Gece yarısı ile sabah 6 arasında yola çıkmayın!

TÜRKİYE

Gece yarısı ile sabah saat 06:00 arasında uyku baskısının daha fazla olduğuna dikkat çeken uzmanlar bu saatlerde yola çıkmayın.

 Gece yarısı ile sabah 6 arasında yola çıkmayın!
Gece yarısı ile sabah saat 06:00 arasında uyku baskısının daha fazla olduğuna dikkat çeken uzmanlar bu saatlerde yola çıkmayın.
Kurban Bayramı yaklaşırken 9 günlük tatilden yararlanmak isteyenler yola çıkmaya hazırlanıyor. Gece yarısı ile sabah saat 06:00 arasında uyku baskısının daha fazla olduğuna dikkat çeken uzmanlar, “Bu saatler arasında yola çıkmamak gerekir” uyarısında bulunuyor. Uzmanlara göre mola zamanlarında 20 dakikayı aşmayacak şekilde uyumak ve molalarda kan şekerini yükselterek uyku getirecek olan karbonhidrat tüketiminden kaçınmak gerekiyor.

Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Fatma Duygu Kaya Yertutanol, sağlıklı bir zihin işlevi için uykunun kritik önemde olduğunu söyledi.

Uykusuzluk beynin işlevlerini yavaşlatıyor


Yertutanol, uyku süresinin ya da uyku kalitesinin azalması, uyku ihtiyacının karşılanamaması yani uykusuzluk anlamına geldiğini belirterek şunları söyledi:

“Uykusuzluk kısa süreli (3 aydan kısa) ya da uzun süreli (3 aydan uzun) olabilir. Her ne şekilde olursa olsun uykusuzluk yaşayan kişilerin zihinsel işlevleri olumsuz şekilde etkilenir. Uykusuzluk yaşayan kişiler yorgun, uykulu, kaygılı, huzursuz ve çökkün hissederler.Bunun yanı sıra dikkat eksikliği yaşarlar ve tepki zamanları yavaşlar yani vermeleri gereken tepkiyi istedikleri kadar hızlı veremezler. Problem çözme, bellek, dikkat, odaklanma ve karar verme gibi günlük hayatı sürdürmeyi sağlayan çok önemli beyin işlevlerinde zayıflama olur. Bütün bu nedenlerle uykusuzluk yaşayan kişilerin günlük hayatta hata yapma olasılıkları artar ve karar verme işlevleri bozulur. Bu kişilerin risk alma ve yanlış karar verme olasılıkları uykusuzluk şikâyeti olmayan kişilere göre anlamlı derecede artar.”

Kazaların dörtte biri uykusuzluktan


Yapılan araştırmaların, motorlu araç kazalarının yaklaşık dörtte birinin uykusuzluğa bağlı olduğunu gösterdiğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Fatma Duygu Kaya Yertutanol, “Uyku ihtiyacı tam olarak karşılanmamış bir kişinin beyni, bir an önce uykuya geçişi sağlayacak şekilde bir ‘uyku baskısı’ altında kalır. Uyanık kalınan süre arttıkça uykuya geçişi hızlandıracak bu baskı da artar ve kişinin uykuya direnme gücü azalır. Böylece kişi daha kolay uykuya dalar. Her ne kadar kişiler uykularının geldiğini hissettiklerinde “uyanık kalabilirim” diye düşünseler de uyku çok güçlü bir biyolojik dürtüdür. Dolayısıyla uyanıklığın çok kritik olduğu motorlu araç, kesici-delici alet kullanımı gibi durumlar için uykusuzluk büyük bir tehlike arz eder” uyarısında bulundu.

Yola çıkmadan önceki gece iyi uyuyun


Yrd. Doç. Dr. Fatma Duygu Kaya Yertutanol, uykusuz bir şekilde trafiğe çıkmamak için alınabilecek önlemleri de şöyle sıraladı:

“Eğer özellikle uzun yol olmak üzere trafiğe çıkacağımız önceden belliyse, yola çıkmadan önceki süreçte bazı önlemler alabiliriz. Yola çıkmadan önceki gece 6-8 saatlik bir uyku uyunması, kaza riskini aza indiren en değerli önlemdir.

Gece yarısı ile sabah saat 6 arasında yola çıkmamak gerekir çünkü bu saatler arasında uyku baskısı daha fazla olur.

İlaç alınmalı mı?


Düzenli kullanılan uyku getirici ve dikkat dağınıklığı yapıcı ilaçların doktora sorularak yolculuktan önceki gece ve yolculuğun yapılacağı gündeki dozlarının atlanması uygun olacaktır. Diğer yandan düzenli kullanılmadığı halde uyku getirici özelliği olduğu bilinen soğuk algınlığı ilaçları gibi ilaçların da yolculuk gününde alınmaması gerekir. Yolculuktan önceki gece ve yolculukta alkol kesinlikle alınmamalıdır.”

İdeal olanın kişinin uyku ihtiyacını yeterince karşıladıktan sonra motorlu araç kullanması olduğunu belirten Yertutanol, “Ancak herhangi bir nedenle uykusuz halde trafiğe çıkılması durumunda, kaza riskini en aza indirmek için bazı önlemler alınabilir” dedi.

Uykusuzluk belirtilerine dikkat!


Öncelikle sürücülerin, bazı durumların “uykusuzluk” belirtisi olduğunu ve tehlike sinyallerinin çaldığını anlayarak hızlı önlemler almaları gerektiğini bilmeleri gerektiğini ifade eden Yrd. Doç. Dr. Fatma Duygu Kaya Yertutanol, bu işaretleri şöyle sıraladı:

“Sık sık esnemek,

Göz kapaklarında ağırlık hissi,

Sık sık göz kırpmak,

Yorgun ve huzursuz hissetmek,

Yol çizgilerinin dışına çıkmak, belirlenmiş yol şeridinin içinde kalamamak,

Trafik işaretlerini kaçırmak,

Yolculuğun son birkaç dakikasını hatırlamıyor olmak.

Cam veya radyonun sesini açmak uykusuzluğu gidermiyor!


Sıklıkla sürücüler camı açmak, radyonun sesini artırmak gibi yollarla uykularını açmaya çalışırlar ancak çoğu kez bunlar işe yaramaz. Peki, uyanık kalmak için neler yapılabilir?

Yola çıkmadan önce veya yolculukta bir mola verip kısa bir uyku uyumak dikkatin toparlanmasına yardımcı olur. Bu kısa uykunun 20 dakikayı geçmemesi gerekir. Yolculuk sırasında veya molalarda kafein içeren kahve gibi içeceklerin tüketilmesi uyanıklık sağlamak için iyi olabilir ancak kafein etkisini yaklaşık 30 dakika sonra gösterecektir. Yine kafeinin etkisinin kısa süreceğini akılda tutmak gerekir. O nedenle tek başına kafeinli içecek tüketmek bir önlem niteliği taşımaz.

Tek başına yerine yedek sürücü olabilecek birisiyle yolculuk etmek ve iki saatte bir sürücü değiştirip diğerinin dinlenmesine izin vermek faydalı olur.”

Kaç saatte bir mola verilmeli?


Sürücülerin en az 2 saate bir mola vermeleri gerektiğini ifade eden Yertutanol, “Sürücülerin mola zamanlarını dinlenerek mümkünse 20 dakikayı aşmayacak şekilde uyuyarak geçirmesi gerekir. Önce kafeinli bir içecek içip, onun etkisi başlayana kadar kısa süre uyumak kişinin dikkatini toplamasına yardımcı olur. Molada yemek yenilecekse ağır olmayan hafif ve az miktarda yemek yenilmesi önemlidir. Kan şekerini hızlı yükselten karbonhidrat içeriği yüksek olan gıdalar uyku halini artıracağı için bu tür yiyeceklerden uzak kalmak gerekir” uyarısında bulundu.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.