Savarona'dan sonra sır ölüm Fuhuş baskınına katılan liman görevlisi, olaydan sonra esrarengiz bir şekilde öldü...

Savarona'dan sonra sır ölüm Fuhuş baskınına katılan liman görevlisi, olaydan sonra esrarengiz bir şekilde öldü...

 Savarona'dan sonra sır ölüm Fuhuş baskınına katılan liman görevlisi, olaydan sonra esrarengiz bir şekilde öldü...

Savarona'dan sonra sır ölüm
Fuhuş baskınına katılan liman görevlisi, olaydan sonra esrarengiz bir şekilde öldü...


28 Eylül’de Savarona yatına düzenlenen fuhuş baskınına katılan Denetleme Memuru Behlül Yaşar Karaca, operasyondan 6 gün sonra “şüpheli” bir motosiklet kazasında yaşamını yitirdi. Karaca’nın boynunda kırık olmasına karşın motosiklette bir çizik bile bulunmamasını dikkate alan ailesi, suç duyurusunda bulundu

 
ATATÜRK’ün yaşamının son döneminde kısa bir süre kullandığı Savarona yatına, 28 Eylül’de Antalya İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı ekipler tarafından Göcek’te demirli olduğu sırada fuhuş operasyonu düzenlendi. Operasyonda aralarında yabancı uyruklu işadamlarının da bulunduğu 14 kişi gözaltına alındı. Fuhuş operasyonuna katılanlar arasında Göcek Liman Başkanlığı’nda görev yapan Denetleme Memuru Behlül Yaşar Karaca da vardı. Karaca, operasyondan 6 gün sonra motosikletiyle Muğla’nın Fethiye İlçesi’nden Ortaca’ya giderken “şüpheli” bir kaza geçirdi.

‘3 KİŞİYLE TARTIŞIYORDU’
Kayıtlara göre; Behlül Yaşar Karaca, 4 Ekim’de saat 02.00 sıralarında bir yanı taşlarla döşeli set duvarı bulunan yolda seyir halindeyken, motosikletiyle şarampole uçup hayatını kaybetti. Karaca’nın cesedi, yoldan geçen bir vatandaşın ihbarıyla olay yerine giden jandarma ekipleri tarafından hastane morguna kaldırıldı. Sonra da defnedildi. Ancak, jandarma tarafından incelenmek üzere el konulanmotosiklette bir tek çizik veya far kırılması bile tespit edilmedi. Buna rağmen Karaca’nın baş kısmı ve boyun sağ kısmında kırıklarla yüzünde ve vücudunun değişik yerlerinde kesikler ve yaralanmalar belirlendi. Ayrıca bir görgü tanığının ifadesi üzerine de Behlül Yaşar Karaca’nın ölümü esrarengiz bir hal aldı. Görgü tanığı, Karaca’nın 3 kişiyle bilmediği bir konu nedeniyle tartıştığını, bu kişilerden Erkan isimli şahsa küfrettiğini anlattı.

SAVCILIĞA BAŞVURDULAR
Tanık “Alkollüydü, sigara istedi. Ben araya girdim, ayırdım. Oradan ayrıldık, 5 dakika sonra öldüğünü öğrendik” diye ifade verdi. Tanığın “alkollüydü” ifadesine dikkat çeken ailesi ve avukatları, Karaca’nın ölü muayene tutanağında “alkol almadığı” yönündeki çelişkiyi vurguladı. Karaca’nın ailesi ve avukatı, şüpheleri gidermek için savcılığa başvurdu. Verilen dilekçede ölümün “şüpheli” olduğu belirtilerek Karaca’nın cep telefonundan özellikle 28 Eylül’den sonra yapılan görüşmelerin kapsamlı incelenmesi istendi. Ayrıca cesedin mezardan çıkartılıp DNA testi yapılması talep edildi.

Cevap bekleyen sorular

BEHLÜL Yaşar Karaca’nın ailesi ve avukatı tarafından Göcek Cumhuriyet Savcısı Mevlüt Yalçın’a verilen dilekçede, rutin bir trafik kazası gibi görünen olayla ilgili şu soruların cevabının bulunması istendi:

* Ölü muayene raporunda; Karaca’nın başı, yüzü ve vücudunun değişik yerlerinde kırıklar, yaralar, kesikler ve morluklar olmasına rağmen, şarampole düşen motosiklette neden bir çizik yok? Neden hiçbir farı veya başka bir parçası hasar görmemiş?

* Bu şüpheli duruma rağmen, neden otopsi yapılmadan cesedi hemen gömülmek üzere ailesine verildi?

* Şüpheli ölümlerde çok önem arz eden ve ölene ait olay günü üzerinde bulunan giysiler aradan geçen süre içerisinde neden hâlâ ailesine teslim edilmedi? Bu elbiseler hâlâ mevcut mu?

Cemal DOĞAN / ANKARA habertürk

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER