İBRİN’E





Zaman…

Bir insanı tanımak istiyorsanız yavaş ilerleyin. Sindire sindire. Her zerresini bile bile. Âşık iseniz saklayın bir köşeye, susun, itiraf etmeyin kendinize.

Neden mi?

Hani bir söz vardır;

 '' Acele işe Şeytan karışır'' misali. Ha işte ondan.

Aşk adamı bertaraf eder.  Önce saygı duymalı karşısındakine, önce değer verilmeli, anlamaya çalışılmalı. Kelimeleri dökün ortaya, hayat görüşlerinizi tartışın birlikte,  birbirinizden bir şeyler öğrenin önce,  mutluluğun ve  kalıcı bir dostluğun temellerini atmaya çalışın. Ne olur ise olsun birbirinizi anlayıp, tanıdıktan sonra kaybetmeyeceksiniz. Bir üçüncül şahıslara aman vermeyeceksiniz. 

Aslına bakarsanız aceleci davranmanızda kaybetmek korkusundandır. Ama korkmayın çünkü siz değerlisiniz ve ilk aşamada kendinize olan saygınızı kaybetmemek için çaba sarf etmelisiniz.

Önemli olanda şudur;

Sabretmek ve aceleci davranmamak…

 Zaman o kadar önemlidir ki. Oysaki siz bu denli olgunsunuzdur. Sadece AŞK belasına karşı verdiğiniz savaşta yenilirsiniz. Her şey bir an önce olsun bitsin, her şey bir an önce karşılık bulsun.

Hata!

Karşınızda ki insana ne değeriniz kazınıyor nede dostluğunuz. Sizi çocukça görmesi doğal bir hal alıyor. Sonra tekrar üzülüp yine aynı hataları tekrar etmeye devam ediyorsunuz, işte bu zincir halkasına birde karşınızdaki kişinin sizi yalan yanlış tanımasına sebebiyet verdiğiniz iğrenç bir durum beliriyor.

Sonra ne kadar uğraşsanız da, siz ne kadar doğru olsanız da o insan sizi yanlış tanımıştır bir kere. Aslında her iki tarafında hataları ve doğruları vardır. Birbirlerini anlayamamaları iki değerli insanın birbirine dargın olmasına ve birbirlerini kaybetmelerine sebeptir. Siz bu düşünce ile dostlarınızda bu yaşadıklarınızı paylaşıyor ve dertleşiyorsunuz nereden bilebilirsiniz ki üçüncül şahısların hayatınıza müdahale edeceğini edepsizce. İşte bu anda karşınızdaki sizi hem dedikoducu hem de yalancı biliyor.

Sizde şu cümleyi kuruyorsunuz;

''Anlamaya çalışsaydı, tek bir pencereden görmeseydi, birazcık beynine yer etseydi hiçbir sorun kalmıyacaktı'' ama amadır işte.

Tecrübe...

Evet, tecrübe edinmişsinizdir. Bundan sonraki hayatınızda nasıl adım atacağınızı belirlemişsinizdir.

Sonuç ise, en baştan kaybettiğinizi hiç bir zaman kendinize yedirememenizdir.  Zamana bırakmalı, ya karşılaşır birbirinizi anlarsınız yâda ebediyen susarsınız.
Unutmayın önce arkadaş olunmalı, karşı tarafa ve kendinize zaman vermelisiniz. Birbirinizi tanımalısınız aradan uzunca bir zaman geçse bile. En azından dostluğunuz baki kalır. Demedi demeyin…

Benimki gördüğümü, duyduğumu yazmak işte…

Ve bir Hint atasözü derki;

‘’Dostluğuna ver kendini, zamanla anla ve sabırla denetle. İşte o zaman kaybetmezsin’’

Efendim?

 ‘’ İBRİN’’ ne demek mi?

Araştırın bulun canım…

Öle İşte...


Sağlıcakla...

ozlemilgazoz@gmail.com
https://twitter.com/#!/ilgazoz

YORUM EKLE

banner110

banner109