5. Uluslararası Köroğlu Sempozyumu başladı
5. Uluslararası Köroğlu Sempozyumu başladı
 
Köroğlu Festivali, Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde başlayan 5’inci Uluslararası Bolu Tarihi, Kültürü ve Köroğlu Sempozyumu ile start aldı. Üniversite Mavi Salon’da gerçekleştirilen sempozyuma yurt dışından ve Türkiye’nin birçok şehrinden çok sayıda akademisyen katıldı.
 
5’inci Uluslararası Bolu Tarihi, Kültürü ve Köroğlu Sempozyumu, Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nde yoğun katılımla başladı. Üniversite Mavi Salon’da başlayan sempozyuma Vali Yardımcısı Ömer Eru, Bolu Belediye Başkan Yardımcıları Emine Davarcıoğlu ve Hüseyin İka, Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hayri Coşkun, daire müdürleri, gerek yurt dışından gerekse Türkiye’nin birçok şehrinden çok sayıda akademisyen ve çok sayıda öğrenci katıldı.
 
“Köroğlu birleştirici bir marka olacaktır”
 
Sempozyumun açılışında konuşan Vali Yardımcısı Ömer Eru, Köroğlu’nun ilimiz için birleştirici bir marka olacağını belirterek; “Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Bolu Belediyesi ve Bolu Valiliği tarafından 5. Uluslararası Bolu Tarihi, Kültürü ve Köroğlu Sempozyumu’nun ilimizde düzenlenmesi bizim açımızdan mutluluk verici bir olaydır. Sempozyumda akademisyenlerimiz tarafından yapılan sunularda ve bilgilendirmelerde Bolumuzun tarihi, kültürü ve şehrimizin markası olan Köroğlu incelenecektir. Sempozyum sonrası görülecektir ki Bolumuz, görülmesi, yaşanması gereken yeşil bir cennet ve turizm, üniversite ve spor kentidir. Ben sempozyumun gerçekleşmesinde emeği geçen herkesi kutluyorum ve sempozyuma gerek yurt dışından gerek yurt içerisinden katılan herkese bu cennet şehre geldikleri için hoşgeldiniz diyorum. Sempozyum sonrası ortaya çıkacak fikirler bizim ve ilimiz için çok yararlı olacaktır. Bu sempozyum, ilimiz için Köroğlu’nun birleştirici bir marka olacağının da göstergesi olacaktır”dedi.
 
“Köroğlu’nu tüm dünyaya tanıtmak için atağa kalktık”
 
Konuşmaların devamında kürsüye çıkan Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Emine Davarcıoğlu ise;“Bugün 5’inci Uluslararası Bolu Tarihi, Kültürü ve Köroğlu Sempozyumu’nda hepinizle birlikte olmak bizleri çok mutlu ediyor. Tarihi, kültürü ve doğasıyla Bolu ve çevresi bir hazine niteliği taşıyor. Bizim amacımız, bu hazinenin bütün dünya tarafından bilinmesi ve görülmesi. Bolu’nun turizm ve spor kenti olarak tabir yerindeyse, yeniden yaratılmasıyla ilgili koyduğumuz hedef, bizi bugüne kadar hiç yanıltmadı. Biliyorsunuz dünyada bilinen, tanınan, turist sayısı fazla olan her şehrin bir özelliği var. Kiminin denizi, kiminin tarihi, kiminin kültürü, kiminin sonradan yaratılan konsept yaşam ve eğlence alanları. Ama Bolumuz ise neredeyse tüm turizm dallarını kapsayabilecek bir potansiyele sahip. Bolu ve çevresi öyle tarihlere tanıklık etmiş ki, bizim bu tarihi, önümüzdeki nesillere aktarmamız boynumuzun borcu diye düşünüyorum. Tabiri caizse; Bolu mis gibi tarih kokuyor! Hem de sadece bir bina ya da türbe olarak değil, felsefe olarak, değer olarak, düşünce sistemi olarak. Fatih Sultan Mehmet’in  ‘İstanbul’un gerçek Fatihi’ diye tanımladığı Akşemsettin Hazretleri’nin Mikrobiyolojinin temelini atan bir bilim adamı olmasının yanı sıra aynı zamanda yazar ve şair olarak, birçok esere imza atmasını nasıl unutturabiliriz ki! Ya da 16’ıncı yüzyıla ait Sultan Hamamı’nı, çeşmelerimizi, konaklarımızı. Bize düşen ise bu kokuyu gelecek nesillere, aktaracak formülleri bulmak. Bu konuda üzerimize düşeni yapmanın huzuru içindeyiz. Bunu bilmenizi isteriz. Bu değerlerimiz bizim turizm kenti hedefimizin de en önemli bir parçası. Tıpkı Köroğlu gibi. Biliyorsunuz dünya kendi efsanelerini yaratıyor. RobinHood buna en güzel örneklerden biri. Köroğlu da bizim efsanemiz. Yeterince tanınıyor mu, işte orası biraz şüpheli. Oysa Bolu, Köroğlu bir taraftan Bolu ile özdeşleşirken, bir taraftan da Türk dünyasının ortak kahramanı olma özelliğini taşıyor. Hem de ne kahraman! Adaletin, yiğitliğin, sanatın, aşkın temsilcisi olan Köroğlu’nu tüm dünyaya tanıtmak için gerçekten atağa kalktığımızı düşünüyorum” dedi.
 
