Sektör NANO ve BOR TEKNOLOJİSİ
Yayınlama Tarihi 02 Ağustos 2010
TORYUM NEDİR NERELERDE KULLANILIR ataşehirweb rehberi

TORYUM NEDİR NERELERDE KULLANILIR

Son günlerde ülkede toryum fırtınası esiyor. Maden bilimciler bir çuval toryumla bir şehri ısıtmanın mümkün olduğunu ülkede bir milyon ton petrole eşdeğer toryum rezervi bulunduğunu iddia ediyorlar. Peki toryum nedir?

Son günlerde ülkede toryum fırtınası esiyor. Maden bilimciler ülkedeki toryum yataklarının değerlendirilmediğinden yakınıyor. Bilim adamları bir çuval toryumla bir şehri ısıtmanın mümkün olduğunu ülkede bir milyon ton petrole eşdeğer toryum rezervi bulunduğunu iddia ediyorlar. Peki toryum nedir? Ne işe yarar? Ülkemiz için ne ifade ediyor?

Toryumun radyoaktif elementler içinde en temizi olduğu belirtiliyor. Türkiye'de en az 800.000 ton toryum elementi olduğu iddia ediliyor. Eğer bu doğru ise bu dünyadaki toplam toryum rezervinin yüzde 70'i demek.

Bir çuvalı bir şehri ısıtır

Osmangazi Üniversitesi Teknoloji Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Muammer Kaya verdiği demeçlerde “bir çuvalı ile bir şehri ısıtabilecek” toryum madenine dikkat çekiyor. Kaya "1 ton toryumun 1 milyon ton petrole eşdeğer" diyor. Dünyanın ikinci büyük toryum yatağının Sivrihisar’da bulunduğunu belirten Prof. Kaya “21’nci yüzyılın en stratejik hammaddelerinden biri olan toryum yoğunlaştırılmış bir yakıttır. Bir çuval kömür ile bir ev ısıtılabilirken bir çuval toryum ile tüm bir şehri ısıtmak mümkündür” şeklinde konuşuyor.

TORYUM NEDİR?

Uranyum ve plütonyum atomlarının çekirdeklerinin parçalanması sonucu elde edilen nükleer güç, günümüzde çeşitli ülkelerde, insanoğlu için kontrol edilebilir enerji teminine önemli katkılarda bulunmaktadır. Uranyum gibi, toryum da bir nükleer enerji hammaddesidir.

Uranyum gibi toryum da doğada serbest halde bulunmaz, fakat 60 civarında mineralin içinde rastlanır. Bunlardan sadece monazit ve thorite, toryum üretiminde kullanılır. Bu mineraller de genellikle nadir toprak elementleri ile birlikte bulunmaktadır.

Toryuma dayalı nükleer santrallerin henüz ticari yapılabilirliği olmayıp, deneme safhasında bulunması ve bu sektörün dışındaki kullanımının sınırlılığı nedeniyle, dünyada bugüne kadar, doğrudan toryum aramalarına fazla önem verilmemiştir.

Buna karşılık, bazı ülkelerde, nadir toprak elementleri içeren monazit yataklarının aranmasına yönelik çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu mineraller aynı zamanda toryum da içerdiklerinden, toryum yan ürün olarak değerlendirilmiş, sağlıklı verilere dayanan rezerv hesapları yapılmamıştır. Uluslararası Enerji Ajansı’na maliyeti 80 USD/Kg seviyesinde toryum rezervi bildiren ülkeler; Arjantin, Avustralya, Brezilya, Güney Afrika Cumhuriyeti, Kanada, Mısır, Norveç, Tayland ve Türkiye’dir. Bu ülkelerin toplam görünür rezervleri 657.770 ton ThO2’dir. Toryumun nükleer enerji hammaddesi olarak kullanılmaya başlanması durumda doğacak talep, çeşitli yatakların ekonomik değerini de belirleyecektir. Bu nedenle, bütün toryum konsantrasyonları bugün için potansiyel birer kaynak durumundadır.

