Hükümetten HES atağı
Hükümetten HES atağı
Valilik tarafından İkizdere Vadisi'nin SİT alanı kapsamına alınmasıyla Hükümet karşı atağa geçti. SİT alanı ilan etme yetkisi Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devrediliyor.


İkizdere Vadisi'nin doğal sit alanı ilan edilmesine ilişkin SİT kararı Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devrediliyor. Kültür ve Turizm Bakanı Günay konuyla ilgili olarak "Avrupa hukukuna uyuyor ama tereddütlerimiz var" dedi.

Bakan Günay, ''Tabiat ve kültür varlıklarına'' ilişkin bir başka soruya ise tabiat varlıklarının tümüyle kendi bakanlıkları tarafından yönetildiğini söyledi. Günay şunları kaydetti:

''Fakat tabiat alanlarının, varlıklarının Çevre Bakanlığı tarafından yönetilmesi, madem ki ülkemizde bir çevre bakanlığı var. Avrupa hukukuna ve dünyada ki evrensel gelişmelere uygun bir davranış. Ancak, sunulmuş yasayla ilgili bizim bazı tereddütlerimiz var. Bu konuda bir ortak komisyon çalışmasını Çevre Bakanlığı ile yapıyoruz. Şuanda yasa sadece Başbakanlıkta. Meclise gönderildi. Orada da çeşitli komisyonlardan geçecek. Bu yasama döneminde çıkması mümkün değil. Bence bu yasama döneminde çıkması da doğru değil. Çünkü aceleye getirilerek çıkartılacak bir yasa değil. Ama yasa bizden bazı şeyleri almıyor sadece, bazı alanların yönetimini de bize veriyor. Bir tabiat alanı içerisinde bir tabiat parkı içinde dünya miras alanlarıyla ilişkili bir alan varsa arkeolojik, tarihi alan varsa bunları yönetimi de Çevre Bakanlığından alınarak, Kültür ve Turizm Bakanlığına veriliyor. Mesela Çanakkale ve Gelibolu tabiat parkı içinde anıtların olduğu bölüm var. Bunların yönetimi bize veriyor. Ama yasa üzerinde biraz çalışılması gerekiyor. Fazla endişe edecek bir şey yok. Dikkatle takip ediyoruz. Eksik bir biçimde çıkmaması için gerekli özeni göstereceğiz. Tabi bu yasanın meclise sevk edilme tarihi sit alanlarıyla ilgili, koruma kurulu kararlarıyla ilgili bazı tartışmalar olduğu için sanıyorum çok zamanlama uygun olmadı. Yani bir çakışma gibi gözüktü. O açıdan uygun olmadı.''

ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI'NIN AÇIKLAMASI

Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, sit alanları ile ilgili tasarının, HES Projeleri ile ilgisinin olmadığı, AB Çevre Faslı'nın bir gereği olduğu bildirildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, bugün bazı basın yayın organlarında, ''Rize İkizdere Vadisinin sit alanı ilan edilmesi üzerine, Hükümetin sit alanı ilan etme yetkisini Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'ndan alarak, Çevre ve Orman Bakanlığı'na veren kanun tasarısı hazırladığı ve tasarının Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulduğu''nun iddia edildiği belirtildi.

Açıklamada, söz konusu tasarının 2002'den bu yana üzerinde çalışılan bir konu olduğu, 21 Aralık 2009'da AB Çevre Faslı'nın açılmasıyla da sürecin hızlandığı belirtilirken, ''Tasarıya 6 Ekim 2010 tarihinde Başbakanlık Kanunlar Kararnameler Genel Müdürlüğü'nde nihai hali verilmiştir. Rize İkizdere Vadisinin 22 Ekim 2010 tarihinde sit alanı ilan edildiği düşünülürse, son düzenlemenin bu kararla ve HES projeleri ile herhangi bir alakasının olmadığı daha iyi anlaşılacaktır'' denildi.

Türkiye'nin Çevre Faslı'nın açılması ile Birliğe üye olarak katılabilmesi için öncelikle ''Tabiatın ve biyolojik çeşitliliğin korunması'', ''Kuş ve Habitat Direktiflerine Uyum'' gibi yerine getirmesi gereken bazı taahhütleri bulunduğu ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

''AB Çevre Faslı kapanış kriterlerinden birini 'Doğa Koruma' başlığı oluşturmakta olup ülkemiz Ulusal Programda, Strateji ve Müzakere Pozisyon Belgelerinde, 'Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu'nu 2012 yılı sonuna kadar çıkarma taahhüdünde bulunmuştur. Bu çerçevede ulusal mevzuatımızdaki özellikle (Habitatlar ve türler ile alakalı envanter oluşturulması, Habitat ve türlerin izlenmesi için bir sistem oluşturulması, Flora ve fauna ile yaşama ortamlarının fiziki planlarda dikkate alınması, Korunan alanlar ağının oluşturulması, Yönetim planlarının tanımlanması) konularındaki eksikliklerin giderilmesi ve mevzuatımızın AB Mevzuatı ile uyumlaştırılması maksadıyla Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı hazırlanmıştır.''

''Tabiatın ve biyolojik çeşitliliğin korunması, kullanılması ve bilimsel esaslara göre yönetiminin sağlanması, biyolojik kaynakların kullanımındaki düzensizliklerin disiplin altına alınmasını sağlamak üzere ilke kararlarının alınması ve alınan kararların uygulamadan sorumlu birimlerce yerine getirilmesi ancak ilgili otoriteler arasındaki koordinasyonun kurumsallaşmasıyla mümkündür'' ifadelerine yer verilen açıklama, şöyle devam etti:

''Bu maksatla tasarıda, ilgili kurum temsilcileri, bilimsel otorite temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının görev alacağı Çevre ve Orman Bakanlığı bünyesinde Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Kurulu, bu kurula alt yapıyı oluşturmak ve çalışmaların yöre halkıyla birlikte yürütülmesini sağlamak maksadıyla Mahalli Biyolojik Çeşitlilik Kurulları ve yönlendirici bilimsel destek sağlamak üzere Tabiatı Koruma Bilim Heyeti kurulmaktadır. Oluşturulacak kurullar ile bilimsel esaslara dayanan ve korunan alanlarda yaşayan vatandaşların da sürece dahil edildiği daha etkin bir koruma sağlanmış olacaktır.''

"İKİZDERE İLE İLGİSİ YOK"

Çevre ve Orman Bakanlığı Müsteşarı Lütfi Akça, TV8 Ankara Temsilcisi Erkan Tan’ın sunduğu ‘Erkan Tan ile Başkent’ten’ programında,  doğal sit alanı ilan etme yetkisinin Çevre ve Orman Bakanlığı’na devrine ilişkin düzenlemenin İkizdere kararıyla ilgisi olmadığını söyledi. Akça,  “Bu yıllardır üzerinde çalıştığımız bir şey. İkizdere ile ilgisi yok” dedi…

Çevre ve Orman Bakanlığı’nın pek çok alana koruma statüsü verdiğini, özel koruma alanları ilan ettiklerini belirten Akça, konuyla ilgili şunları kaydetti:

Koruma alanlarını biz ilan ediyoruz
“Çevre koruma tedbirleri alıyoruz. Sulak alanlar ilan ediyoruz. Biogenetik rezerv alanları ilan ediyoruz. Av ve yaban hayatı koruma alanları ilan ediyoruz. Bu ilanları kim yapıyor? Çevre ve Orman Bakanlığı yapıyor. Bunlara kimsenin itirazı yok.

Sadece Bakanlık değil, üniversiteler ve diğer kurumlar var
Bu sit doğal bir sit aslında. Bizim bakanlığımızın 2 yıldır üzerinde çalıştığı bir konu. Doğal sitler de çevreye, tabiata verilen başka bir koruma statüsüdür. Bunu da uzman olan kuruluşun yapması gerekir diye zaten yıllardır söylüyoruz. Bu, bugün ortaya çıkmış bir hadise değil. Üstelik burada sadece Bakanlık değil, üniversitelerden ve diğer kurumlardan bağımsız kişiler de kurulda bulunacak.

Konunun İkizdere ile ilgisi yok
Bu yeni değil. Yıllardır üzerinde çalıştığımız ve bizim öteden beri söylediğimiz bir şey. İkizdere ile hiçbir ilgisi yok. Biz nasıl diğer korunması gereken alanlara koruma statüsü veriyorsak, bunların da eğer çevre açısından korunması gerekiyorsa bunun sorumlu uzman kuruluşu Çevre Bakanlığıdır. Koruma statüsü verilen alanlarda çok ciddi yaptırımlarımız var. Yıllardır üzerinde çalışılan bir konu. Olması gereken de bu. Biz bunu her yerde iddia ederiz ve ediyoruz. İşin doğrusu bu.

Sanki oturmuş da, kararlar alınmış, Allah Allah dedim haberi okuyunca. Bu bizim elimizde, yıllardır tasarı halinde duran kanun metninin haberi. Bu yeni bir şey değil.

Yıllardır söylüyoruz yeni bir hadise değil
Biz Bakanlık üst yönetim olarak çevreciyiz, çevre profesörleriyiz. 20-30 yıldır sempozyumlarda, akademik platformlarda, kürsülerde, çevreyi çevrecilerin koruması gerektiğini söylüyoruz. Çünkü çevre bilgi ile korunur. Çevre konusu çok hassas bir iştir. Eğer bilgisiz yapayım derseniz, bir şeyi yaparım derken başka bir şeyi yıkarsınız. Burada çevre ile insanın diğer ihtiyaçları arasında barınma ihtiyacı, enerji ihtiyacı, gıda ihtiyacı gibi, temel ihtiyaçlar arasındaki temel dengeyi kuramazsınız. Bu denge ancak bilgi ile kurulur ve biz bu işi yıllardır söylüyoruz.  Bu işin bir kısmını da bahsettiğim gibi yaptık. Tabiatı koruma alanları ile özel çevre koruma alanları ilan ediyoruz. Sulak Alanlar Komitesi Başkanı da benim. Buraların da doğal sit alanı ilan edilerek, çevre alanı statüsünde korunması gerekir, diye biz bunu yıllardır söylüyoruz.  Bu yeni bir hadise değil.”

htekonomi
Anahtar Kelimeler:
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.