İmar Barışı Ataşehir'de  Tartışıldı
Ataşehir Belediyesi, Kent Konseyi, Yenisahra Derneği ve TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası'nın birlikte düzenlediği "Tüm Yönleriyle İmar Barışını Tartışıyoruz" toplantı Mustafa Kemal Mahallesi Erdal Eren Kültür Merkezi'nde gerçekleşti.



Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Semih Kayhan, İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Nusret Suna, İstanbul Barosu adına Av. Şenol Saltık'ın konuşmacı olarak katıldığı etkinliğe Ataşehir Belediye Başkan Yardımcıları Sadi Özata, A. Nimet Baylan Bazan, Meclis Üyesi Süleyman Karadağ, Eski Belediye Meclis 1. Başkan Vekili Hüseyin Çulha, Ataşehir Belediyesi İmar Barışı Ofisi Sorumlusu Serkan Tanyıldız, Kent Konseyi Başkanı Turan Dolu, Yenisahra Derneği Başkanı İsa Kırım, Yenisahra, Barbaros, Aşık Veysel ve Mustafa Kemal Mahalle Muhtarları, Sakinleri ve STK Temsilcileri katılırken, konuşmacı olarak katılması beklenen Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Temsilcisi ise katılmadı.


TÜM YÖNLERİYLE İMAR BARIŞI KONUSUNDA BİLGİLENMENİZİ İSTİYORUZ


Açılış konuşmasını Kent Konseyi Başkanı Turan Dolu yaparak; "Ataşehir Belediyesi, Kent Konseyi, Yenisahra Derneği ve TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak tüm yönleriyle İmar Barışını konuşarak özellikle sizlerin merak ettiği konuları ve sorunları birbirinden değerli konuşmacılarımızın cevaplamasını istedik. Böylelikle bilgi kirliliği olmadan, doğru bir şekilde bilgilenmenizi sağlayacağız. Tüm konuşmacılarımıza ve siz değerli katılımcılara hoşgeldiniz" diyorum diyerek sözlerini tamamladı.


50 YIL BOYUNCA İMAR PLANLARINI YAPMAZSANIZ İNSANLAR BAŞININ ÇARESİNE BAKAR

İlk Konuşmayı Ataşehir Belediye Başkan Yardımcısı Sadık Kayhan yaptı. Kayhan,  İmar Barışı Yasası birçok eksiklikleriyle yürürlükte. Birçok sorunla karşı karşıya olduğunuzu biliyoruz. Bu sorunlarınız cevap vermeye çalışacağız diyerek konuşmasına şöyle devam etti: “Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Böyle bir İmar barışı gerekli miydi? Eğer siz İstanbul gibi bir kentte 50 yıl İmar Planlarını yapmazsanız, insanların sorunlarını çözemezseniz insanlar bir şekilde başının çaresine bakar. Bunun içinde ya projelere aykırı ya da kaçak inşaatlar yaparak yaşamlarını sürdürmeye teşvik ediliyorsunuz insanları.   Bugün adına İmar Barışı dedikleri şey aslında imar affıdır.  Peki, bundan sonra böyle bir affa ihtiyaç olacak mı? Belki 10 belki 20 sene sonra tekrar ihtiyaç duyulacaktır. Peki, bugün çıkardıkları İmar Barışı edikleri yasa sorunları tamamıyla çözen bir yaşamıdır. Hayır” diyerek konuşmasına şöyle devam etti.

“BAKANLIĞA SORDUĞUMUZ SORULARA CEVAP ALAMADIK”

Bu yasa kaçak yapıları teşvik eden, teknik hizmet almadan uygunsuz ve sağlıksız bir yapılaşmanın önünü açar diye Kayhan; “Biz bu yasanın eksikliklerini kendimize göre tespit ettik. Bu yasanın uygulamada doğurabileceği sıkıntıları tespit ederek bakanlığa 17 adet soru olarak sorduk. Aylar öncesinde sorduğumuz bu soruların cevabını uzun süre bekledik.  Bunlardan sadece iki tanesine uygulama aşamasında yönetmeliklerle bazı düzenlemeler getirildi.  Geri kalan 15 sorumuzun cevabı açıkta. Bakanlık İstanbul İl Müdürlüğü bu sorulara aylar sonra bir cevap verdi. Dediler ki; sizin sorularınızı bakanlığa gönderdik oradan size cevap gelecek.  Ama oradan da cevap gelmedi. Şunu da açıkça söyleyeyim ki; cevap vereceklerini de beklemiyorum.  Niye beklemiyorum, çünkü bu soruların bugün çıkan kanunda ve arkasından çıkan genelgelerde cevabı yok” dedi.
 

