi

Grimm kardeşlerin aynı adlı masalından uyarladığımız müzikli çocuk oyunumuzda zengin olmak için yanlış yola sapan yetişkinler ile düştükleri zor durumdan kurtulmaya çalışan çocukların hikayesi komik bir dille anlatılmaktadır.


ÇOCUK OYUNU

19 Şubat Cumartesi Saat: 12.00
İYİLİK AĞACI
Düzenleyen: Uygur Çocuk Tiyatrosu
Yer: Tuzla İdris Güllüce Kültür Merkezi

İbiş; saf ve sevimli bir görünüme sahip ama aslında oldukça bencil ve yalancı, köylü bir çocuktur. Memiş ise; İbiş’le aynı yaşlarda, iyi niyetli ve dürüst şehirli bir çocuktur. Aynı gün, bir çocuk tiyatrosuna gitmek için yola çıkan bu iki çocuk, tanışır ve arkadaş olurlar. İbiş, hasta annesine ilaç alabilmek için satmaya götürdüğü eşeğini kaybetmiş; memişise, derslerindeki başarısından dolayı anne ve babasının kendisine armağan ettiği bisikletini çaldırmıştır. İki kafadar, başlarına gelen bu kötü olaylar nedeniyle ne yapacaklarını kara kara düşünürken, “iyilik ağacı” onlara sorunlarını halletmeleri için bir kese altın verir ve altını eşit bir şekilde paylaşmalarını ister. Fakat aç gözlü İbiş, Memiş’i kandırır ve altınların hepsini alarak kaçar. Bunun üzerine Memiş, iyilik ağacı, Pamuk nine, Hork ve Cork; İbiş’e bir oyun oynarlar. Yaptığının yanlış olduğunu, İbiş’in anlamasını sağlarlar. Oyun “mutlu son” la biter.


ÇOCUK OYUNU

19 Şubat Cumartesi Saat: 12.00
DANS EDEN PRENSESLER
Düzenleyen: Altınok Tiyatrosu
Yer: Güngören Erdem Beyazıt Kültür Merkezi
Balerinler Eşliğinde Muhteşem Dans Şöleni
Oyun, 2006-2007 yılında başarılı bir sezonun ardından İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Elim Sende Çocuk Şenliği kapsamında Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde iki gün üst üste sahne almıştır. 2007 Temmuz ayında Kadıköy Belediyesi Ve Çoged (Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Derneği) tarafından organize edilen 6. Kadıköy Çocuk Şenliği programı dahilinde Kadıköy Selamiçeşme Özgürlük Parkı Açık Hava Tiyatrosu’nda başarı ile sahnelenmiştir.
2007-2008 sezonunda Beşiktaş Belediyesi’nin düzenlediği Çocuk Şenliği kapsamında Mustafa Kemal Merkezi’nde, 2008-2009 İstanbul Şehir Tiyatroları Çocuk Şenliği kapsamında uluslararası bir organizasyonda Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde sahnelenmiştir. Kalabalık bir kadroyla sergilenen oyunun koreografisi profesyonel dansçılar tarafından uzun bir prova süresinden sonra hazırlandı. Oyunun finalinde ise seyirciyi muhteşem bir dans gösterisi bekliyor.
Dans etmenin yasak edildiği bir ülkede en büyük tutkuları dans etmek olan prensesler bu yasaklamanın nedenini çok geçmeden öğrenirler. En küçük prenses Minüetin yaş gününde hediye olarak gelen kitaplar, büyük bir sırrın da anahtarı olur. Dileklerin gerçeğe dönüştüğü şaşırtıcı ve sihirli bir dünyanın kapılarını açacak gizemi keşfeden sarayın uşağı papyon ve prensesler, büyük bir sürpriz ile karşılaşırlar. Bu sürpriz aslında yeni bir başlangıç olacaktır Babalarının krallığının tehlikeye girmesi üzerine Prenses ve kız kardeşleri, birlik olmak hem günü hem babalarını kurtarmak için çalışmak zorunda kalacaklardır. Böylece sorunların üstesinden gelmek için aile birliğinin ne kadar önemli olduğunu öğreneceklerdir. . .


ÇOCUK OYUNU

19 Şubat Cumartesi Saat:12.00
SİHİRLİ ORMAN
Düzenleyen: İstanbul Sahne Oyuncuları
Yer: Başakşehir Kültür Merkezi

Danslı müzikli Çocuk Oyunu
Çiçek ve Güneş sürekli oyunlar oynayan çok iyi iki arkadaştır. Oyunlarını her zaman evlerinin yakınında ki ormanda oynarlar. Bir gün yine ormanda oynarlarken, ağaçları kesen iki kötü niyetli adama rastlarlar. Çiçek ve Güneş, ağaçların faydaları ve onları kesmenin suç olduğunu, kötü adamlara ne kadar çok anlatsa da adamlar, çocukları küçümser ve dalga geçerler. Çocuklar da düşünüp bir çare bulmaya çalışırlar. Akıllarına çok parlak fikir gelir anne ve babalarından da yardım alırlar. Çok ilginç ve komik bir yol bulurlar. Bu yolla adamlara çok güzel bir ders verirler.
Yazan: Erdal Yıldırım

ÇOCUK OYUNU

19 Şubat Cumartesi Saat: 12.00
ŞARKI YARIŞMASI
Düzenleyen: Tiyatro Alkış
Yer: Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi

Hızlı Fare’nin yaşadığı ormanda panda Bobo şarkı yarışması düzenleyecektir. Ormandaki tüm hayvanlar bu yarışmayı heyecanla beklemektedirler. Hızlı Fare ve Kirpi yarışmayı kazanacaklarını düşünürler ama bunun için hiç çalışmazlar. Sevimli bir kuş olan Tüylü ise çok çalışır ama bir türlü şarkı sözlerini hatırlayamaz. Bu sırada izleyici çocuklar Tüylü’ye yardım ederler. Ve yarışmayı çocukların seçtiği kukla kazanır.
Beslenme: Hızlı Fare yarışmada güçlü olmak için yanlış şeyler yer ve hastalanır.
Paylaşma: Hızlı Fare oyun oynayabilmek için atkısını paylaşır.
Arkadaş ilişkileri: İzleyen çocuklar arkadaşları Tüylü’ye yardım ederler.


ÇOCUK OYUNU

19 Şubat Cumartesi Saat:12.00
HEİDİ
Düzenleyen: Masal Gerçek Tiyatrosu
Yer: Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi

Heidi, Büyükbabasıyla Alp Dağları’nda yaşayan çok sevimli küçük bir kızdır. Peter ve Peter’in keçileri de onun en iyi arkadaşlarıdır. Heidi Peter’le oyunlar oynayıp dağlarda keçileri otlatarak çok eğlenmektedir. Ancak bir gün beklenmedik bir şey olur. Bir mektup gelir. Mektup Heidi’nin büyük şehirde yaşayan büyükannesindendir.
Büyükanne mektubunda Heidi’yi çok özlediğini, Heidi’nin onun yanına gidip okuma-yazmayı öğrenmesi gerektiğini yazmıştır. Heidi ilk başta hiç istemediği bu öneriyi kabul edip büyükannesinin yanına gitmeye karar verir ve gider. Orada Klara ile tanışır. Klara, hastalığı nedeniyle tekerlekli iskemlede yaşamak zorundadır. Heidi ve Klara kısa zamanda çok iyi arkadaş olurlar. Ancak Heidi, Dağları, Peter’i ve Alp Dede’yi çok özlemektedir. Heidi Klara’nın da yardımıyla okuma-yazmayı öğrenir. Artık tek isteği bir an önce dağlara kavuşmaktır. Bir gün büyükanne Heidi’ye müjdeli haberi verir. Ona dağlara döneceğini söyler. Heidi bu habere çok sevinir. Klara’nın tekerlekli iskemle olmadan yürüyebilmesi için onun da dağlara kendisiyle birlikte gelmesini ister. Çünkü Heidi, dağların havasının Klara’ya iyi geleceğini düşünmektedir. Sonunda Heidi, dağlara, Alp Dede’ye ve Peter’e kavuşmuştur. Onlara büyük şehirde yaptıklarını ve Klara’yı anlatır. Bir süre sonra Klara da onlara katılır. Heidi ve Peter, Klara’yı her gün dağlara götürüp yürüme egzersizleri yaptırmaya başlarlar.
Onların bu çabalarına karşılık Klara da artık yürüyebileceğine inanır ve gayret eder. Sonunda bir gün Klara tekerlekli iskemlesinden kendi başına kalkar ve yürümeye başlar.
Temiz hava, doğanın iyileştirici gücü ve dostluk bir mucize gerçekleştirmiştir. Klara da artık Heidi ve Peter’le birlikte dağlarda koşturup oyunlar oynayabilecektir.


ÇOCUK OYUNU

19 Şubat Cumartesi Saat:12.00
ALİ BABA’NIN ÇİFTLİĞİ    
Düzenleyen: Sarıyer Sanat Tiyatrosu
Yer: Altunizade Kültür ve Sanat Merkezi

Hayvanlara iyi davranan, onlara çok iyi bakan Ali Baba'nın Çiftliği zalim baron tarafından ele geçirilmek istenmektedir. Evlerinden ayrılıp yolları Adalet Ormanın'da kesişen ve Bremen Mızıkacıları’ndan da tanıdığımız kahramanlarımız Köpek Bastır, Eşek Fret, Kedi Guendillın ve Horoz Tortolini ise Arı Maya'nın liderliğinde Ali Baba'nın Çiftliğini barondan kurtarmak için bir maceraya atılırlar.


ÇOCUK OYUNU

19 Şubat Cuma Saat: 12.00
BENİM GÜZEL PAPUÇLARIM
Düzenleyen Tiyatro Yeniden
Yer: Sultanbeyli Kültür Merkezi
Çocuklar için yapılacak her şeyin çok büyük bir özen ve sorumluluk duygusuyla yapılması gerektiğine inanan Tiyatro Yeniden, Türkiye’de bu alanda verilen en önemli ödülü; “ Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü” nü almış olan “ Benim Güzel Pabuçlarım ”  adlı oyunu çocuklarla buluşturuyor.  Oyun Kültür Bakanlığı yayınları tarafından kitap olarak da basıldı. Oyundan bir bölüm İlköğretim Türkçe dersi kitaplarında “örnek metin”  olarak okutulmaktadır…

Oyun Özeti:
Günün birinde sirke bir robot palyaço gelir ve sevimli palyaço sirkten kovulur. Bu kadarıyla da kalmaz, parası olmadığı için  çok sevdiği pabuçları elinden alınır. Palyaçomuz pabuçlarını geri almak için iş aramaya başlar. Girdiği işlerden çocuksu duyarlılığı nedeniyle bir bir kovulur. Pabuçlarına asla kavuşamayacağını düşünüp umutsuzluğa kapıldığında, onu hiç yalnız bırakmayan çocukların desteğiyle pabuçlarına ulaşır ve yeniden çocuklarla birlikte kahkaha dolu gösterisini gerçekleştirir... Renkli, eğlendirici, müzikli palyaço şovlarıyla ve şarkılarla görsel bir şölene dönüşen oyun, tiyatronun eğlendirerek eğitmek kuralını ön plana çıkarmayı amaçlamıştır…


ÇOCUK OYUNU

19 Şubat Cumartesi Saat: 12.30
ÜÇ KARDEŞ VE MUHTEŞEM KURT
Düzenleyen: Hayalbaz Kukla Tiyatrosu
Yer: Yeşilpınar Kültür Merkezi


ATÖLYE ÇALIŞMASI

19 Şubat Cumartesi Saat: 13.00
MUCİTLER ATÖLYESİ
Düzenleyen: Ayşe Kuralay
Yer: Başakşehir Kültür Merkezi
“Her çocuğun içinde bir mucit yatar.”
Rehberler eşliğinde şaşırtıcı deneyler:
Balondan şiş kebap,  rengarenk sıvılar, sütte ebru, yanardağ patlaması, yanmayan balon, tomatrop...
 
Bilimin şaşırtıcı ve gizemli dünyası:
Mevsimler nasıl oluşur?
Hava kabarcıkları cisimleri batırır mı?
Nasıl nefes alıyoruz?
Yukarı tırmanan huni, çarpışan toplar, foucoult sarkacı, jiroskop...
Eğlenceli bilim gösterileri:       
Sihirli Kumbara, Üç Boyutlu Hologram, Uçan Çemberler, Boşluktaki Dünya, Bionik Kulak, Çivi Yatak...


SEMİNER

19 Şubat Cumartesi Saat:14.00
YUNUS EMRE OKULU
Düzenleyen: Mustafa Tatçı
Yer: Atatürk Kitaplığı


SEMİNER

19 Şubat Cumartesi Saat: 14.00
HERKES HAKLI - İNSAN HAKLARI KONUŞMALARI
Düzenleyen: Ahmet Mercan
Yer: Türkiye Yazarlar Birliği

“Genç Siviller Neden Rahatsız?”

Konuşmacı: M. Ali Güveli - Aktivist - İTÜ Öğretim Görevlisi


SEMİNER

19 Şubat Cumartesi Saat:14.00
HAYATA EDEBİYATLA BAKMAK
Düzenleyen: Fatih Andı
Yer: Divan Edebiyatı Vakfı

 "Gitme ey yolcu, beraber oturup ağlaşalım.":
Eylemin Yanında Gözyaşı: Akif Portresinin İkinci Yarısı
M. Fatih ANDI
Mehmed Akif'in çok yönlü şahsiyetinin belirgin çizgilerinden birisi, elbette ki onun eylemci yönüdür. Düşüncelerini ve sanatının önemli bir yanını oluşturan toplumsal çare arayışlarını besleyen bu yönü, bazen onu cami kürsülerine çıkartır, bazen Teşkilât-ı Mahsusa' da görev aldırtarak dışarılarda dolaştırtır, bazen da bin bir imkânsızlık ve fedakarlıklarla Millî Mücadele saflarına dahil eder. Fakat bu eylemci yönünün ve sokağın ortasında insanlara, yıllar sonra kendisi gibi seslenecek bir ruhdaşı gibi "Durun kalabalıklar! Bu cadde çıkmaz sokak!" diye haykırışının yanında Mehmed Akif, aynı zamanda yüreği dağlı, gözü yaşlı, "gönül ehli" bir kişidir de.


KONSER

19 Şubat Cumartesi Saat: 19.00    
SIRR-I YUNUS KONSERİ
Düzenleyen: Ayan Musiki Topluluğu
Yer: Yerebatan Sarnıcı

 “Sırrı Yunus” konserler dizisi olarak dinleyiciler ile buluşmaktadır. Konserlerde repertuarı, Tekke şiirinin en önemli ismi olan Yunus Emre’nin, Tasavvuf Müziği kültüründe “güfte” olarak yer bulmuş eserleri oluşturmaktadır. Etkinlik çerçevesinde şairin “müzikal dilde” nasıl ifade edildiğinin cevabı aranmakta, bununla birlikte Yunus’un anlatmak istediği felsefi unsurları “tasavvufi kültür içinde yer alan müzik” ile yansıtmak amaçlanmaktadır.


KONSER

19 Şubat Cumartesi Saat:20.00
AYŞE TÜTÜNCÜ DÖRTLÜSÜ KONSERİ
Düzenleyen: Deniz Semizoğlu
Yer: Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezi

Bir piyano, dört perküsyon ve bas sesleri de nefesliden…
Ayşe Tütüncü Dörtlüsü ile bu alışamadık bileşimden duyduğumuz sesler bizi; Chick Korea, Shadowfax, Carla Bley ya da Debussy gibi bestecilerin iyi bilinen parçalarını yeni bir ışık altında görmeye götürüyor. Öte yandan Şecaattin Tanyerli’nin bir tangosu veya Egberto  Gismonti  ve Jan Garbarek’in parçalarının temaları, etrafına hınzırca örülen düzenlemelerle belli belirsiz seçiyor. Bu çeşitleme ve Kolajların yanı sıra grubun kendi besteleri de repertuarı aynı minval üzere tamamlıyor.


KONSER

19 Şubat Cumartesi Saat: 20.00
BİROL TOPALOĞLU KONSERİ
Yer: Başakşehir Kültür Merkezi

Birol Topaloğlu, Karadeniz müziklerinden örnekler sunduğu konserlerinde tulum ve kemençenin, aslına uygun bir şekilde icra edilerek de geniş kitlelere ulaşabileceğini gösteriyor. Yaptığı müzikte bazı yöresel olmayan, modern enstrümanlara da yer vermesine rağmen bunların geleneksel yapıyı bozmamasına dikkat ediyor. Konserlerde Türkçe, Lazca, Megrelce türküler seslendiriliyor.

Birol Topaloğlu

Rize’nin Pazar ilçesi Apso (Suçatı) ilçesinde dünyaya geldi. Çocukluğu annesinden duyduğu, ninniler, destanlar ve ağıtlarla geçti. Gaziantep ODTÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü’nde öğrenim görürken Türk Halk Bilimi Topluluğu (THBT) çalışmalarına katıldı. Bu yıllarda sahnelemek için halk ozanları üzerine yaptığı araştırmalar üzerine halk edebiyatının ve derlemelerinin önemini fark ettirdi. Böylece Laz ve Karadeniz halk şarkıları üzerine araştırma ve derlemelere başladı. Uzun yıllar bağlama çalmasına rağmen, yaptığı müziğin yapısına uygun olarak, geleneksel çalgılar olan tulum, kemençe ve çonguriye yöneldi.

1997’de Kalan Müzik etiketi ile dünyada tamamı Lazca şarkılardan oluşan ilk albümü “Heyamo”yu yaptı. 2000 yılında ikinci albümü Aravani’yi çıkardı. 2001 yılında iki CD ve kitapçıktan oluşan arşiv ve derleme albümü Lazeburi’yi hazırladı. 2002 yılında İspanyol gaida sanatçısı Hevia ve 2004 yılında Ermeni duduk sanatçısı Civan Gasparyan ile ortak projelerde yer aldı. Sanatçının son albümü Ezmoce geçtiğimiz günlerde piyasaya çıktı.


KONSER

19 Şubat Cumartesi Saat: 20.00
TRANCE İSTANBUL QUARTER
Düzenleyen: Necmettin Köse
Yer: Güngören Erdem Beyazıt Kültür Merkezi

Trance İstanbul Quartet
2009 yılında, sazının dört usta müzisyeni; Göksel Baktagir, Hamdi Akatay, Yurdal Tokcan ve Eyüp Hamiş, içinde yaşamış oldukları, bir medeniyetler şehri olan İstanbul'un kültürel mirasından almış oldukları ilhamla dünyaya açılan ses olmak üzere “Trance İstanbul Quartet” adıyla bir topluluk kurdular.
Grup, doğunun rüzgarıyla, batının ses bulutları arasında gezinerek, gelenekten geleceğe, peşrevlerden türkülere, sirtolardan caza uzanan birçok formu incelikle işleyerek dinleyiciye ulaşmayı hedefliyor.
Topluluk, sazlarındaki üstün performans nedeniyle de müzikte doğaçlama çıkışlarla izleyicileri sürpriz açılımlara sürüklüyor...


KONSER

19 Şubat Cumartesi Saat: 20.00
RUHNÜVAZ KONSERİ
Düzenleyen: Mehmet Refik Kaya
Yer: Sultanbeyli Kültür Merkezi

Mehmet Refik Kaya   
1957 yılında İstanbul’un Üsküdar semtinde doğdu. Mimar Sinan Üniversitesi G.S. F. Heykel Bölümü mezunu olan M.Refik Kaya İ.T.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü T.S.M. alanında Bahariye Mevlevi hanesi ve son şeyhi Mevlevi Hüseyin Fahreddin Dede Efendi’yi konu alan teziyle Yüksek Lisans , ‘Dünden Bugüne Rebap Ve Yeniden  Ele Alınması’ adlı teziyle de Doktorasını yaptı. İlk müzik derslerini Ud yapımcısı ve müzisyen olan babası Teoman Kaya dan aldı. Çocukluğundan itibaren telli ve mızraplı müzik aletlerinin onarımı yapımı ve icra şekillerine ilgi duyarak bu alanda çalıştı. İlk olarak Klasik gitar çalmasını öğrendi. Zeki Onaran’dan uzun yıllar klasik ve modern armoni, kotrpuan ve orkestrasyon dersleri aldı. Bir müddet reklam ve tiyatro müzikleri yaptı. 1972 yılında atıldığı profesyonel müzik yaşamını çeşitli guruplarla farklı enstrümanlar çalarak yurt içinde ve dışında sürdürdü. 1978 yılında Mübeccel Çetin ile kemençe çalışmaya başladı. 1980-1982 yılları arasında İst Üniversitesi Belediye Konservatuarı İcra Heyetinde Klasik Kemençe çaldı. İlk Mevlevi Musikisi Topluluğunu, Mevlevi postnişini Ahmet Bîcan Dede ile kurdu. Daha sonra Nezih Uzelin İstanbul Sema Topluluğu’nda 1987 ye kadar kemençe çaldı. Kendisinin kurduğu ve yönettiği mistik müzik topluluğu ile 1986’dan 1994’e kadar yurt içi ve dışında 500’ün üzerinde Mevlevi, Ayini ve tasavvuf müziği konseri yaptı. Bu toplulukla biri sadece kendi besteleri olmak üzere 2 tasavvuf müziği albümü çıkardı. Yine, Emi Plaktan yayınlanan ve enstrümanlarının çoğunu kendisinin çalıp yönettiği III.Selim’in Suzidilâra Ayini’ni albüm yaptı. Kemençe üstadı İhsan Özgen ile Anatolia topluluğu konsepti içerisinde İstanbul festivali, yurt içi ve dışı birçok müzik festivaline katıldı. Ege ve Balkan dansları, Meragi ve Itri gibi CD çalışmalarına değişik çalgılar icra ederek katıldı. Piyanist Tuluyhan Uğurlu’nun Senfoni Türk ve İstanbul albümlerinde solist olarak çaldı
1994 yılına kadar resim ve heykel alanındaki çalışmalarını da sürdürmüş olan M.R. Kaya kişisel sergileri dışında müşterek sergilere de katılmış olup Doğuş Holding, İst. Büyükşehir Belediyesi Başkan odası, gibi birçok özel koleksiyonda resim ve heykelleri bulunmaktadır. 1985 yılından itibaren Rebap üzerinde yoğunlaşan çalışmalarıyla M.R. Kaya unutulmağa yüz tutmuş ve bazı amatör çevrelerdeki az sayıdaki icracı ile kısıtlı bir repertuar içerisinde kalmış bu çalgıyı, yeniden gündeme getirdi, geniş kitlelere sevdirdi. Çalgıyı, yüzlerce yıldan günümüze gelen morfolojisine sadık kalarak geliştirdi, günümüz müziğinde, her formdaki eserin icrasına yeterli olabilecek durumu kazandırdı. Rebabın icra tekniğini de geliştirerek günümüze kadar bu çalgıyla çalınamamış eserleri radyo TV konser ve CD’ler de çaldı... Rebabın arkadaşı anlamına gelen’Refik i  Rebab’ adını verdiği enstrümanıyla 1994 yılında T.C. Devleti Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu’na davet edildi. Ve ilk defa olarak rebab ve icrası T.C.Devletinin profesyonel bir müzik topluluğu içerisinde yer almış oldu. Ateşi Aşk, Kenan Rıfai, Zekai Dede ve Padişah bestekarlar gibi albümlere çaldı. Kalan Plâktan Ruhnüvaz adıyla ilk solo albümünü çıkarttı. Kendisi ve rebab icrasını konu alan, Samanyolu TV, ‘’Sizin Hikayeniz’’ ,TRT TV.’’Çalgı Atölyesi’’isminde belgeseller yaptı.


KONSER

19 Şubat Cumartesi Saat: 20.00
SERKAN ÇAĞRI KONSERİ
Yer: Tuzla İdris Güllüce Kültür Merkezi

Serkan Çağrı
Klarnetle henüz yedi yaşındayken tanışan sanatçı, on üç yaşına geldiğinde, geleneksel Erguvan Festivali kapsamında düzenlenen ve katılımcıların yaş ortalamasının kırk olduğu ‘En İyi Klarnet İcracısı Yarışması’nda özel ödüle layık görüldü.
1995 yılında Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuarı'nda lisans öğrenimine başladı. 1998 yılında İ.T.Ü. Devlet Türk Müziği Konservatuarı'na geçiş yaparak üniversite öğrenimini burada tamamladı. Aynı üniversitede öğretim görevlisi olarak çalışmaya başlayan sanatçı, burada üç yıl klarnet eğitmeni olarak görev yaptı. Haliç Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Musikisi Bölümü'nde yüksek lisans öğrenimini tamamlayan Çağrı, halen Haliç Üniversitesi Türk Musikisi Bölümünde klarnet dersleri vermektedir.
Sanatçı akademik çalışmalarının yanı sıra yurtiçinde ve çeşitli uluslararası kültür ve müzik festivallerinde Türk müziğinin tanıtılmasına yönelik olarak farklı müzik toplulukları ile konser ve dinletilerde yer aldı.
Mercan Dede&Secret Tribe grubunda da yer alan Serkan Çağrı, bu grup ile Montreux Jazz(İsviçre), Jazz a Vienne(Fransa), Rhythm Sticks(İngiltere), Moers Festival(Almanya), Etnomalaga(İspanya), Skobje Jazz(Makedonya) gibi birçok önemli festivale katıldı.


SEMİNER

19 Şubat Cumartesi Saat: 18.00
ERHAN AFYONCU İLE TARİH SOHBETLERİ
Düzenleyen: Erhan Afyoncu
Yer: Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi
Matbaa nicin geç geldi?


KONSER

19 Şubat Cumartesi Saat: 20.00
NİHAT DOĞAN KONSERİ
Yer: Ümraniye Atakent Kültür Merkezi


KONSER

19 Şubat Cumartesi Saat:20.00
SİYAHAL KONSERİ
Yer: Yeşilpınar Kültür Merkezi

Siyahal
Müzik çalışmalarına İstanbul’da başlayan Siyahal, 2003 yılında “Susma Öyle” adlı ilk albüm çalışmasını yaptı. Albüm çalışmalarına bir süre ara verdi. Çeşitli albümlerde misafir solist olarak yer aldı. Yeni albüm hazırlığında olan sanatçı, sahne ve albüm çalışmalarını aralıksız sürdürmektir.


KONSER

19 Şubat Cumartesi Saat:20.00
SAZ MUSİKİSİ
Düzenleyen: Mehmet Bitmez
Yer: Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi
Mehmet Emin Bitmez
1980 yılında İ.T.Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’ndan mezun oldu. 1981 yılında kurumda asistan olarak başladığı görevini halen aynı üniversitede öğretim görevlisi olarak sürdürmektedir. İ.T.Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Çalgı Bölümü’nde 1988-1995 yıllarında “ sanat dalı başkanlığı” görevinde bulundu. 1990 yılında İ.T.Ü. Sosyal Bilimler Bölümü’nde “Tanburi Cemil Bey’in Tanbur İcrasının Özellikleri”ni araştırıp incelediği bir çalışma ile “Master” (Yüksek lisans) yaptı. Aile içi müzik ortamında yetişti ve Urfa sıra geceleri geleneğinde dönemin en önemli ustaları ile meşk etti.  
Konservatuar eğitimi sırasında Mutlu Torun, Okul harici Cinuçen Tanrıkorur Ud hocaları olmuştur. Türk Müziği teorisini Neyzen Akagündüz Kutbay, Bekir Sıdkı Sezgin, Niyazi Sayın ve Cinuçen Tanrıkorur’dan öğrendi. Eğitimi sırasında Kemal Batanay, Naime Batanay, Sadettin Heper,  Prof.Faruk Timurtaş, Yılmaz Öztuna, Hurşit Ungay Demirhan Altuğ  gibi önemli şahsiyetler hocası olmuşlardır.
Ud virtüozu Bitmez, öğrenim yılları ve sonrasında da tanbur virtüozu Cemil Bey'in makam ve icra anlayışını analiz ederek, ileri teknik, üslub ve tavrı üzerine ciddi ve kapsamlı araştırmalar yaptı. Dünya’nın en önde gelen ud sanatçıları arasında gösterilen Bitmez, Şerif Muhiddin Targan'ın virtüozitesi, Udi Nevres Bey, Yorgo Bacanos ve Cinuçen Tanrıkorur gibi büyük ustaların Ud icralarını, tarzlarını ve teknik özelliklerini inceleyerek, temelde geleneksel ve klasik öğelere bağlı üslup ve tavırla kendine has ileri bir icra tekniği geliştirdi.
Ud'dan çıkardığı parlak, net ses ve ileri tekniği usta icracı ve dinleyenler tarafından önemle vurgulanan en belirgin özelliklerindendir. Müzikoloji alanında geniş araştırma-inceleme ve çalışmalar yapmakta olan Bitmez'in Türk Müziğinin çeşitli formlarında bestelenmiş önemli  saz ve sözlü eserleri mevcuttur.
Bitmez Türk Müziğini temsilen çok sayıda ülkelerde (Almanya, İtalya, “Sicilya, Sardünya adası, Venedik”, Hollanda, Fransa, Fas, Tunus, İngiltere, Cezayir, Lübnan, İsrail, Brezilya, Amerika, Belçika, Romanya, Bulgaristan, Yunanistan, İsveç, Norveç, Danimarka, Finlandiya, İsviçre, İspanya, Sudan, Rusya, Avusturya vs...) ve birçok şehirlerinde uluslararası müzik festivalleri kapsamında konserler vermiştir.
“İstanbul Kanatlarımın Altında” adlı sinema filminin müziklerine fikirleri ve Ud icrası ile katıldı. Aynı zamanda bu filmin müzikleri Türkiye’de ilk defa “CD” olarak çıktı.
1992’de kemençe virtüozu, İhsan Özgen ile “Anatolia” adı altında “Ege ve Balkan Dansları” müziklerinden oluşan çeşitli konserler verdi. Bu çalışma “CD” ve kaset olarak gerçekleşti.
1992’de Lawrence “Butch” Morris Caz topluluğu ile Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda çaldı.
1993’de Neyzen Kudsi Erguner ile Fransız, İspanyol ve Türk sanatçılarından oluşan grupla Tasavvuftan Flamenkoya adlı proje ile önce Uluslararası İstanbul Müzik Festivali sonrasında Barselona’da Anfi Tiyatroda konser verdi. Bu çalışma CD ve kaset olarak gerçekleşti.
1995'de İhsan Özgen yönetiminde Anatolia grubu ile Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda "Tanburi Cemil Bey ve İzlenimler" adlı projede çaldı.
1996’da İsviçre’nin Cenevre ve Bern şehirlerinde ‘Ateliers d’ethnomusicologie’nin daveti üzerine 3 ud resitali ve konferans verdi.
1999’da Montreoux Jazz Festivali’nde Jazz grubu ile birlikte Kudsi Erguner ile beraber “Osmanlıda Saz müziği” repertuarından oluşan bir konser verdi. Aynı konser Almanya’nın “NDR” yayın organizasyonunun katkılarıyla Hamburg, Bremen ve Manhaim şehirlerinde tekrarlanmıştır.
2000 tarihinde Fransa’nın “Perpignan” şehrinde “Festival de Musique Sacree” de Musiques, chants Soufis et Flamenco (Tasavvuftan Flamenkoya) projesinde çaldı.
2000 tarihinde Venedik (Venesia Italy) de festival kapsamında 2 (iki) Mevlevi Ayini icrasına ud ile katıldı.
Aralık 2000’de “Miskenot sha’anomin, jerusalem”(Kudüs) ile Prof. Edwin Seroussi yönetiminde Hebrew Üniversitesi’nin birlikte organize ettikleri ve “Mediterranean Musical Dialogue” No.5 diye adlandırılan çalışmalara resmi olarak davet edilerek konferans ve 1 hafta süren Türk Müzik teorisi, ud dersleri (workshope ve masterclass)  ve 2 resital verdi.
2000 yılı Şubat ayında Theater AAN Het Vruthof’un organizasyonunda Kudsi Erguner topluluğu ile Prins Kantemir ve Ali Ufki Bey’in Repartuarından oluşan Rotterdam, Den Haag, Maastricht, Gent, Bruxelle, Antwerpen, Amsterdam, Utrecht’te 8 konserde çaldı. Bu proje CD olarak çıktı.
14.06.2000 tarihinde Uluslararası İzmir, 16.06.2000 tarihinde de Uluslararası İstanbul Müzik Festivalleri’nde Fransız Yaylı Sazlar Orkestrası, Perküsyon (percussion) grubu, Türk Müziği sazlarından oluşan büyük orkestra ile Fransız, Türk ve Hintli ünlü ses sanatçılarının eşlik ettiği, (tamamı Nazım Hikmet’in şiirlerinin bestelerinden oluşan) "Ölüm ve Yaşama Dair" adlı iki konsere ud icracısı olarak katıldı. Bu çalışma CD olarak hazırlandı.
2002’de Fas Krallığı’nın davetlisi olarak Kudsi Erguner grubu ile beraber “Osmanlı Davulları” projesi 2003’de Uluslararası İstanbul Müzik Festivalinde Dünyaca ünlü kemancı Shlomo Mintz, Cihad Aşkın, İsrailli Geleneksel Kemancı Yair Dallal ve Erkan Oğur’la birlikte çaldı. 2004’de Selanik’te bulunan En Chordaıs Müzik Okulu’nun organizasyonu ile gerçekleştirilen geleneksel Akdeniz Müzikleri projesin de iki seminer ve bir konser gerçekleştirdi. 2004’de Doğu Kudüs (Filistin) uluslararası festivalinde iki konser verdi. 2004’de Berlin’de düzenlenen “ Şimdi Now ” Festivalinde konser verdi.
2004’de Beyrut’ta gerçekleştirilen Osmanlı ve Flamenko müzikleri buluşması ile bir Konser, Ulusal Beyrut Konservatuarı’n da ise; seminer verdi ve master class yaptı.  2005 yılında “Uluslararası Ud Mitingi” (Internatıonel Lute Meetıng) adı ile gerçekleştirilen projede, Türkiye’yi temsil etmek üzere Atina’da Ud resitali verdi. Bir seminer ve master class gerçekleştirdi. 06-09 Temmuz 2005 tarihlerinde Uluslararası Filistin festivali’nde ( Palestıne Internatıonal Festival 2005)  Ramallah’ta  konser verdi.
18 Kasım 2005 tarihinde Berlin ve Stuttgart'da “Goethe’nin Dîvânı’ndan Gazeller “ projesinde icracı olarak yer aldı.
28 Kasım-10 Aralık 2005 tarihinde resmi görevli olarak davet edildiği Şam Yüksek Müzik Enstitüsü’nde bir seminer vermiş. Ayni Enstitü de Türk Müziği Ses Sistemi,  Makam bilgileri ve Ud konularında ders vererek  Şam ünlü opera binasında birde konser gerçekleştirmiştir. 05 Mart 2006 tarihinde Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda kendi projesi olan “Güneşin Doğuşu” adlı bir konser verdi.
18 Mart  2006  tarihinde 90. vefat yıldönümü anısına “Tanburi Cemil Bey” konulu bir açık oturum düzenleyerek oturumu yönetti ve aynı zamanda Tanburi Cemil Bey’e ait eser örnekleriyle de konser gerçekleştirdi.
9 Ekim 2006 tarihinde kendi oluşturduğu “İstanbul Sazkâr Topluluğu” ile III. Selim’den Tanburi Cemil Bey’e adlı proje ile CRR (Cemal Reşit Rey) konser salonunda bir konser verdi.
27 Aralık 2006 tarihinde Cezayir’de düzenlenen “Birinci Endülüs Müzik Festivali’ne”  uluslararası bilim adamlarından oluşan prestijli bir yarışmaya Jüri Üyesi olarak  katıldı ve bir performans gerçekleştirdi.
2006 yılnda  10 günlük süreyle “Şam Yüksek Müzik Enstitüsü”nde Türk müziği  Makam  dersleri ve Ud resitali  verdi.
2005-2006 tarilerinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi Başkanlığı ve Kültür AŞ’ nin ortak yürüttüğü bilimsel ve sanatsal alanda her ay düzenlenen etkinlikler çerçevesinde müziğimizin büyük ustaların anısına birçok   konser ve açık oturum hazırlamıştır. “Türk Musikîsinin Saz Virtüozları”nı anma ve konserleri ki bunlar sırasıyla; “Tanburi Cemil Bey, Yorgo Bacanos, Şerif Muhiddin Targan, Udi Nevres Bey” olarak gerçekleştirmiştir. Türk Saz Musikîsi’nin büyük bestekârı olan “Refik Fersan” anılmış ve onun, eserleri seslendirilmek üzere konser gerçekleştirilmiştir. Yine her ay bir tane olmak üzere farklı makam ve reperturdan oluşan Türk Fasıl Musikîsi konserleri gerçekleştirmiştir. İlki gerek anma ve konserler, gerekse Fasıl Musikîsi konserleri şeklinde Türkiyenin en seçkin saz ve ses ustalarının içinde yer aldığı ve bu Musikîyi temsil eden kalan tek serhanende (Baş hanende) olan Nurettin Çelik’inde katılımıyla ve Bitmez’in oluşturduğu “İstanbul Sazkâr Topluluğu” ile gerçekleşmiştir.
02 Aralık 2007 tarihinde kendi oluşturduğu “İstanbul Sazkâr Topluluğu” ile “Müziğin Renkleri” adlı bir projesi ile CRR (Cemal Reşit Rey) konser salonunda bir konser verdi.
25 Şubat 2008 tarihinde, Doğu müziklerini temsil eden büyük cografyada, Türk, Arap ve Rumların, kültür alışverişlerinin kullanmış oldukları aynı müzik sisteminin temelinde farklı icra karakterlerinin ortaya koyan Bitmez’e ait olan “Üç Ud’un Hikâyesi” adlı kendi projesini Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleştirdi. Konsere Mısır’dan (Kahire) katılan Udi, Naseer Shamma, Yunanistan’dan (Selânik) Udi, Kyriakos Kalaitzidis isimli sanatçılar katılmışlardır.
2006-2007 tarihlerinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi Başkanlığı, Kültür Müdürlüğü ve Kültür AŞ’ nin ortak yürüttüğü etkinlikler çerçevesinde periyodik olarak yıl boyunca her ay düzenli olarak Kartal Bülent Ecevit ve  Altunîzâde  Kültür Merkezi’nde  düzenli  olmak üzere her ay iki konser  gerçekleştirdi.
2008-2009 tarihlerinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Dairesi Başkanlığı, Kültür Müdürlüğü ve Kültür AŞ’nin ortak yürüttüğü etkinlikler çerçevesinde periyodik olarak yıl boyunca her ay düzenli olarak Kartal Bülent Ecevit, Altunizade ve Bakırköy Cem Karaca Kültür Merkezleri olmak üzere iki bazen üç konser gerçekleştirdi ve halen devam etmektedir.
2009 Haziran tarihinde  Beyrut  “Holly Sipirit Üniversitesi Arap Müzik Akademisi” tarafından  “Jüri üyesi” olarak davet edildi.  Uluslararası 18-30 yaş arası en iyi Ud icracısı yarışmasında  “Jüri Başkanlığı” yaptı. İTÜ Türk Musikîsi Devlet Konservatuarı’ndan mezun ettiği ve Yüksek Lisans yapmakta olan öğrencisi  bu yarışmada dünya ikincisi  olarak ülkemize büyük ödül kazandırdı. Bitmez, bir “workshop” ve “Ud” resitali gerçekleştirdi.
2009 Temmuz tarihinde Tunus Arap Müzik Konservatuarı’nın davetlisi olarak katıldığı (Summer Camp) Yaz Kampı adıyla düzenlenen çok sayıda öğrenciye 8 gün hızlandırılmış Türk Müziği Eğitimi (Ud) ve birde konser gerçekleştirdi.
2009 Ağustos tarihinde Suriye Müzik Akademisi’nin tarafından  “Jüri üyesi” olarak Şam’a davet edildi. Beyrut’taki yarışmanın bu defa ikinci ayağı olan uluslar 9-13 ve 14-18 yaş arası olmak üzere iki ayrı kategoride uluslararası en iyi Ud icracısı yarışması yapıldı. Bitmez, bu davette bir “Ud” resitali gerçekleştirdi.
Bitmez’in,  “İstanbul Rûyası” adlı enstrümantal kişisel ikinci albümü AK Müzik Yapım Organizasyonu tarafından çıktı.
İstanbul  2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinliklerinde "Yazı'nın Müziği" adlı projesini 31 Mayıs 2010 Cemal Reşit Rey Sahnesi’nde gerçekleştirdi.
Bitmez ayrıca Milliyet gazetesi'nin "Yılın En Sevilen10 Şarkısı" yarışmasında 1990 yılında Seni Sordum Yıldızlara adlı bayati makamında eseri ve 1995 yılında “Ömrümü Çalan Yıllar” adlı hüseyni şarkısıyla “Yılın En Sevilen Şarkısı” ödülünü aldı.
 Dünya müzik marketlerinde yer alan birçok farklı müziklerle yirmiyi aşan CD’lerde fikirleri ve Ud icrası ile katılmıştır. Bunlardan;  Bekir Sıdkı Sezgin yürütücülüğünde Yapı Kredi yayınlarından “Büyük Besteler-Büyük Ustalar, Kudsi Erguner’in projelerinden “Tasavvuftan Flamenko”ya, “Sufi-Jazz”, “Osmanlı Davulları”, “İstanbul Kanatlarımın Altında” Sinema Film müziği, “Tatyos Efendi” Saz ve Sözlü eserleri, “Gazeller”, “Tanburi Cemil Bey” Eserleri, “Kantemiroğlu ve Ali Ufki Bey”, “Rembetiko”, Kemençe virtüozu İhsan Özgen’le beraber “Ege ve Balkan Dansları”,  kişisel ve ilki olan “Güneşin Doğuşu” Albümü vs… gibi değerli çalışmalarında bazılarıdır.
Bitmez’in aldığı bazı ödüller de; 1990 yılında Milliyet gazetesinin hazırlayıp sunduğu yılın en sevilen on şarkı yarışmasında “Seni Sordum Yıldızlara” adlı Beyati makamında, 1995 yılında aynı gazetenin aynı düzenlemeyle yaptığı yarışmada “Ömrümü Çalan Yıllar” adlı Hüseyni şarkıları yılın en sevilen şarkı yarışmaları ödülünü almıştır. Ali Talip Özdemir’in Çevre Bakanlığı görevinde bulunduğu sırada, çevre konulu ve Türk Musikîsi makamı esas alınarak düzenlenen çocuk şarkı yarışmasında Türkiye ikincilik ödülü aldı.
İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nda,“Mızraplı Çalgılar Anasanat Dalı Başkanlığı” görevinde bulundu Halen BİSED (Bilimsel ve Sanatsal Etkinlikleri Düzenleme Kurulu)Başkanlığı görevi ile aynı üniversitede öğretim üyesi olarak görevini sürdürmektedir. Bitmez, ud icracılığının yanında eski bir Türk çalgısı olan lavta’yı önemli derecede ve yardımcı olarak da tanbur çalmaktadır.


KONSER

19 Şubat Cumartesi Saat: 20.00
YENİ TÜRKÜ KONSERİ
Yer: Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezi
Yeni Türkü
Yeni Türkü, Türk müzik grubudur. 1977 yılında Derya Köroğlu, Zerrin Yaşar ve Selim Atakan'ın Ankara'da kurduğu müzik grubu. Gruba isim babalığını şair ve yazar Yaşar Miraç yapmıştır. Yeni Türkü, sadece Yaşar Miraç'ın 1979'da Nisan-Haziran aylarında çıkan edebiyat dergisi değil, ayrıca halk türkülerinin yeniden yorumlanmasına dayanan Güney Amerika orijinli bir müzik akımıydı. Bu akımın dünyadaki temsilciliğini Şilili grup İnti İllimani yapmıştır.
Grup 1979 yılında ilk albümleri Buğdayın Türküsü'nü LP formatında çıkardı. Bu albümde sert sol söylem kullanılmıştı ve albüm çok az satmıştı. Ayrıca bu albümün dağıtımı 12 Eylül darbesinden sonra durdurulmuş ve yakılmıştır. Bu yüzden bu albüm bir efsane olmuş ve albümün koleksiyon değerinin yüksek olmasına yol açmıştır. Bu arada gruba Murat Buket, Tuğrul Bayrak, Eftal Küçük ve Tuncer Tercan katıldı. Grubun asıl çıkışını sağlayan 2. albümü olan Akdeniz Akdeniz 1983 yılında çıktı ve grup Türkiye çapında tanındı. 1984'te Film Müzikleri ve 1985 yılında Çekirdek Sanatevi Kayıtları albümleri çıktı. Bu yılın sonunda grupta bağlama çalan opera sanatçısı Tuncer Tercan ve grupta buzuki, kemençe ve gitar çalan Eftal Küçük gruptan ayrıldı. Eftal Küçük, Tolga Çandar'la "Çağdaş Türkü" grubunu kurdu ve bu grupla 1986'da Bekle Beni ve 1987'de Delikanlıya albümlerini çıkardıktan sonra grubun dağılması nedeniyle müziği bıraktı ve ticarete atıldı.
1985 yılında gruba aslen mimar olan Fuat Oburoğlu ile makine mühendisi olan Cengiz Onural katıldı. 1986'da Günebakan albümü çıktı. Aynı yılın sonunda Zerrin Atakan geçici olarak gruptan ayrıldı. Ertesi yıl Günebakan albümünün devam albümü olan Dünyanın Kapıları albümü çıktı. Dünyanın kapıları albümü sadece kaset ve LP formatında yayımlandı. Albümün cd versiyonu Günebakan albümüyle birleştirilmiş halde ve bu albümdeki enstrümantal şarkı Bengi haricinde yayımlandı. 1988 yılında çıkan Yeşilmişik albümünden sonra grup içindeki anlaşmazlıklar su yüzüne vurmaya başladı. Bu nedenle grupta solo vokal yapan Zerrin Atakan gruptan kesin olarak ayrıldı ve 1989'da, 1975'te evlendiği Selim Atakan'dan boşandı. 1989'da grupta blok flüt, yan flüt ve klarnet çalan Fuat Oburoğlu Selim Atakan'la yaşadığı anlaşmazlık nedeniyle geçici olarak gruptan ayrıldı ve gruba Halis Bütünley ve Tayfun Duygulu dâhil oldu.


SEMİNER

21 Şubat Pazartesi Saat:18.30
DİVAN EDEBİYATI VAKFI KONUŞMALARI
Düzenleyen: Ahmet Turan Alkan
Yer: Divan Edebiyatı Vakfı

"Hatıra kitapları nasıl okunmalı?"


SEMİNER

21 Şubat Pazartesi Saat:18.30
DOĞU’NUN BATISI
Düzenleyen: Ali Şükrü Çoruk
Yer: Atatürk Kitaplığı


SEMİNER

21 Şubat Pazartesi Saat: 18.30
TARİHİN KARA DELİKLERİ
Düzenleyen: Mustafa Armağan
Yer: Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi


SEMİNER

22 Şubat Salı Saat: 18.30
FELSEFE VE SANAT
BİR RESSAM BİR TABLO
Düzenleyen: Dücane Cündioğlu
Yer: Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi


SEMİNER

22 Şubat Salı Saat: 18.30
OKUMA GÜNLERİ
Düzenleyen: Sevim Arslan
Yer: Türkiye Yazarlar Birliği


SEMİNER

22 Şubat Salı Saat: 18.30
SEDAT UMRAN’LA EDEBİYAT ORTAMI
Düzenleyen: Lütfi Şen
Yer: Atatürk Kitaplığı


KONSER

22 Şubat Salı Saat: 19.00
İSTANBUL GAZELHANLARI
Düzenleyen: Melih Belse
Yer: Yerebatan Sarnıcı

Kar, Beste, Mevlevi Ayini gibi büyük formda musiki eserleri artık bestelenmiyor. Peşrev, saz semai gibi çalgı musikileri neredeyse özel gün ve konserlerde çalınmaktan öteye geçemiyor. Bütün musiki zevki Hicaz, Rast, Nihavend, Hüzzam gibi birkaç makamla sınırlı "şarkı" formuyla köşeye sıkışıp kaldı. Türk sanat musikisinin temelini oluşturan bu saz ve söz eserleriyle birlikte "Gazel" formu da payına düşeni aldı. Üstelik yapısındaki zorluklardan dolayı günümüzde, diğerleri kadar bile şansı yok. Ne dinleyeni kaldı, ne de yetkin bir icracısı.
Son söz olarak bu projenin gazel formunun yeniden kazanılmasının musiki dünyamız açısından önemli bir girişim sayılacağına olan inancımızla dinleyenlere de bu keyfi vermesini diliyoruz.


SEMİNER

23 Şubat Çarşamba Saat: 18.30
FİLM ESTETİĞİ VE DÜNYA SİNEMASINDA AKIMLAR
Düzenleyen: Rıdvan Şentürk    
Yer: İstanbul Tasarım Merkezi


SEMİNER

23 Şubat Çarşamba Saat: 18.30
İSLAM VE AYDINLANMANIN
KAVRAMLAR VE OLGULAR ÜZERİNDEN MUKAYESESİ
Düzenleyen: Ali Bulaç
Yer: Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi

"Batı Aydınlanması Ve İslam'da Birey"


KONSER

23 Şubat Çarşamba Saat: 19.00
NEY AKŞAMLARI
Düzenleyen: Ender Doğan
Yer: Yerebatan Sarnıcı

Ender Doğan
1970 Malatya doğumludur. İstanbul Ünversitesi Sosyoloji mezunudur. (1996), müzik hayatı 1984’te Eyüp Musiki Cemiyeti’nde başladı, İstanbul Üniversitesi Klasik Türk Musikisi korosunda beş yıl süreyle Süheyla Altmışdört hoca’nın talebesi oldu.
1994’te TRT İstanbul Radyosu’nun düzenlediği ses yarışmasında İstanbul bölge ikinciliğine layık görüldü, aynı yıl İstanbul Radyosuna Neyzen ve ses sanatçısı olarak girdi. Bu görevini dört yıl devam ettirdi.
1998 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olarak Erzurum’da Felsefe öğretmenliğine başladı, iki yıl sonra istifa ederek istanbula döndü, İ.T.Ü. Türk Müziği Devlet Konservatuarı Temel Bilimler’de mastır öğrencisi oldu. Çeşitli özel okullarda yedi yıl süreyle Felsefe hocalığı ve Rehberlik Psikolojik Danışmanlık yaptı. Bu sırada müzik faaliyetlerine devam etti. Bekir Sıtkı Sezgin, Cinuçen Tanrıkorur, Kâni Karaca, Niyâzi Sayın, Sadrettin Özçimi gibi klasik üslubun yetkin temsilcilerinden istifâde etti. Tasavvuf müziği, Mevlevi müziği alanında Hollanda, Almanya, Avusturya, Fransa, Hırvatistan, İsveç, Belçika, Mısır, Suriye, Fas, Malezya gibi ülkelerde solo veya topluluk icraları ile müziğimizi temsil etti. Müzik Sosyolojisi ile ilgili çalışmalar yaptı, konuya ilişkin birkaç deneme ve makalesi çeşitli kültür-sanat dergilerinde yayınlandı. Sanatçı 10 yılı aşkın süredir Ney yapımı ile de meşgul olmaktadır, birçok çizgi üstü albüme de imza atmıştır. Sûfi Nağmeler, Sana Geldim, Sufi out cry, Nefes, ‘Bir telden Bir nefesten’ bunlardan bir kaçıdır.
Yerebatan Sarnıcı’nda aylık periyotlarla yapılan ‘Ney Akşamı’ konser programını düzenlemektedir. Eyüp Musiki Vakfı ve İsmek bünyesinde Ney hocalığına devam etmektedir.


KONSER

23 Şubat Çarşamba Saat:20.00
HUMA KUŞU UZUN HAVA KONSERİ
Düzenleyen: Recai Ağababa
Yer: Fatih Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi

Türk Halk Müziği genel olarak Kırık Havalar (Düzenli Kalıp Ritimli Ezgiler), Uzun Havalar (Düzensiz Serbest Ritimli Ezgiler) ve Oyun Havaları olmak üzere üç temel bölümde incelenmektedir. Günümüzde Kırık Havalar ve Oyun Havaları; televizyon programları, konserler ve halk oyunları gösterilerinde (bu kültürü yaşatma açısından yetersiz olsa da) gösterilmekte ve icra edilmektedir. Maalesef yeteri kadar icra edilmediği için pek çoğu unutulmuş olan ve yeni nesil gençliğinin genellikle adını bile bilmediği fakat halk müziğimizin en önemli unsuru olan uzun hava geleneğinin popülerlik kaygısı olmadan yaşatılması gerekmektedir.
Halk müziğini oluşturan temel niteliklerden birisi olan yöresellik kavramı içerisinde bu yöresel üslupla geçmişten günümüze kadar uzun havaları nesilden nesile usta çırak ilişkisiyle aktaran Diyarbakırlı Celal Güzelses, Zaralı Halil Söyler, Mükerrem Kemertaş, Kırşehirli Muharrem Ertaş, Çekiç Ali gibi daha birçok usta sanatçı vardır. Bu ustalardan ve kaynak kişilerden alınan Maya, Hoyrat, Divan, Müstezad, Elezber, İbrahimi, Barak ve Bozlak gibi uzun hava türlerinin aynı yöresel üslüpla seslendirilmesi amaçlanmaktadır.
Öncelikle konser süresi içerisinde uzun havalardan önce mızraplı, yaylı ya da nefesli halk müziği sazlarından biriyle o uzun havanın melodik yapısını belirten açış dediğimiz serbest ritimli bir müzik eşliğinde yukarda isimlerini saydığımız ustaların ve uzun hava türlerinin genel karakterlerinin ve yöresel özelliklerinin şiirsel bir üslupla anlatılması.
Buna bağlı olarak, anlatılan uzun hava türünün seslendirilmesi ve halk mü
Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner110