Denizlerde "Çöp Palamut" Tehlikesi
Denizlerde "Çöp Palamut" Tehlikesi: Erken Avcılık ve İklim Krizi İsrafa Yol Açıyor
Balık sezonunun henüz deniz suyu soğumadan ve balıklar büyüme evresini tamamlamadan açılması, "çöp palamut" sorununu beraberinde getirdi. Yağsız, kuru ve tatsız olduğu için tüketicinin ilgi göstermediği tonlarca balık israf olurken, uzmanlar sürdürülebilirlik için acil önlem çağrısında bulunuyor.
GÜNDEM / ÇEVRE – Türkiye denizlerinde av sezonunun açılmasıyla birlikte tezgahlarda yerini alan palamutlar, kalite ve lezzet tartışmalarını da beraberinde getirdi. Normal şartlarda 30-40 cm boyuna ulaştığında gerçek lezzetine ve yağ oranına kavuşan palamudun, erken avcılık kurbanı olduğu belirtiliyor.
Palamut Neden "Çöp" Oluyor?
Deniz suyu yeterince soğumadan ve balıklar beslenip büyüme fırsatı bulamadan gerçekleştirilen avcılık, ciddi bir ekonomik ve ekolojik kayba yol açıyor:
-
Erken Avcılık Baskısı: Ekim ayını beklemeyen teknelerin, 1 Eylül’de sezonun açılmasıyla birlikte henüz büyüme aşamasındaki balıkları hızla avlayıp teknelere doldurduğu ifade ediliyor.
-
Tatsız ve Kuru Et: Yeterince yağlanmayan, kuru ve tatsız olan bu balıklar tüketiciden talep görmüyor.
-
Tonlarca Balık Çöpe Gitti: İstenen kalitede olmayan ve büyük boyları gibi ucuza da satılamayan bu balıklar, kalitesizlikleri nedeniyle dondurucuya da sokulamıyor. Elde kalan tonlarca palamut tüketilmeyerek çöpe gidiyor.
"Doğanın Kendine Gelmesi İçin 2 Yıl Yasak Şart"
İklim krizi nedeniyle denizlerin ısındığı ve mevsiminde soğumadığı gerçeği sektör tarafından bilinmesine rağmen erken avcılıkta ısrar edilmesinin deniz ekosistemini tehdit ettiği vurgulanıyor. Balıkların büyümesine ve üremesine fırsat tanınmamasının gelecek yıllardaki stokları tüketeceği belirtilirken; Kuzey Avrupa modelleri örnek gösterilerek balık stoklarının kendini yenileyebilmesi için avcılığın belirli sürelerle (örneğin 2 yıl) yasaklanması ve bu süreçte balıkçıların zararlarının devlet tarafından karşılanması gerektiği savunuluyor.