“Sempozyum başta ilimiz olmak üzere ülkemiz ve tüm Türk dünyası için çok önemli”
 
Konuşmasının devamında Köroğlu Sempozyumu’nun başta Bolu olmak üzere tüm Türkiye ve Türk dünyası için çok önemli olduğunu da belirten Emine Davarcıoğlu şöyle devam etti:
 
“Köroğlu Festivali bu çalışmalarımızın çok önemli bir parçası. Nasıl bu sempozyum 5’inci yılında ve gelenekselleşme yolunda ise biz de Köroğlu Festivali’ni geleneksel hale getiriyoruz. Bu yıl ikincisini düzenlediğimiz festival, Köroğlu ile beraber, Bolu ve Türkiye’nin de tanıtımına katkıda bulunacaktır. Bu konuda sadece festival ile yetinmiyoruz. Büyük hedeflerimiz var. Köroğlu Unesco kültür mirası olacak. Türk Cumhuriyetleri ile ortak hareket ederek Unesco Kültür Mirası kuruluna Köroğlu için başvurduk, süreç devam ediyor. Ayrıca, Köroğlu Parkı’na, tüm Bolu’dan görünebilecek 25 metre uzunluğunda büyük bir Köroğlu Heykeli yapacağız. Parkta ayrıca Köroğlu kültürüne sahip çıkan tüm Türk Cumhuriyetleri’ne ait alanlar olacak. Köroğlu Müzesi’ni mutlaka hayata geçireceğiz. Bu müzede Köroğlu’nu kahramanı bilen her ülkeden gelen objeler sergilenecek. Bizim isteğimiz, Bolu’yu tarihi, kültürü ve doğasıyla bir dünya markası yapmak. Çok önemli çalışmalar başlattık ve son hızla yürütüyoruz. Altyapı çalışmalarımızı neredeyse tamamladık, dünya şehirleriyle yarışacak, üst yapı çalışmalarımız devam ediyor. Tanıtım için Köroğlu Festivali ile çok güçleneceğine inandığımız ayrı bir çalışma yürütüyoruz. Bolu için bir tanımımız var biliyorsunuz. Tabiatın kalbi diyoruz. Bugüne kadar böyle bir cennet yeterince tanıtıldı mı, biliniyor mu, biz göreve geldiğimizde önce bu sorunun cevabını aradık. Ülke içinde bile Bolu’nun tüm potansiyelinin tanınmadığını söyleyebiliriz bu noktada. Bunun bazı gerekleri var. Mesela yatırım ihtiyacı. Biz Bolu’nun doğasının kılına zarar gelmeden, yatırımcı çekmek için bütün imkanlarımızı seferber ediyoruz. Turizm Gelişim Bölgesi ilan edilmemiz için gerekli başvurularımızı yaptık. Koruma-Kullanma dengesini iyi kullanarak, makro bir turizm planlaması oluşturacağız. Yatırımcılara kapılarımızı açacağız. Bu sayede sadece yurtiçinden değil; Avrupa’dan, Asya’dan,  Ortadoğu’dan, Türk Cumhuriyetlerinden gelecek turistlere de kapımız açılmış olacak. Hedeflerimize koşarken, çok şükür ki tek başına değiliz. Bolu’nun turizm açısından cazibe merkezi olması için Valimiz, üniversitemiz,  Ticaret ve Sanayi odamız, tüm STK’larımızla birlikte, güç birliği oluşturarak ilerliyoruz. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, ihtiyacımız olan her konuda destek. Üniversitemizin bilgi ve vizyon desteği ile işimiz çok daha kolay. Bugün burada toplanmamıza vesile olan Uluslararası Bolu Tarihi, Kültürü ve Köroğlu Sempozyumu’nun bu yılda çok başarılı geçeceğine ve sadece Bolumuz için tüm ülkemiz için;  çok yararlı bilgilerle aydınlanmamıza neden olacağına inancım tamdır. Konuşmamın sonunda geçen gün kaybettiğimiz çok değerli halk ozanı, aşık, saz ve söz ustası, UNESCO yaşayan kültür mirası Sayın Şeref Taşlıova’yı da burada anmak isterim. Kendisine Allah’tan rahmet, sevenlerine başsağlığı dilerim. Hepinize ayrı ayrı teşekkür eder, saygılar sunarım” şeklinde konuştu.
 
“Köroğlu hepimizin ortak değeridir”
 
Emine Davarcıoğlu’nun ardından konuşan AİBÜ Rektörü Prof. Dr. Hayri Coşkun; “Bugün burada birlikte olduğumuz 5’inci Uluslararası Bolu Tarihi, Kültürü ve Köroğlu Sempozyumu, bütün Türk dünyasını birleştirmesi açısından aslında çok önemli bir unsur. Bugün bu salonda hepimizin ortak değeri olan Köroğlu’nun konuşulması ve tartışılması ise ayrı bir önem taşıyor. Böyle bir etkinliğe katkısı olan başta Belediye Başkanımız Sayın Alaaddin Yılmaz olmak üzere tüm belediye çalışanlarına, Valiliğimize ve yurt dışından ve yurt içinden gelerek bu sempozyumu anlamlı kılan çok değerli katılımcılarımıza teşekkür ediyorum. Bundan sonra bu tür etkinlikleri daha da çoğaltarak Türk dünyası ile birlikteliğimizin güçlendirilmesini temenni ediyorum” dedi.
 

“Köroğlu bir dürüstlük, yiğitlik, kahramanlık, hoşgörü temsilidir”

Protokol konuşmalarında son olarak kürsüye çıkan Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva da konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
 
“Öncelikle şunu söylemek istiyorum; ben büyük bir gurur ve onurla Bolu’nun fahri hemşeriliğini taşıyorum, bende bir Boluluyum. Bu yüzden bir Bolulu olarak dışarıdan gelmiş tüm kardeşlerimizi de selamlıyorum. Bu sempozyuma ben ikinci defa katılıyorum ve düzenleyenlere çok teşekkür ediyorum. Bu sempozyum benim için çok önemli çünkü bu sempozyum ortak tarihimizin sahiplenilmesini sağlamaktadır. Ortak kültürümüzün, edebiyatımızın sahiplenmesini sağlamaktadır. Daha da önemlisi ortak geleceğimiz için de bu sempozyum ve özellikle Köroğlu Festivali çok önem taşımaktadır. Bu yüzden hem sempozyumda hem de festivalde emeği geçen Bolu Belediyesi, Bolu Valiliği ve Abant İzzet Baysal Üniversitesi’ne çok teşekkür ediyorum. Köroğlu bizim ortak değerimizdir ve Köroğlu’nu dünyaya duyurmamız açısından ortak bir Köroğlu filmi yapmamız gerektiğini düşünüyorum. Türkiye’nin Köroğlu filmi var ama onu sadece Türkiye’deki vatandaşlarımız biliyor. Bizimde Azerbaycan’da Köroğlu filmimiz var fakat onu da sadece oradaki vatandaşlarımız biliyor. Bizim, tüm dünyanın göreceği ve bu sayede Köroğlu’nu tanıyacağı ortak bir çalışma ile bir film yapmamız gerekiyor. Köroğlu bir dürüstlük, yiğitlik, kahramanlık, hoşgörü temsilidir. Köroğlu bizim için çok büyük bir değerdir”
 
Protokol konuşmalarının ardından yurt dışından ve Türkiye’nin birçok şehrinden gelen çok sayıda akademisyenle sempozyum start aldı.
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner130