GÜNDEM

Kentsel Dönüşümde Türkiye, İstanbul ve Ataşehir’de Son Durum

Kentsel Dönüşümde Türkiye, İstanbul ve Ataşehir’de Son Durum

17 Ağustos’un 27. Yılında Kentsel Dönüşümün Bilançosu: Türkiye, İstanbul ve Ataşehir’de Son Durum

17 Ağustos 1999 Gölcük depreminin 27. yıl dönümünde, olası Büyük Marmara depremine karşı yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları Türkiye genelinde, İstanbul özelinde ve Ataşehir ölçeğinde hayati bir gündem maddesi olmaya devam ediyor.

Türkiye Genelinde ve İstanbul'da Son Durum

Türkiye genelinde 2012 yılında çıkarılan 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm Kanunu’ndan bu yana yüz binlerce riskli bağımsız bölümün dönüşümü tamamlandı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile belediyelerin ortaklaşa yürüttüğü projeler kapsamında:

  • Yarısı Bizden Kampanyası: İstanbul genelinde dönüşümü hızlandırmak amacıyla başlatılan kampanya kapsamında hibeler, uygun faizli krediler ve tahliye yardımlarıyla riskli yapı stokunun eritilmesi hedefleniyor.

  • Rezerv Alan ve Sosyal Konutlar: TOKİ ve EMLAK KONUT eliyle İstanbul’un çeşitli ilçelerinde yeni rezerv konut alanları üretilerek riskli binalarda oturan vatandaşların güvenli alanlara nakledilmesi amaçlanıyor.

  • Bütüncül İmar Planları: İBB ve ilçe belediyeleri düzeyinde kentsel dirençliliği artırmaya yönelik imar planı revizyonları ve "Hızlı Taramalar" yürütülüyor.

Ataşehir’de Dönüşüm Hangi Aşamada?

Ataşehir genelinde imar planı süreçleri, mülkiyet sorunları ve ruhsat aşamaları ilçenin farklı mahallelerinde farklı hızlarda ilerliyor. İçerenköy, Küçükbakkalköy, Mustafa Kemal ve Aşık Veysel mahallelerinde planlama çalışmaları sürerken; imar transferleri, kamu arazileriyle çakışmalar ve müteahhit-vatandaş uzlaşmazlıkları dönüşümün hızını belirleyen ana unsurlar arasında yer alıyor.

Yenisahra ve Barbaros Mahallelerinde Dönüşüm Neden 12 Yıldır Tıkanıyor?

Yenisahra ve Barbaros mahalleleri, Kadıköy’den ayrılıp Ataşehir’e bağlandığı dönemden bu yana İstanbul’un en stratejik ve finans merkezine komşu dönüşüm alanlarından biri olmasına rağmen dönüşüm süreci ağır ilerliyor.

26’dan fazla müteahhit firmanın sahadan imza toplamasına ve bölgenin riskli alan/dönüşüm alanı ilan edilmesine rağmen 12 yıldır somut inşaat süreçlerinin başlayamamasının temel nedenleri şunlardır:

  • Mülkiyet Parçalanması ve Çoklu Müteahhit Karmaşası: Aynı ada veya parsel içinde birden fazla müteahhit firmanın farklı vatandaşlarla sözleşme yapması, parsellerin birleşmesini ve ortak ruhsat alınmasını imkansız hale getirdi.

  • İmar Planı İtirazları ve İptal Davaları: Bölge için hazırlanan 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarının mahkemelerce iptal edilmesi veya revizyona uğraması süreçleri defalarca başa sardı.

  • Tevhit (Birleştirme) ve Donatı Alanı Sorunları: Yeterli yeşil alan, yol ve okul gibi kamusal donatı alanlarının ayrılması sırasında yaşanan parsel kesintileri ve mülkiyet çakışmaları adaların netleşmesini geciktirdi.

  • Finansal Yetersizlikler ve Kazanılmış Hak Belirsizliği: Artan inşaat maliyetleri, bazı yüklenici firmaların finansal olarak projeleri yürütememesine veya vatandaşların talep ettiği kat karşılığı oranlarının ekonomik gerçeklerle uyuşmamasına yol açtı.

Özetle: Yenisahra ve Barbaros’taki kilitlenme; imar planlarının hukuki süreçlerle kesintiye uğraması, parsel bazlı çoklu firma rekabeti ve mülkiyet yapısının karmaşıklığından kaynaklanmaktadır. Çözüm için ada bazlı bütüncül planlama ve kamusal arabuluculuk mekanizmalarının etkin işletilmesi kritik önem taşımaktadır.