“KAÇAK BİNAYLA RUHSATLI BİNAYI AYNI KEFEYE KOYAN BİR UYGULAMA”
Yine söylüyorum. Bu Kanun da telafisi mümkün olmayan, insanları farklı şeylere iten bazı eksiklikler var diyerek bir örnekle açıklamalarına devam eden Kayhan; “Nedir bu eksiklikler. Ruhsatı alınmış bir bina düşünün. Ruhsatını almış her şeyini projesine uygun yapmış ama çatı katında bir miktar büyüme yapmış veya küçük bir kadastral kayma yapmış. Bununla proje yapmış, mimarlık hizmetini almış, şantiye şefi tutmuş, harçlarını ödemiş, dünya kadar masraf etmiş bu küçük bir kusur. Aynı büyüklükte bir bina düşünün. Bu bina hiçbir şekilde mühendislik hizmeti almamış, ruhsat almamış, hiçbir teknik hizmet yok, ne malzeme kullanıldığı belli değil. Bu binalar İmar Barışı için aynı parayı ödüyorlar. Olmaz ki. Birçok insan müracaat etmekten imtina ediyor.  Sadece İskân almış binalarla ilgili bazı ayrıcalıklar var. O kaçak binayla ruhsatlı binadaki kusurlu olan binayı aynı kefeye koyan bir uygulama bu” şeklinde ifade etti.

“OTOPARK VE SIĞINAKLAR NE OLACAK”
Bunun dışında da başka şeyler var diyen Kayhan; “ Mesela, eksik kısımların tamamlanmasına izin verilir. Fakat kanun ruhsatsız inşaat devam etmez diyor.  Bu kanuna baktığınız zaman siz ruhsat uygulamasıyla ilgili hiçbir madde görüyor musunuz? Hayır. Bu bina nasıl devam edecek.  Bundan sonraki o binadan diyelim ki sıva yapılırken bir işçi düştü Allah korusun hayatını kaybetti. Bunun sorumlusu kim olacak. Yani buna benzer yine otopark ve sığınaklarla ilgili, kaçak kısımların iskânlı binalarda mülkiyeti ile ilgili bir sürü sıkıntılar var. Bunların cevabı yok. Siz diyelim ki binanızın sığınağını daireye veya dükkâna çevirerek kullanıyorsunuz.  İmar barışına müracaat ettiniz daire, dükkân her neyse Yapı Kayıt Belgesini aldınız. Peki, sığınak ne oldu? Şimdi. O binada yaşayan insanların herhangi bir savaş veya başka durumda sığınak ihtiyacı ne olacak?  Nereden ve nasıl karşılanacak? Bunlar ortada yok. Otopark yönetmeliğimiz var. Siz otopark alanını iptal ederek dükkâna çevirdiniz.  Peki, araç park edilecek yer.  Veya onun bedeli belediyeler yapacaksa yeri nerede olacak.  Yani buna benzer 17 soruyu 40’a da çıkarabiliriz.  Genel olarak aklımıza gelen 17 tane soruyu sorduk ama bunların kanunda karşılığı yok” dedi.

“BELKİ DE ON SENEYE KALMAZ YENİ AFLARA İHTİYAÇ OLACAKTIR”
Ataşehir Belediye Başkan yardımcısı Sadık Kayhan açıklamalarının sonunda şunları söyledi: “Bu İmar Barışı ile ilgili yasa gerekli miydi? Belki sorunların çözümü için gerekliydi ama şu haliyle bir İmar Barışı sağlamaktan uzak, yeterli olmayan, üzerinde çok çalışılması gereken teferruatlı yasa olmalıydı. Bir buçuk sayfayla siz Türkiye’de bu kadar karmaşık sorunu çözemezsiniz. Hatta ve hatta kaçak yapılaşmayı önleyecek hukuksal alt yapıyı oluşturmadan bu kanun da çıkmamalıydı. İddia ediyorum ki on sene sonra hele hele kaçak bina ile ruhsatlı binanın harcının aynı olması teşvik edecektir.  Belki de on seneye kalmaz yeni aflara ihtiyaç olacaktır.”


Daha sonra söz alan İnşaat mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Başkanı Nusret Suna, bu yasanın bir af yasası olduğunu, kontrolsüz ve plansız yapılaşmanın önünü açarak vatandaşların sağlıksız yapılarda güvensiz bir şekilde yaşamaların önünü açması nedeniyle İnşaat Mühendisleri Odası olarak onaylamadıklarını dile getirdi. İstanbul Barosu Avukatlarından Av. Şenol Saltuk, yasa çıktıktan bu yana yasa ile ilgili pratikte çalışmalar yürütüyoruz. 35 yıl sonra gelen bir af yasası olması açısından her ne kadar eleştiriyorsak da ciddiye alması gerekir diyerek örnekleriyle açıklamalar yaparak vatandaşları bilgilendirdi.Konuşmacılar, konuşmaların sonunda vatandaşların yoğun soruları karşısında gerekli açıklamaları yaparak kafalardaki sorulara cevap vermeye çalıştılar.

Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.