Türkiye'de en fazla ölüm sebebi, kafa travmasından
Herhangi bir darbe veya kaza sonucu başın yaralanması olarak tanımlanan 'Kafa travması' geçiren hastaların yüzde 20'sinin ilk travma anında veya nakil sırasında kaybedildiği bildirildi.
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mahmut Akyüz, kafa travması geçiren hastaların yüzde 20'sinin ilk travma anında veya nakil sırasında kaybedildiğini bildirdi.

Doç. Dr. Mahmut Akyüz, herhangi bir darbe veya kaza sonucu başın yaralanmasının "kafa travması" olarak adlandırıldığını, günlük hayatta sık olarak karşılaşılmasına rağmen vatandaşların halen kafa travması konusunda yeterince bilgili olmadıklarını söyledi.

Gelişmiş ülkelerde kafa travmalarının ölüm nedenleri arasında üçüncü veya dördüncü sırada olduğuna işaret eden Doç. Dr. Akyüz, "Kafa travmaları ülkemizde maalesef halen birinci sırada ölüm nedeni" dedi. Kafa travmalarının çoğunluğunun trafik kazaları nedeniyle oluştuğuna değinen Mahmut Akyüz, doğru ve zamanında yapılan müdahale ile yaralanmanın verebileceği zararların en aza indirilebileceğine değindi. "Telaş içinde yapılan yanlış ilk yardımlar, yaralanmaların artmasına neden olabilmektedir" diyen Akyüz, şöyle konuştu:

"Kafa travmalı bir hastada ilk müdahale, hasta acil servise veya yoğun bakıma geldiğinde değil, travmanın olduğu yerde başlamalıdır. Hastaya travma anından, devamlı tedavisinin yapılacağı kliniğe gidene kadar transportun her aşamasında sistematik ve hızlı yaşam desteği verilmeli ve sürdürülmelidir. Kafa travması hastalarının yüzde 20'si, ilk travma anında veya transport sırasında kaybediliyor. Buna da en çok düşük tansiyon ve kandaki oksijen düzeyinin yetersizliği sebep oluyor." Akyüz, düşme veya trafik kazası gibi olayların ardından görülebilecek bazı belirtilerin vatandaşlarca bilinmesi gerektiğini belirterek, şöyle devam etti:

"Hasta ve hasta yakınlarının bazı önemli detayları bilmesi gereklidir. Travma sonrası 15 dakikadan fazla şuur kaybı, şiddetli baş ağrısı, bulantı, kusma, şuurun giderek artan şekilde bozulması, uyku hali, kulaktan veya burundan kan veya suya benzeyen sıvı gelmesi, sara nöbeti geçirilmesi gibi ayrıntılar oldukça önemlidir."

Akyüz, bebeklerin de kafa travması bakımından riskli grupta olduğunu, ailelerin bu konuda "uyanık" olması gerektiğini vurguladı. Ailelerden, bebeklerde kafatasının ön tarafında bulunan ve halk arasında bıngıldak olarak bilinen açıklığa dikkat etmelerini isteyen Doç. Dr. Akyüz, "Bu açıklığın kabarıklığının belirgin olması, kusma eşlik etmesi, devamlı ağlama hali, gözlerin bir tarafa kayması, ellerde ve kollarda istemsiz hareketler veya hareketin olmaması, cilt altında belirgin şişlik veya çökmelerin olması önemli detaylardır" ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Mahmut Akyüz, bu tür durumların gözlenmesi halinde mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi. Kaynak
Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner130