Tespihe 50 milyon lira
Tespihe 50 milyon lira
        
          
Türk ustaların yaptığı tespihler sadece Türkiye değil, Avrupa ve Ortadoğu'daki müzayedelerde on binlerce dolara ulaşan fiyatlarla satılıyor
 
Allah; tüm eksiklik ve kusurlardan uzaktır... Tespihin asıl ismi bu: Sübhanallah... Hazreti Muhammed (S.A.V) buyurmuş ki "Tespihler, zikirler ve dualardan sonra denizlerin köpükleri kadar da olsa bütün günahlarınız bağışlanır." Bugün Türkiye'de 50 milyon, dünyada ise 1 milyar dolara çıktığı tahmin edilen tespih piyasasının temeli dine dayanıyor. Üstelik sadece Müslümanlık değil birçok dine ibadete yardımcı bir 'sayma aracı' olarak girmiş tespihler. Müslümanlar 33'er kez "Sübhanallah, Elhamdülillah, Allahuekber" demek için 99 taneli tespihleri ellerine alırken, kimi dinlerde tane sayısı bine kadar çıkıyor.

İSTANBUL MERKEZLİ

İslam döneminde başlangıçta Kâbe, Kudüs, Kerbela topraklarının çamurundan veya antik Hitit, Urartu, Fenike ve Roma camlarından yapılan tespihler, estetik isteklerin gelişmesiyle 14 ve 15'inci yüzyılda bugünkü halini almaya başlamış. Tespihin bir sanat haline dönüşmesine ise, tıpkı Kuran yazmalarında olduğu gibi, imparatorluk başkenti İstanbul beşiklik ediyor. Tespih Osmanlı Sarayı'na günlük eşya olarak girince hem kendisini, hem de yapanların değeri artıyor. 17'inci yüzyılda serpilen Türk tespihçiliği, bugün dünyada 'en iyi' olarak kabul ediliyor. Öyle ki Türk ustaların yaptığı tespihler sadece Türkiye değil, Avrupa ve Ortadoğu'daki müzayedelerde on binlerce dolara ulaşan fiyatlarla satılıyor. Günümüzde stres atma temelinde gelişen, bir el alışkanlığı olarak kullanıldığını daha yaygın olarak görüyoruz tespihin.

En değerlisi: Mercan

Tespih tanelerini altın, yakut ya da pırlantayla süslemek kuşkusuz değerlerini artıran etkenler. Ancak tanelerin yapıldığı asıl taşlar çok farklı malzemelerden elde ediliyor. En makbul ve değerlileri mercan, fosilleşmiş ağaç reçinesi olan kehribar, fildişi ve gergedan boynuzundan olanlar. Ancak balina dışkısından elde edilen amber, deniz kaplumbağasının kabuğu bağa, kaplan tırnağı, mors balığı dişi ve günlük hayatta sıkça rastladığımız oltu taşı da tespihçilikte değerli malzemeler olarak kullanılıyor.

Alırken bunlara dikkat!

Tespih'in 'iyi' ve 'kaliteli' sayılabilmesi için belli kriterlere sahip olması gerekiyor. Yapan ustanın kim olduğu ve işçiliği değerini artıran bir etken. En kıymetlisi mercandan yapılanı. Ama onlarca çeşit mercan arasında rengi koyu kırmızı değil de daha pembeye çalanlar kıymet kazanıyor. Taşı, şekli kadar formu da önemli. El tespihlerinin kolay çekilebilir ebatta olması gerekiyor.

Ünlülerin elinden de düşmüyor

Bugün hem müzelerde hem de birçok özel koleksiyonda fiyatları milyonları bulan değerli tespih örnekleri var. Sayıları binin üzerinde tespih koleksiyonu olan Türk işadamları arasında Mehmet Çebi, Remzi Gür, Necip Sarıcı, Kemal Bilginsoy gibi isimler var. Rahmetli Sakıp Sabancı'nın da önemli tespih koleksiyonu olduğu biliniyor. Bunun dışındaki tespih meraklıları medyada da gördüğümüz ünlü isimler... Başbakan Erdoğan'dan, Mustafa Koç'a, Hülya Avşar'dan Semra Özal'a kadar birçok ünlü isim günlük hayatlarında zaman zaman tespih kullanıyor.

Sultan'ın 'inci tanelisi' rekor kırdı

Geçtiğimiz yüzyıllarda yaşamış efsanevi tespih sanatçılarının yaptığı ürünler de dünya piyasalarında hatırı sayılır paralara el değiştiriyor. En önemli örneklerden biri Sultan II'inci Abdülhamit'in 1911'de Paris'te müzayedeye çıkan tespihi. Taşları inci, imamesi pırlanta, durakları iki top zümrütten yapılma tespih, Galerie Georges Petit'in düzenlediği müzayedede 623 bin 500 franka (bugünkü parayla yaklaşık 250 bin lira) alıcı buluyor. Üstelik alan kişi Monsieur Frank, Romeuf, Margosyan'la kapışan Monsieur Roseneau oluyor. Tabii bu eser bugün piyasaya çıksa değerinin 250 bin lirayla ölçülemeyeceği çok açık.

Tespihlerini kitap yapan koleksiyoner

Tespihin ülkemizde bir sanat olarak algılanması çok yeni. Atina'da bile var ama henüz bizim bir tespih müzemiz yok. Tespihle ilgili basılan yayınların sayısı da oldukça az. Ancak Topkapı Sarayı'nda önemli örneklerini görmek mümkün. Sultan III. Selim'e izafe edilen inci-zümrüt tespih şüphesiz müzedeki en önemli eserlerden biri. İslam Sanatları üzerine geniş bir koleksiyoneri bulunan Mehmet Çebi'nin ise iki binin üzerinde seçkin bir tespih koleksiyonu var. 'Mehmet Çebi Koleksiyonu'ndan Zikir Taneleri' isimli bir katalog bastıran Çebi, 12 Şubat'ta Cemal Reşit Rey'de tespih ve hat sergisi düzenliyor.

BURCU ALDNİÇ / SABAH


Diğer Haberler için tıkla

Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.