DERDİM ÇOKTUR HANGİSİNE YANAYIM..
Allah nazarlardan korusun …
Türkiye basınının büyük çoğunluğu 61.Türkiye Cumhuriyeti hükümeti başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı ne kadarda çok seviyor. Yaradan sevgilerini daim kılsın.
Nede olsa yaşamın kaynağıdır sevgi.
10 Ocak 2012 tarihinde online gazetelere göz gezdiriyorum.
“Son dakika ! Flash flash flash !”
“Dönüşü muhteşem oldu…”( bu arada zihnim kim dönmüş falan diye sorguluyor.Hımm. bakıyorum başbakanımız dönmüş…AAA nereden dönmüş , ben neden gidişini duymamışım falan diyorum, sonra anlıyorum ki ; Hastalıktan dönmüş.)
Başlıklar devam ediyor “Bdp den girdi Chp den çıktı…”
Kendime nerede konuşmuştur diye soruyorum. Anlıyorum ki günlerden Salı ise , TBMM grup toplantısında konuşmuştur diyor ve devam ediyorum okumaya.
Evet, epey bir mevzuya değinmiş olduğunu fark edip , en iyisi mi doğru kaynaktan okumak gerek deyip akparti.org.tr ye geçiyorum.
Ana başlık ” Irak tarihi bir mesuliyet altındadır.”
Alt başlıklar ve kısa kısa içeriklerinden söz edecek olursak; Hafta içi yapılan bir intihar saldırısında, 25 Suriye vatandaşının daha hayatını kaybettiğine işaret ederek , Suriye'de olayların başlamasından bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının 6 bini aştığını kaydediyor. Suriye ve Irak'taki tüm tarafları bir kez daha aklıselime, sağduyuya davet ediyor.
Suriye ve Irak'ta bunlar yaşanırken bir başka dost, kardeş ülke Nijerya'dan acı haberler aldıklarını, başkent Abuja ve diğer kentlerde yapılan saldırılarda, bir gün içinde 39 kişinin hayatını kaybettiğini, 57 kişinin yaralandığını vurguluyor.
Uluderede 35 canın yitirilmesini kastederek BDP nin ve PKK ile aynı üslubu, dili kullanarak, cenazeler üzerinden fırsat devşirme çabası içinde olduğunu söylüyor.
Ükemizde ki Alt yapıdan Üst yapıdan , otoyollardan bahsediyor.
PARTİLERİN kapatılmasından 17 Mayıs 2006 de gerekleşen Danıştay saldırısının faturasının o gün için kendilerine kesilmeye çalışıldığına dikkat çekiyor.Terörist başını peygamber ilan edenlere vurgu yaptıktan sonra Uludere hadisesi sonrasında Ana muhalefet Partisi CHP ile muhalefet partisi BDP' nin nasıl birbirinin mütemmim cüzi olduklarının açığa çıktığını belirtiyor…
Sadete gelecek olursak; mevcut cari açıktan, issizlikten, yeni anayasadan söz eden yok.
Sayın başbakanımız yakın coğrafyayı değerlendirirken İsrail'in uluslar arası hukuka aykırı olarak, Batı Şeria ve Doğu Kudüs te yapılaşmasını yüzde yirmi artırıp bu konuda yılın rekorunu kırdığını anlatmıyor.Mavi Marmara sonrası uygulanacak yaptırımlar ne durumda bizi bilgilendirmiyor.Bunlar ilk aklıma gelenler..
Konuyu çok uzatmadan asıl derdime geleyim..Bu coğrafyada şanlı Urfa diye bir kent ve burada Akçakale diye bir sınır kapısı var..Cilvegözü sınır kapısınıda sollayarak ticaret hacminde öne geçen ve Ülkeye günde 400 bin liralık katkı sağlayan bu sınır kapısı,Suriye tarafından haklı olarak; Türkiye tarafından uygulanacağı açıklanan 9 maddelik yaptırımlara karşılık tadilat bahanesiyle kapatılmıştır..Kim kime yaptırım uygulamış oluyor soruyorum sizlere..Sizlere yalan yanlış bilgi aktarmakmak adına Akçakale ilçesi ticaret odasından bir kardeşimize ulaşıyorum..Bana bilgi sunarken İsmimi bile yayınlayabiiirsiniz Gülşen hanım diyor . Anlltıklarından en az 3700 ticari aracın şu an iş yapamadığını öğreniyorum.Varın bu rakamı en az üçle, çarpın . Bırakın üçü bence 7 ile çarpın.Hatta öyleki bazı kamyoncu kardeşlerimiz 15 e yakın bir nüfusa bakıyor.. Bunları bir hesaplayın. Ayrıca ilçeden geçen transit araçların kaybı var. Gün içinde sınırlar arası çalışan yüzlerce taksici ekmeksiz kalmış durumda..
Vatansever kaymakammı dersiniz; vatandaşsever kaymakammı dersiniz ne dersiniz bilemem ama söz konusu ilçe kaymakamımızın sınırın açılması için çaba gösterdiğini lakin Suriye tarafından muhatap bulamadığını öğreniyorum. Vatandaşın Ankara ya vekillere gittiklerini, ilgilenileceğiz denilip kimsenin ilgilenmediğini, halkın zor durumda olup cepten yediğini konuşuyoruz.. Allahım bir hükümet bir devlet nasılda bu kadar vatandaşını sahipsiz kılar diye hayıflanıyorum..Bir hükümet sorunu çözmek istese muhatab bulur ve meseleyi bal gibi çözer.Anlaşılıyor ki çözmeyi arzulayan yada adam yerine konulan yok.Belediye başkanının demeçlerinde de en az 30 şirketin işinin durduğunu biliyoruz.Ben kapıyı kapattı diye Suriye ye kızmıyorum. Kendi duvarlarını örerek bu milleti boğanları eleştiriyorum. Sınırın öbür tarafının hali dahada içler acısı.
İnsanları aç bırakarak mı demokrasi gelecek bu coğrafyaya?
Bu coğrafyada hiçbir topluluk bir diğerinin acısı üzerinden huzur bulamaz.Aynı coğrafyayı paylaşan topluluklar birlik bütünlük içinde olmadan bu coğrafya ya huzur gelmez arkadaşlar.Bu sebeble barışa kardeşliğe , demokratikleşmeye ve demokrasiyi derinleştirmeye ihtiyacımız var.
Günümüzde Dünya nüfusunun yarısı yani 3 milyar insan açlık sınırında yada açlık sınırının altında yaşıyor. Bu sınırda yaşayan insanların günlük geliri 2 doların altında.Dünyada günde ortalama 20 bin ile 25 bin arasında insan ne acıdır ki, açlıktan, sefaletten ,yoksulluktan ve hastalıktan ölmekte.Dünya nüfusunun neredeyse yarısı ekonomik pastadan %5 pay almakta..Zengin olan %20 lik kesim ise %70 ini almakta. Hani şair der ya;” Bir adam dokuz pul, dokuz adam bir pul/ Kurt yapmaz bu taksimi kuzulara şah olsa”.vaziyet o misal.
Ekonomik gelişmişliklerini yüksetlmiş zengin ülkeler silahlanmaya ayırdıkları bütçenin %3 ünü açlıkla mücadeleye aktarsalar dünyada “açlık” diye bir sıkıntı kalmaz.
Geçmiş yıllarda dünyada sigaraya harcanan para 30 milyar dolar idi.Eglenceye harcan 150 milyar dolar.Kozmetiğe harcanan para 100 milyar dolar.Bunların yanı sıra yakın zamanada kadar eğitime harcanan para ne acıdırki 15 milyar dolar.Sağlıga ve temel ihtiyac maddelerine harcanan para ise 20 milyar doları gibi.
Dünyadaki ve paralelinde Türkiyedeki bu çarpıklık,cahillik umusamazlık,zavallılık,düşüncesizlik, cehalet,eğitimsizlik benim içimi acıtıyor.Gelin bu hafta genel bağlamda bir şey yapamıyorsakta en azından sınır vilayetlerindeki kardeşlerimizin sesi olalım..Bunları paylaşalım.Bu hükümetlerin bizi Ülkemiz sınırları içine hapsedip açlıktan daraltmasına, kalbimizi karartmasına, kardeşi kardeşe düşman etmesine izin vermeyelim.Başımıza ne gelirse haktandır.lakin bu hakediştendir. Bizler önce sorumlulukklarımızı yerine getireceğizki Allahtan dularımızı kabul burursun.
Şu duacıkta küçük bir armaganım olsun.”Allahım lütfen Rızkımızı azaltma, Kalbimizi karartma, ruhumuzu daraltma, bİze senden başka kapı aratma! “
GÜLŞEN YİĞİT.