KURAN AHLAKI NIN GETİRDİĞİ BARIŞ VE GÜVEN ORTAMI



KURAN AHLAKI NIN GETİRDİĞİ BARIŞ VE GÜVEN ORTAMI

Tarih boyunca dünyanın çoğu yerinde terörün çoğaldığı zamanlar olmuş ve bunlara karşı birçok öneriler ortaya atılmıştır. Ancak bu eylemlere karşı alınan tedbirler bir sonuç verememiştir. Hatta güç olarak üstün devletler dahi bu sorunu yok edememişlerdir.

Kendilerini diğer insanlardan farklı gören terör mensupları sorumsuz, başıboş ve saldırgan kişiliğe sahiptirler. Onları önlemek, elde tutmak imkansız denecek kadar zordur. Çünkü bu kişiler din ahlakından tamamen uzak yetiştirilmişlerdir. Dolayısıyla günümüzde hala devam eden bu terör örgütlerinin engellenmesinin tek yolu bu kişilere ve tüm insanlığa din ahlakının öğretilmesidir.

Din ahlakı insanlara itaat etmenin güzel bir ahlak özelliği olduğunu bildirir. Dolayısıyla din ahlakını hayatında benimseyen insanlar devletine itaat eder, güzelliklerin yaşandığı bir toplum oluşturur.

Anarşizm ve terörizm bir araya geldiğinde de dostluk, kardeşlik, güven gibi insanlığın temelini oluşturan ahlak özellikleri ortadan kalkar ve bunların yerine insanların birbirlerini katlettiği karanlık ideolojiler ortaya çıkar. Anarşizm de terör gibi komünizm gibi bozgunculuk ister. Bunun için kendi amaçlarını her yoldan insanlar arasında yayar ve onlara kabul ettirmeye çalışır. Anarşizmi oluşturan kavramlar şiddet, düşmanlık, kargaşa, savaş, kan dökmek gibi kavramlardır. Dinin temelini ise barış ve huzur oluşturur. Din ahlakı tüm insanların haklarını korurken anarşizm ve diğerleri kendi çıkarları doğrultusunda insanları yok eder. Kuran’da
“İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir.”

(Fussilet Suresi, 34)   ayetiyle bildirildiği üzere Müslüman kendisine bir kötülük yapılsa dahi onu güzellikle uzaklaştırmakla yükümlüdür. Bu ahlaka sahip bir insanın anarşizme yönelmesi ve onların amaçlarını benimsemesi söz konusu dahi değildir. Anarşizm kendi amaçları doğrultusunda her türlü yolu dener bunlara masum insanları göz kırpmadan öldürmek de dahildir. Oysa Kuran bunu yasaklar ve büyük bir suç olduğunu bildirir.

 ... Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur...(Maide Suresi, 32)

Anarşizmi kuvvetlendiren en büyük etken bozgunculuğu destekleyenlerin giderek artmasıdır. Bu eylemlere destek verenler iradece zayıf kişilerdir. Dolayısıyla bir sürü haline gelip kolayca kitleler oluşturabilirler. Din ahlakını yaşayanlar ise çoğunluğa göre değil daima Kuran hükümleri ve vicdanlarına göre hareket ederler.
Allah Kuran’da kötülüklerden sakındırıp iyiliği emretmeyi buyurur. Anarşi gibi kargaşa çıkaran her türlü ideolojiyi ise yasaklar. Allah, bu tür eylemlerin içinde yer alanları lanetlediğini de Kuran’da şu şekilde bildirir:

“Allah’ a verdikleri sözü, onu kesin olarak onayladıktan sonra bozanlar, Allah’ın ulaştırılmasını emrettiği şeyi kesip-koparanlar ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar; işte onlar, lanet onlar içindir ve yurdun kötü olanı da onlar içindir.” (Rad Suresi, 25)

 Anarşi ve terör ile insanın fıtratına zıt bir oluşturulur. Fakat bu örgütlenmeler övülmekte ve meşru gösterilmektedir. Hatta insanlar özendirilmektedir. Bu nedenle din ahlakı insanlara aşılanmalı, insanlara bela getiren bu sistemler temelden yerle bir edilmeli ve acilen İslam Birliği’nin kurulması için çalışmalar yapılmalıdır. Bu konuda tüm Müslümanlar üzerine düşen görevi yapmalıdırlar. Nitekim tüm insanlar barışın, sevginin, kardeşliğin, huzurun özlemi içerisindedirler.
YORUM EKLE

banner110

banner109