İSTANBUL ULAŞIMINA YENİ VE AKILLI ÇÖZÜMLER

İSTANBUL

İBB’nin “Sürdürülebilir Ulaşım Kongresi” kapsamında “Yeni Nesil Araçlar” oturumu yapıldı.

 İSTANBUL ULAŞIMINA YENİ VE AKILLI ÇÖZÜMLER

İBB’nin “Sürdürülebilir Ulaşım Kongresi” kapsamında “Yeni Nesil Araçlar” oturumu yapıldı.

İTÜ’den Doç. Dr. Eda Beyazıt İnce’nin kolaylaştırıcılığında (moderatör) gerçekleştirilen oturumda, Türkiye’de akıllı mobilite, otonom araçlar, yeni ulaşım teknolojileri gibi başlıklara değinildi. Oturumda yenilikçi bir ulaşımın farklı boyutları ele alınarak bunların İstanbul için ortaya çıkardığı olanaklar tartışıldı.

İBB’nin “Sürdürülebilir Ulaşım Kongresi” kapsamında “Yeni Nesil Araçlar” adlı oturum yapıldı. İTÜ’den Doç. Dr. Eda Beyazıt İnce’nin yönettiği oturumda Novusens İnovasyon ve Girişim Enstitüsünden Berrin Benli, Okan Üniversitesinden Prof. Dr. Nejat Tuncay, Oxford Üniversitesinden Doç. Dr. Nihan Akyelken konuşmacı olarak yer aldı. Oturum sonrası yapılan panelde ise Zorlu Enerji’den Burçin Açan, Devecitech’den Kerem Deveci ve Duckt’tan Gökşen Atalay katılımcı olarak bulundu.


Ulaşım endüstrisi akıllı mobiliteye doğru kayıyor

Novusens İnovasyon ve Girişim Enstitüsünden katılan Berrin Benli, “Ulaşım endüstrisi akıllı mobiliteye evriliyor, önümüzdeki süreçte pazarın daha da büyümesini bekliyoruz” diyerek sözlerine başladı. Benli, şunları söyledi:


“Akıllı mobiliteyi beş aşamada analiz ettik. Amacımız vatandaşın yaşam kalitesini arttırmaktır. Çalışmalarımız araçların değil insanların mobilitesini arttırmak amacıyla yapılıyor. Akıllı mobilite konusunda başarılı olabilmek için işbirliği oldukça önemli. Bizim projemiz sırasında böyle bir işbirliği ortamı da oluştu. Geleceğe baktığımızda açık inovasyon, açık veri, akıllı şehir, akıllı mobilite gibi başlıklar öne çıkıyor. Açık verinin kullanıldığı en önemli alan, akıllı mobilite alanıdır. Geleceğe dönük en önemli hedefimiz ‘Düşük Karbon Bütünleşik Kentsel Mobilite’ çalışması yapmak.”


Önceliğimiz; karbondioksit üretme, enerjiyi verimli kullan

Okan Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Nejat Tuncay, “Elektrikli araç demek, sıfır emisyon demek, dersem yanlış olur. Ancak emisyonun azaltılması oldukça önemlidir. Otonom elektrikli araçlar verim, emisyon, konfor, sağlık gibi başlıklarda avantaj sağlayabiliyor. 2018 itibariyle küresel olarak yaklaşık 5 milyon elektrikli araç satıldı. Bu önemli bir dönüşüme işaret ediyor. Haberleşmede 5G önemli bir imkan yaratacak. Ülkeler 6G üzerine çalışıyor. Türkiye’nin bundan geri kalma şansı yok” dedi.


Sosyo-teknik dönüşüm sağlanmalı

Oxford Üniversitesinden katılan Doç. Dr. Nihan Akyelken, “Ulaşımda birçok yenilik var. Araç teknolojisinde elektrikli, otonom ve paylaşılan olmak üzere üç yenilik var; ama iyi olan bu üçünün bir arada kullanılmasıdır. Bu yenilikleri teker teker değil de bütünsel olarak görmeliyiz. Bu yenilikler çok sayıda avantaj ile birlikte anılıyor. Bu teknolojilerin daha bütüncül bir perspektiften değerlendirilmesi gerekiyor. Ancak o zaman gerekli dönüşüm doğru ve sosyo-teknik bir şekilde gerçekleşir” dedi. Akyelken, sunumda kamu sektörünün rolüne dikkat çekerken kamunun dengeleyici rolüne de değindi. Yol haritasının kapsamlı bir bakışla gerçekleştirilmesi gerektiğini belirten Akyelken, ihtiyacın doğru tespitine vurgu yaptı.


Panelde gündem enerji oldu.


Panelist Burçin Açan ise özel sektörün neler yaptığı konusunda şu bilgileri aktardı:

“Zorlu Enerji dikey entegre bir enerji şirketidir. Yüzde sekseni yeşil enerji olan ürettiğimiz enerji, karbon salınımı düşük enerjidir. Biz yeni nesil enerji üzerine eğilmek istiyoruz. Bunun merkezinde de elektrikli araçlar var. Hizmet olarak mobilitenin sağlanası anlamına gelen bu süreçte biz de farklı servisler hayata geçirdik. Önümüzdeki dönemde de daha fazla bu konuya eğilmek istiyoruz. Elektrikli paylaşımlı araç hizmeti başlatmış durumdayız ve cep telefonunuzla kolaylıkla bunu kullanabiliyorsunuz. Hizmetlerimizi daha da ilerleteceğiz.”


“Bugün 4. Sanayi Devrimini yaşıyoruz. Biz yenilikçi ürünlerimizle akıllı süreçler geliştiriyoruz” diyerek sözebaşlayan, panelist Kerem Deveci de, “İlk girişimimiz ile trafikte araçların yarattığı rüzgardan enerji üretmeye yönelikti. Bu projeyi metrobüs hattı üzerinde denedik. Bugün ‘Nesnelerin İnterneti’ diye bir gündemden bahsediyoruz. İleride bu başlık daha da gelişecek. Bizim amacımız 10 yıl sonraki karayollarını inşa edebilmek” dedi.


Son panelist olan Gökşen Atalay ise Duckt’ın mikromobilite alanında çalışmalar yaptığına değindi. Atalay şunları dedi:


“İstanbul’da ‘Martı’ girişimimiz bulunuyor. Şehirlerin bu tip uygulamalara yönelik altyapı ihtiyacı ortaya çıkmakta. Mikromobilite için gereken altyapı için girişimlerde bulunuyoruz. Farklı modeller ile bunun yapılması olanaklı. Şehirdeki kurulu altyapı ile bütünleşince bu araçların önemli bir işlev göreceğini düşünüyoruz.”

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.