Toryum bugün için geleceğini bekleyen bir nükleer yakıt hammaddesi durumundadır. Bunun en büyük nedeni, nükleer yakıt çevrim sorunudur. Toryum-232, bazı süreçlerle uranyum-233’e dönüştürülebilmektedir. Uranyum 233’de Uranyum-235 gibi parçalanabilir bir maddedir. Bu parçalanma sonucunda da büyük bir enerji açığa çıkmaktadır. Yakıt çevrimi sorunu nedeniyle, bugün için toryumla çalışan ticari ölçekli santraller bulunmamakla birlikte, bu santrallerin prototipleri İngiltere, Almanya ve ABD’de uzun zamandır denenmektedir. Ticari ölçekte üretimin yapılamaması nedeniyle, halen toryumun enerji hammaddesi olarak tüketimi yok denilecek düzeydedir.

Enerji hammaddesi olarak kullanımı dışında, değişik kullanım alanlarında tüketilen toryum miktarının fazla olmaması ve yıllık 700 ton ThO2 civarında olan dünya toryum üretiminin tamamen monazitten yan ürün olarak elde edilmesi nedeniyle, halen sadece toryum için işletilen yatak yoktur.

Türkiye’de Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü’nce geçmiş yıllarda yapılan aramalar sonucunda, Eskişehir-Sivrihisar-Kızılcaören yöresindeki nadir toprak elementleri ve toryum kompleks cevher yatağında, 380.000 ton görünür ThO2 rezervi saptanmış olup, bu rezervin tenörü %0,21 ThO2 dir .öz konusu yatağın tamamında yapılacak sondajlı çalışmalarla bu rakamın, iki katına çıkması olasıdır. Ancak, cevherin zenginleştirilmesiyle ilgili teknolojik sorunlar henüz tam olarak çözülmüş değildir. Maden Tetkik Arama, Türkiye Atom Enerjisi Kurumu ve Eti Holding A.Ş tarafından yapılan teknolojik deneyler, yatağın doğrudan toryum olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını göstermiştir. Saha, nadir elementler ile barit-florit içerdiğinden, yatağın kompleks cevher olarak değerlendirilmesi ve bu konudaki çalışmaların desteklenmesi önem kazanmaktadır.

Diğer taraftan, Malatya-Hekimhan-Kuluncak’ta mevcut benzer nitelikli toryum zuhuru da gerekli çalışmaların yapılması durumunda, söz konusu rezerve katkı yapabilecek durumdadır.

Sonuç olarak, elimizde mevcut verilere göre, toryum, bugün itibarıyla ekonomik değeri olan bir maden değildir. Ancak, dünyadaki hızlı bilimsel ve teknolojik gelişmeler dikkate alındığında bu konuda hazırlıksız yakalanmamak için Türkiye’nin araştırma geliştirme çalışmalarına hız vermesi gerekmektedir.

TMMOB

Maden Mühendisleri Odası

Kaynak: 7. Beş Yıllık Kalkınma Planı, DPT


TORYUM NEDİR ?
Toryum 1828 yılında İsevçli kimyacı J.J.Berzelius buldu. 1880 li yıllardan bu yana ise Lüx lambalarında ışık olarak kullanılmaktadır.Türkiye’de ise ilk defa Hüseyin Kaplan isimli bir mühendisin ortaya çıkardığı bilinir.
Toryum 21. yüzyılda en stratejik nükleer ve enerji maddesi olması muhtemeldir.2005 yılına kadar yapılması planlanan yeni tip enerji santralleri gerçekleşirse Toryum Dünya’nın bir numaralı elementi olacaktır.Eğer toryum enerji üretiminde kullanılan bir element olarak kullanılırsa bunun anlamı trilyonlarca varil petrole eş değer bir enerji üretimi meydana gelecektir.
Toryum Tabiatta yüz on kadar elementten biridir, saflaştırıldığında alüminyum, çelik görünümündedir.

TORYUMUN REZERVLERİ
Dünyanın tespit edilebilen bir milyon iki yüz bin tondur, bunun ise Yedi yüz seksen dokuz bin tonu Türkiye de bulunmaktadır. Türkiye de bulunan toryum rezervleri Eskişehir, Sivrihisar, Beypazarı, Kızılcaören,Malatya ve Sivas’tadır.
Türkiye’nin dışında ise Avustralya’da, Hindistan’da,Norveç’te, ABD’de, Kanada’da, Güney Afrika’da, Brezilya’da bulunmaktadır.



TORYUM GERÇEĞİ !!! Türkiye’deki Toryum Rezervi ve Son Durum …
Posted By smile On 03 Ara 2007. Under Genel    

TORYUM RAPORU: Türkiye, milyarlarca dolarlık toryum rezervine sahip…

Kazada hayatını kaybeden Prof. Dr. Engin Arık, toryum üzerine yaptığı araştırmalarla tanınıyordu.

Nükleer Güç Santrallarının Kurulması ve İşletilmesi İle Enerji Satışına İlişkin Kanun’un TBMM’de görüşülerek kısa süre önce kabul edilmesiyle, Türkiye’nin sahip olduğu uranyum ve toryum maden rezervleri de en iyi şekilde değerlendirilecekti. Böyle bir dönemde meydana gelen uçak kazasında toryumla ilgili çalışma yapan 6 bilim adamının hayatını kaybetmesi, başta bilim adamları olmak üzere tüm Türkiye’yi yasa boğdu.

Dünyada toryum ve uranyum rezervlerine sahip ülkeler arasında Türkiye ilk sıralarda yer alıyor. Nükleer enerjiye sahip olan ülkeler, santrallarda kullanılan uranyum ve toryumu Türkiye’den temin ediyor. Yapılan araştırmalar, ülkemizin toryum rezervinin uranyumdan daha fazla olduğunu gösteriyor. Uranyum ve toryumla ilgili ciddi bir rezerv araştırması yapılmamış olsa da Türkiye, şu an bilinen oranlara göre dünya ülkeleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Doğada siyah yani allenit olarak bulunan toryumun, bilinmeyerek başka alanlarda farklı malzemeler olarak kullanıldığı da oluyor.

Kayseri Erciyes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fizikokimya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Abdullah Çoban, yaptıkları çalışmalarda Türkiye’nin birçok bölgesinde dünya ülkelerine oranla bol miktarda toryum olduğunu belirtti. Kendisinin bulduğu sarı renkli toryum ile ilgili yaptığı çalışmada yakın bölgede bir milyon ton rezervden bahsedebileceklerini açıklayan Abdullah Çoban, toryum ile uranyumun maddi boyutunu açıklamanın mümkün olmadığına dikkat çekiyor. Türkiye’de Maden Tetkik Arama’nın tespit ettiği Eskişehir bölgesinde sadece bir alanda toryum var. Onun dışında tespiti yapılmış alan henüz yok. Prof. Dr. Çoban’ın yaptığı tespitlerde, alandaki toryumun nükleer santrallarda kullanılması durumunda maddi değerini milyarlarca dolar olarak değerlendirmek mümkün.


TORYUMUN İŞLENMESİ VE TEKNOLOJİSİ … YAPILMASI GEREKENLER …
Posted By smile On 06 Ara 2007. Under Genel    

Toryumu halen işleyen ve mamul hale getiren her hangi bir işletme mevcut değil ise de; Toryum’un Çevrecilerden menfi tepki almayan, temiz bir enerji kaynağı olması, gerekli teknolojik gelişme sağlandığında, bir çuval Toryum ile belkide bir ülkenin ısıtılması ve enerji ihtiyacının giderilebilecek olması, Toryum’un bilim adamları tarafından üzerinde çalışılması gereken bir element olması için yeterlidir.

Bor’da olduğu gibi, Toryum içinde ham olarak üretip mamul olarak almamak için Türkiye en kısa zamanda gerekli tedbirleri almalıdır. Türkiye’de araştırma ve geliştirme, yani AR-GE için 40 veya 50 milyon dolar gibi bir paranın bütçeden ve başka kaynaklardan ayrılması yeterli olmaktadır. Ayrıca gerekli Nükleer santraların kurulması için ise yüz milyar dolar gibi bir paraya ihtiyaç olduğundan bahisle, ilim adamları bu paranın yatırılamayacağından endişe etmektedirler. Halbuki Bir körfez savaşı için bu ülke l80 milyon dolar gibi parayı gözden çıkarmış veya kaybetmiş, GAP için bir ona yakın parayı harcamış, gümrük birliğine 60-80 milyar dolar civarında paranın gitmesine göz yummuş, bankaların içinin boşaltılması sırasında 40-50 milyar dolar gibi bir parayı mudilere bütçeden ödenmesine göz yummuş bir devlet, ülkenin yüz yıl gibi bir zaman enerji ihtiyacını karşılayacak bir yatırıma haydi, haydi teşebbüs etmelidir diye düşünüyorum.
Ülkemiz bu miktar yani yüz milyar dolar bir parayı gerektiğinde kredi olarak bulmak zorundadır. Çünkü; elimizde bulunan Toryum sayesinde bütün iç ve dış borcumuzu beş yüz küsur defa ödeyecek bir potansiyele sahiptir. Toryum Türkiye’nin enerji sorununu tamamen çözecek bir miktardadır.
Düşünün ! dünyanın gözdesi bir potansiyele sahip bir maden ve dünyada çıkan madenin yarısından fazlası Türkiye’de bulunuyor.Ne müthiş bir şey, ancak; gerekli teknolojik bilgi ve yatırım yapılmış olsun, 21. yüzyılın süper ülkesi Türkiye!…
Üstelik deneme reaktörü kurmak için sadece bir milyar dolar gibi az bir paraya ihtiyaç var.Çünkü Avrupa bunun ön çalışmalarını bitirmiş ve prototip reaktörleri kurma aşamasına gelmiştir.Halen Avrupa’da 12 adet ülke 1954 yılından bu yana CERN laboratuarında çalışmalar yapılmaktadır.Şimdi ise 20 Avrupa ülkesi bu Nükleer araştırma merkezi CERN’ de birlikte bulunmakta, ne yazık biz bu laboratuarda yokuz.Türkiye Mutlaka bu teknolojik birliktelikten ve bilgiden istifade etmelidir.Çünkü Toryumu enerjiye dönüştürebilecek reaktörler ve teknoloji CERN de var .
Ayrıca Hindistan Toryum ile ilgili nükleer santraların prototipini yapmış,ulusal program hazırlamaktadır. Rusya ile Ermenistan bile bu konuda çalışmalar yapmaktadır.
Üzücü olan şu ki Türkiye’de bu konuda  çalışma ve araştırma yapan, bilgisi olan çok az bir bilim adamı potansiyeli vardır.Bunlar bir elin parmakları kadar ya vardır yada yoktur.
Bunlardan tesbit edebildiğimiz isimleri ise birlikte sıralayalım.Boğaziçi Üniversitesinden Prof. Dr.Engin Arık,Osmangazi Üniversitesinden Prof. Dr. Muammer Kaya,Erol Üçer,Prof Dr Ahmet Ercan,İstanbul Teknik Üniversitesinden Prof Dr Şarman Gençay, Prof Dr D.Ali Ercan ve adını tespit edemediğimiz birkaç ilim adamı daha,o kadar…


YAPILMASI GEREKENLER
Ülkemizin geri kalması, teknolojik seviyede geri olması, tamamen bize ait bir eksikliktir. Çünkü bizim tröst durumunda bulunan dev yatırım şirketlerimiz, devletimizin kurmuş bulunduğu devasa KİT’lerimiz kuruluş aşamasında bir defaya mahsus olarak kurulur ve bundan sonra bir daha -genellikle- teknolojik yenileme ve yatırım yapılmaz.Bir süre sonra hantallaşır ve bizim işletmeler kar edemez duruma gelir.Devletin sırtında çekilemez bir yük olur.Bunun sebebi Gerek devlet iktisadi kurumlarının ve gerekse özel üretim şirketlerinin AR-GE için gerekli yatırımı yapmamış olmalarıdır. Dünya çapında dev şirketler yıllık gelirlerinin oldukça hatırı sayılır bir kısmını AR-GE için ayırmakta ve sürekli teknolojilerini yenilemektedirler.
Türkiye’de gerekli AR-GE çalışmaları yapılmadığından bizim sanayi ve üretim araçlarımız daima, yabancı teknolojiyi ithal etmek ve satın aldıkları teknolojinin gelişmişinin yerine genellikle eskimişini, ekonomik değerini yitirmişini almaktadırlar.
Ülkemiz bir an önce, AR-GE için gerekli hukuki, ekonomik ve teknolojik atılımları yapmalı ve bir an önce dünya teknolojik seviyesini yakalamalıdır.Aksi halde Bor’da olduğu gibi Toryum madeni içinde yabancının teknolojisine ve insafına muhtaç durumda kalır ve yok pahasına elimizdeki zenginlikleri hasımlarımıza vermek zorunda kalırız.